Sahte Kahraman | Suay Karaman Yazdı

05.09.2022 14:43
Okuma Süresi: 8 dakika
A+
A-
Sahte Kahraman | Suay Karaman Yazdı

28 Ağustos 2022 tarihinde Rize’nin fethinin 561. yılı dolayısıyla düzenlenen “Rize’de tarihi bir an, Fatih Sultan Mehmed Han” adlı etkinliğe katılan TBMM eski başkanı İsmail Kahraman, yaptığı konuşma ile bilinen kimliğini bir kez daha açığa vurdu. Konuşmasındaki sözleri şöyleydi: “Şehirlerin kurtuluş yıldönümleri kutlanıyor. Kesinlikle karşıyım. Şehirlerin düşman işgalinden kurtuluşu dolayısıyla kutlama yapılmaz. İstanbul’un kurtuluşu 6 Ekim, kim demiş? İzmir’in kurtuluşu 9 Eylül, kim demiş? Ne münasebet. Cihan harbi bitti, müstevliler alacaklarının birkaç kat mislini aldı ve öyle gittiler, çekildiler. Kurşun sıkmadık ki.”

Hukuk öğrenimi gören İsmail Kahraman, aydın çevrelerde iyi anılmaz; Türklükle, Atatürk’le, cumhuriyet devrimleriyle sorunu vardır.  İsmail Kahraman, 15 Mart 1967 ile 28 Nisan 1969 tarihleri arasında Milli Türk Talebi Birliği’nin (MTTB) 48. döneminde genel başkanlık yapmıştır. Başkanlığı döneminde 16 Şubat 1969 tarihinde İstanbul’da ‘6. Filo’yu protesto’ eylemine karşı Kanlı Pazar ve 20 Nisan 1969 tarihinde Ankara’daki öğrenci yürüyüşüne MTTB’nin yaptığı saldırıları unutmamalıyız.

Kanlı Pazar olayından iki gün önce MTTB ve Komünizmle Mücadele Dernekleri öncülüğünde 14 Şubat Cuma günü bayrağa saygı mitingi düzenlenmişti. Aynı gün MTTB binasında yapılan ortak toplantıda Komünizmle Mücadele Dernekleri Başkanı İlhan Egemen Darendelioğlu (1921-1979) şu ifadeleri kullanmıştı: “Pazar günü komünistler miting yapacak. Biz bu mitingde savaşacağız. Silahı olan silahıyla, olmayan baltasıyla gelsin.”

14 Şubat 1969 tarihinde bu mitingin hazırlık toplantılarında MTTB Başkanı İsmail Kahraman Beyazıt Camisinde yaptığı konuşmada gençlik olarak 3 – 5 soysuza fırsat verilmeyeceklerini söylemiş ve şu ifadeleri kullanmıştı: “Buraya tarihi kararlar almak üzere toplandık. Artık nush ve nasihat devresini tamamlayan Türk Milliyetçiliği önümüzdeki günlerde yeni Tan’lar, yeni hareketler gösterecek, Türkiye’nin sahibinin milliyetçiler olduğunu gösterecektir. Bu tür hareketler Türkiye’yi komünistleştirme planında bir adımdır.”

ABD emperyalizminin 6. Filosu’na karşı mücadele eden yurtsever 68 gençliğinin karşısında duran, ABD askerlerini törenle karşılayan ve ABD gemisine secde ederek namaz kıldıran İsmail Kahraman’ı iyi tanımak gerekir.

28 Haziran 1996 ile 30 Haziran 1997 tarihleri arasında Kültür Bakanı olarak görev yapan İsmail Kahraman, gündemdeki Taksim’e cami tartışmaları ile ilgili olarak “Taksim’de çok sayıda kilise var ancak bir cami yok. İnşallah Taksim bu ayıptan kurtulacaktır” şeklinde bir açıklama yapmıştı. Bu açıklama üzerine Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Semavi Eyice (1922-2018), cami yapılacaksa mimarisinin tarihi dokuya uygun olmasına dikkat edilmeli diye görüş bildirmişti. İsmail Kahraman, Semavi Eyice hakkında “Alnı secde-i rahmana değmemiş, Hıristiyanların piyonu olan birisi! Ben de onu kolundan tuttum, kapının önüne koydum” sözleriyle görevden aldı.

İsmail Kahraman, Fatih Sultan Mehmet’in Rize’yi Osmanlıya bağlamasının yıldönümünde 28 Ağustos 2016 tarihinde yaptığı bir konuşmada, Che Guevara’yı “katil kişilik, gerilla ve eşkıya” olarak nitelendirerek, resimlerinin Türk gençlerinin tişörtlerinde olmaması gerektiğini savunmuştur. İlk kez kutlanan bu etkinlikteki yakışıksız sözler için Küba Büyükelçiliği, tepki göstermiş, olumsuz görüş bildirmişti.

22 Kasım 2015 ile 7 Temmuz 2018 tarihleri arasında TBMM Başkanı olan İsmail Kahraman, yine büyük sansasyon yaratmaya devam etti. 25 Nisan 2016 tarihinde İslam Ülkeleri Akademisyen ve Yazarlar Birliği’nin İstanbul’da düzenlediği konferansta, “yeni anayasada laiklik maddesi olmamalı, dindar bir anayasa olmalı” diyerek pek çok kesimden tepki almıştır.

İsmail Kahraman, 2017 yılında TBMM lokantası menüsüne özel olan ve içerisinde süt, nişasta, vişne, ananas, krema, yumurta, bisküvi ve un bulunan ‘vişneli tayfır’ tatlısı için “bu nasıl tatlı ismi” diyerek menüden kaldırmıştı. Böylece TBMM’nin en önemli sorunu çözüme kavuştu. Kim bilir belki Tayfır ismine tuhaf bir takıntısı vardı? Kahraman’ın görev süresi sona erince ‘vişneli tayfır’ tatlısı yine menüde yerini aldı.

28 Mart 2018 tarihinde TBMM’de, “Çanakkale Şehitlerini Anma” gecesi düzenledi. Devlet Tiyatroları bu gece için bir gösteri hazırlamıştı, gösteriye bir saat kala, kadın oyunculara sahneye çıkmayacakları söylendi. Doğal olarak kadın oyuncular nedenini öğrenmek istediler. Nedenin TBMM Başkanı olduğu açıklandı ve sahneye çıkamayacakları ancak sahne kenarında, merdivenlerde durabilecekleri söylendi.

4 Ekim 2021 tarihinde Birlik Vakfı’nda düzenlenen “Yeni Anayasa ve Öze Dönüş” konulu konferansta konuşan Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Başkanvekili İsmail Kahraman, dindar bir anayasa hazırlanması ve ilk dört maddenin değiştirilebilir olması çağrısı yaptı. Bunun üzerine Halkın Kurtuluş Partisi, “İsmail Kahraman, bu sözleriyle Türkiye’nin şeriatla yönetilmesini isteyenlerin sözcülüğünü yapmaktadır” diyerek, 5 Ekim 2021 tarihinde İsmail Kahraman hakkında suç duyurusunda bulundu, ama sonuç alınamadı.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından hazırlanan ve TBMM Başkanı olarak İsmail Kahraman’a sunulan raporun ‘kayıp’ olması da ilginçtir. Cumhuriyet rejimi sayesinde ulaştığı makamlara yabancılaşarak, ihanet ederek Osmanlı hayranlığı sergileyen İsmail Kahraman’ın, seçildiği TBMM başkanlığında yaptığı ilk iş, Osmanlı meclisini 33 yıl kapalı tutan padişah II. Abdülhamit için etkinlik düzenlemek olmuştu. Sahte kahramanların peşinden gidenler de, aynı yolun yolcularıdır, ihanetin dibindedirler.

Düşmana kurşun sıkmadık diyenler için söylenecek söz yoktur. Bizim büyüklerimiz düşmana ateş ederken, bazı şeref yoksunu olanların büyükleri düşmanla işbirliği yapıyordu. İşte şimdi onların ne olduğu belirsiz çocukları da Atatürk’e, laik cumhuriyetimize karşı vatan hainliği yapmaya devam etmektedir. Eşsiz liderimiz Mustafa Kemal Atatürk karşıtı, laiklik karşıtı, modernleşme karşıtı olanlardan, güzel vatanımıza ihanet edenlerden er ya da geç hesap sorulacağı bilinmelidir.

Azim ve Karar

13 Temmuz 1959 tarihinde İstanbul’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ankara’da tamamladı. Jeoloji Mühendisliği Bölümü (1983) ve İşletme Bölümü (1998) mezunu. Lisans üstü çalışmalarını Trafik Planlaması ve Uygulaması anabilim dalında (2002) ve Hayvancılık İşletme Ekonomisi anabilim dalında (2003) tamamladı. 1983-1985 yıllarında ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1986-1987 yılları arasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda yedek subay olarak askerlik görevini tamamladı. 1988-2006 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalıştı. 2006-2018 yılları arasında Gazi Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalıştı. Gazi Üniversitesi’nin bölünmesiyle 2018 tarihinden beri Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalışmaktadır. 1993 yılında “Bilgisayara Giriş ve Basic” ile “Fotogrametri” kitaplarını yayınladı. Mart 2019 tarihinde “İnadına Cumhuriyet” adlı kitabını yayınladı. Kasım 2021 tarihinde “Türkiye Uçuyor” adlı kitabını yayınladı. Bir süre Cumhuriyet ve Ulus Gazeteleri ile Türkiye Sorunları Dergisi’nde yazı yazmıştır. Kasım 2005-Haziran 2020 tarihleri arasında İlk Kurşun Gazetesi’nde her hafta yazıları yayınlanmıştır. Halen Azim ve Karar Sitesinde yazı yazmaktadır. “Parçalanma Dil İle Başlar” makalesiyle, Dil Derneği tarafından 26 Eylül 2016 tarihinde 84. Dil Bayramı Onur Ödülü’ne layık görülmüştür. Atatürkçü Düşünce Derneği’nin eski Genel Sekreteri’dir. 1961 Anayasası ve Çağdaş Demokrasi Vakfı’nın Başkanı’dır. Halen Tüm Öğretim Elemanları Derneği’nin (TÜMÖD) Genel Sekreteri’dir. Evli ve iki çocuk babasıdır.
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.