Ömer Faruk Eminağaoğlu Medya Siyaset Tv’de Açıkladı: “Çerçeve Yasa, Türkiye’yi Bölgenin Yeni Suriye Ve Irak’ı Yapma Projesidir!”

Ömer Faruk Eminağaoğlu Medya Siyaset Tv’de Açıkladı: “Çerçeve Yasa, Türkiye’yi Bölgenin Yeni Suriye Ve Irak’ı Yapma Projesidir!”
Yayınlama: 21.10.2026 15:22
A+
A-

Medya Siyaset TV’nin her salı ilgiyle takip edilen canlı yayın programı Azim ve Karar’da bu hafta, Türkiye gündemini sarsan “Çerçeve Yasa” tüm detaylarıyla masaya yatırıldı. Akademisyen-Yazar Suay Karaman’ın sunduğu programa konuk olan YARSAV Kurucu Başkanı ve Hukukçu Ömer Faruk Eminağaoğlu, 19 Ekim’de dolan Anayasa Mahkemesi (AYM) başvuru sürecinden yasanın içeriğindeki gizli tehlikelere, muhalefetin tutumundan Türkiye’nin geleceğine kadar ezber bozan uyarılarda bulundu.

Yaklaşık iki saat süren dev yayında, kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen düzenlemenin Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) götürülme sürecinde yaşanan skandala dikkat çekildi. Yasanın 18 Ağustos’ta Resmi Gazete’de yayımlandığını ve tümden iptal davası açmak için 60 günlük sürenin 19 Ekim itibarıyla dolduğunu belirten Ömer Faruk Eminağaoğlu, muhalefet partisinin ve parti yönetiminin takındığı tavrı sert sözlerle eleştirdi. Meclis genel kurulunda 88 milletvekilinin “hayır” dediğini, iptal başvurusu için ise 120 milletvekili ya da ana muhalefetin grup kararının şart olduğunu hatırlatan Eminağaoğlu; parti grubunda 54 milletvekili “anayasaya aykırıdır” dediği halde ve başvuruya 46 imza yeterliyken Özgür Özel’in Meclis grubunu toplamadığını ve başvuruya izin vermediğini vurguladı. Sürenin dolduğu gün Özgür Özel’in iptal başvurusu yapmak yerine DEM Parti Eş Başkanlarını ağırlayıp desteğini açıkladığını belirten Eminağaoğlu, bu adımla yasanın tümden iptal edilme imkânının bilerek ortadan kaldırıldığını ifade etti.

Çerçeve Yasa’nın teknik detaylarını ve barındırdığı hukuki tuzakları tek tek deşifre eden Ömer Faruk Eminağaoğlu, yasanın 1. maddesinde yer alan “PKK ve bileşenlerinin fiili varlığına son vermesi” ifadesinin tamamen bir illüzyondan ibaret olduğunu kaydetti. PKK’nın Irak, Suriye, Avrupa ve İran’daki uzantılarını veya vakıf-dernek kılıfındaki oluşumlarını tek tek tespit edip yok etmenin hukuken ve fiilen imkânsız olduğuna işaret eden Eminağaoğlu, yasada teslim alınacak silahların cinsine dair hiçbir tanım ve envanter bulunmadığını, sürecin iktidar ile örgütün keyfiyetine bırakıldığını söyledi. Siyasal faturayı üstlenmek istemeyen iktidarın onay yetkisini Anayasa’da böyle bir görevi olmayan Milli Güvenlik Kurulu’na devrettiğini de sözlerine ekledi.

Kamuoyuna “Şehit katillerini kapsamaz, umut hakkı yoktur” şeklinde yapılan açıklamaların halkı aldatmaya yönelik olduğunu dile getiren  Ömer Faruk Eminağaoğlu, yasayla umut hakkından 40 kat fazlasının getirildiğini açıkladı. Normal şartlarda umut hakkının 25 yıl hapis yatmayı gerektirdiğini ve siyasete girme hakkı tanımadığını belirten Eminağaoğlu; bu yasayla MGK kararı çıktığı an 2005 sonrası suç işleyenlerin bir gün bile yatmış olsalar cezalarının ertelendiğini ve Cumhurbaşkanı’nın atadığı 8 kişilik kurul kararıyla bu kişilerin siyasete girip parti üyesi olabileceklerini açıkladı. Öcalan’ın ise 2005 öncesi dönemde yer aldığı için Anayasa Mahkemesi’ne başvurup eşitlik ilkesinden yararlanarak serbest kalmasının ve siyasete atılmasının önünün açılacağını vurguladı.

Yasada yer alan “Görevlendirilen kişilerin adli, idari ve cezai sorumluluğu doğmaz” maddesine sert tepki gösteren Eminağaoğlu, devlet bürokrasisine ve yargı mensuplarına tarihi bir uyarıda bulundu. Anayasa’nın 137. maddesine göre konusu suç teşkil eden emrin hiçbir şekilde yerine getirilemeyeceğini hatırlatan Eminağaoğlu, bir hukuk devletinde kimseye “suç işleme özgürlüğü” verilemeyeceğini söyledi. 12 Eylül darbecilerinin de Anayasa’ya Geçici 15. maddeyi koyarak kendilerini koruma altına aldığını ancak 2010 yılında bu maddenin kaldırılmasıyla yargılandıklarını belirten Eminağaoğlu, iktidar değiştiğinde bu kanun maddesinin kaldırılacağını ve bu yasaya güvenerek Anayasa’yı çiğneyen tüm yetkililerin yargı önünde hesap vereceğini dile getirdi.

Çerçeve Yasa’nın ABD ve NATO aklıyla hazırlanan bir proje olduğunu savunan Ömer Faruk Eminağaoğlu, Lozan’ın Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan herkesi eşit yurttaş kabul ettiğini, bu yasanın ise alt kimlikleri, anadil taleplerini ve özerklik adımlarını meşrulaştırarak ülkeyi federasyona ve ayrışmaya sürüklediğini açıkladı. Devletin ve halkın bu yasadan hiçbir kazancı olmadığını belirten Eminağaoğlu; MHP Lideri Bahçeli’nin “Öcalan gelsin Meclis’te konuşsun” çağrısının arkasında PKK’yı dağdan indirip Meclis’te meşru bir parti olarak sisteme entegre etme planı yattığını söyledi.

Programın son bölümünde izleyicilerden gelen soruları yanıtlayan Ömer Faruk Eminağaoğlu, basın medyasının bu süreçte sınıfta kaldığını ve Özgür Özel’e “Neden AYM’ye gitmiyorsunuz?” sorusunun sorulmadığını ifade etti. Türkiye’nin temel sorununun etnik değil, 81 ildeki tüm vatandaşları ilgilendiren insan hakları ve demokrasi sorunu olduğunu vurguladı. Karanlık tablodan çıkışın ancak “İkinci Kuvayı Milliye” bilinciyle mümkün olacağını söyleyen Ömer Faruk Eminağaoğlu, parti gözetmeksizin; cumhuriyeti, ulus devleti, üniter yapıyı ve laikliği savunan tüm yurttaşları hukuk ve demokrasi zemininde tek bir ortak paydada birleşmeye davet etti.

YAYININ TÜMÜ:

Atatürk ve Cumhuriyetten Yana Taraf Haber Merkezi