Samson Seçeneği Nedir? – Türker Ertürk Yazdı

Samson Seçeneği Nedir? – Türker Ertürk Yazdı
Yayınlama: 16.06.2025 00:17
A+
A-

İsrail’in, varoluşsal bir tehdit altında kaldığında nükleer silahlarını kullanmayı içeren caydırıcılık stratejisidir.
Bu strateji, İsrail’in kendisini yok olmaktan kurtarmak için son çare olarak nükleer silahları kullanabileceği ve düşmanlarını da yok edeceği fikrine dayanır.

Samson Seçeneği, İsrail’in nükleer cephaneliğini, konvansiyonel yollarla savunma imkânının tükendiği bir senaryoda kullanmayı öngörür. Bu, özellikle büyük çaplı bir saldırı altında kalındığında devreye girebilir.

Strateji, caydırıcılık amacı taşır: Potansiyel düşmanlara, İsrail’in yok edilmesi durumunda saldırganların da ağır bir bedel ödeyeceğini göstermektir.

İsrail, resmi olarak nükleer silah sahibi olduğunu doğrulamamış veya yalanlamamıştır ama nükleer silahlara sahip olduğu bilinmektedir.

Bu silahlar, balistik füzeler (Jericho serisi), savaş uçakları ve muhtemelen denizaltılar aracılığıyla fırlatılabilir.

Bu ilk olarak 1980’lerde Amerikalı gazeteci Seymour Hersh’in The Samson Option: Israel’s Nuclear Arsenal and American Foreign Policy adlı kitabında popülerleşti. Hersh, İsrail’in 1973 Yom Kippur Savaşı sırasında nükleer silahları hazır hale getirdiğini iddia etti.

İsrail’in hava savunma sistemleri (Demir Kubbe, Arrow, David’s Sling) İran veya vekil güçlerden gelen büyük bir balistik füze saldırısıyla baş edemezse, Samson Seçeneği devreye alabileceği değerlendirilmektedir.

Nükleer silah kullanımı, uluslararası hukukta ciddi sonuçlar doğurur ve sivil kayıplar nedeniyle kabul edilemez. Böyle bir adım, Ortadoğu’da geniş çaplı bir yıkıma, çevre felaketine ve küresel güçlerin (ABD, Rusya, Çin) müdahalesine yol açabilir.

Samson Seçeneği’nin kullanımı İsrail’in uluslararası meşruiyetini tamamen yok eder ve küresel bir savaşı tetikleyebilir.

10 Nisan 1957 Trabzon doğumlu Türker Ertürk, 2008-2010 yılları arasında Deniz Harp Okulu Komutanlığı yapmış emekli bir Tuğamiraldir. Türk Silahlı Kuvvetleri'nde uzun süre gemi komutanlıkları ve üst düzey karargah görevleri üstlenmiştir. 2010 yılında "TSK içinde Gülen cemaati yapılanmasına" dikkat çekerek istifa etmiştir. Siyasi çalışmalarda bulunmakta ,güncel konularda köşe yazarlığı yapmaktadır.