Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Özel Çocuklara Özel Olmayan Yaklaşımı – Yusuf İpekli Yazdı

Emekli ama çalışmak zorunda olan öğretmenim.
Bunun iki nedeninden birincisi emeklinin içinde bulunduğu açlık, sefalet, perişanlık demek olan mali durum ikincisi meslek aşkı…
Görev alanım özel eğitim. İşyerim rehabilitasyon merkezi. Muhatabım özel çocuklar ve onların cefakar, vefakar, çilekeş aileleri.
Merkezin sahibi duyarlı bir işletmeci. Ben de kurumda hem özel eğitim uzman öğretmeniyim hem de eğitim koordinatörü...
Kurum olarak eğitimi hiç bir zaman dört duvar arasına hapsetmedik, etmeyiz. İşin rehabilite kısmı bizi daha çok ilgilendirdi, ilgilendirmeye devam edecek.
Bu anlamda sosyal etkinlikleri olmazsa olmaz olarak görür, rehabilite edici / eğitici / öğretici geziler, ziyaretler yaparız ki, çocuklar yaparak yaşayarak öğrensin.
Her yıl yaptığımız gibi bu yıl da müze gezdik, hayvanat bahçesine gittik, piknik yaptık.
Her yıl olduğu gibi sıra bilime geldi. Çünkü bilim her zaman, herkese çok lazım. Çünkü bilim Atatürk‘ün dediği gibi en gerçek yol göstericimiz.
Bunun için Ankara Büyükşehir Belediyesi‘nin sorumluluğunda bulunan FEZA GÜRSEY BİLİM MERKEZİ‘ne başvurduk.
Randevu verdiler.
Ancak……
Önce dediler ki, resmi bir yazı yazmanız halinde özel çocuklar için kişi başı tahsil ettiğimiz 45 TL’yi almıyor, onların merkezden ücretsiz yararlanmasını sağlıyoruz.
Hemen info@anfa.com.tr adresine, “…. adresinde faaliyet gösteren özel eğitim kurumuyuz. Özel öğrencilerimizle birlikte Feza Gürsey Bilim Merkezine aşağıda belirtilen tarihte ziyarette bulunmak istiyoruz. Bu konuda bilim merkezinin olanaklarından ücretsiz yararlanmak talebimizdir.
Gereğini bilginize sunarız.
- İ.
…Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi a. Eğitim Koordinatörü“
Arayıp olumlu yanıt verdiler, çok sevindim.
Aradan beş on dakika geçmeden tekrar arayıp, “SİZ DEVLET OKULU DEĞİLMİŞSİNİZ. ÖZEL KURUM OLDUĞUNUZ İÇİN KİŞİ BAŞI 45 TL’Yİ ALACAĞIZ, TALİMAT BU ŞEKİLDE. BİLGİNİZ OLSUN...”
O kadar dil döktüm, fayda etmedi. Üstelik içim acıdı, içim çok acıdı.
Devlet okulu, özel kurum…
Devlet okulunda özel çocuk, rehabilitasyon merkezinde özel çocuk…
Devlet okulundaki çocuğun velisi, özel merkezde eğitim alan çocuğun velisi…
Ayrım! Ayırma! Kayırma! Belediye! Sosyal belediyecilik!
Şimdi düşünüyorum, Mansur Yavaş gibi değerli, duyarlı bir başkanın başında bulunduğu Ankara Büyükşehir Belediyesi gibi bir kurum bu ayrımı nasıl yapardı?
Demek ki, başkan olmak yetmiyor, güçlü başkan olmak hiç yetmiyor. Yönetim, yönetimde başarı tamamen kadroya bağlı. Kadro duyarlı olmadıktan sonra başkan ne yapsın, başkana oy veren masum seçmen ne yapsın…
Ya başkanın çabası…
Aklıma takıldı biliyor musunuz, aklım ANFA‘nın hayatın gerçeklerinden uzak, halkın içinde bulunduğu durumdan bi haber durumuna takılı kaldı.
Üzüldüm.
Mansur Yavaş‘a üç dönem canı gönülden oy vermiş bir yurttaş olarak üzüldüm. Bu köşeden verdiğim destek için üzüldüm. Her koşulda yanında olmaktan duyduğum gurur için üzüldüm.
Ve dedim ki, kendi kendime, Ankara Büyükşehir Belediyesi özel çocukları galiba görmezden geliyor.
Helal olsun o zaman, hem de helallerin en hoşu…
Olur mu?
YAZARIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN








