O, “Hindistan Hintlilerindir…” diyerek yıllar boyu derin sessizliğe gömülen kitleleri harekete geçiren, Hindistan halkının “bapu”‘su yani babası Mohandas Karamçand Gandhi…Biz Mahatma Gandi diyoruz, Hindistan ‘ın siyasi ve ruhani lideri ve bir avukat… İngiliz meslektaşları ile aynı statüde olmasına rağmen ten rengi sebebiyle ikinci sınıf muamelesi görünce karşı çıkıyor ve bu...
Duyduklarımız, okuduklarmız, gördüklerimiz fazla etkilemiyor bizi …. Ne zaman başımıza bir bela, bir dert geldi düşünüyoruz kara kara… İsyan edip “çivisi çıkmış dünya’nın” da diyoruz. Bazen, güçlü! dış devletlerin topraklarımız üzerindeki gizli hesaplarını ve düş ‘ünü yorumluyoruz. Bu arada iç siyaset arenasında ki hesaplaşmalar… Etki alanı itibarıyla sosyo-ekonomik sıkıntıların artış...
Zekâ, anlayış, nedensellik ve sağduyunun kullanılamaması hali…Kısaca zihinsel felç de diyebileceğimiz aptallık… Aptallaştırılan toplumlar, önce yapıp sonra düşünme özelliğiyle donatıldığı içindir ki deneyim birikimleri zayıftır. Emperyalizmin yaşamsal besin kaynağı da aptallaştırılmış insanlardan oluşan ve yazgısına boyun eğmiş insan toplulukları değil midir, zaten… Ve, o besin kaynağı kurutulmadıkça, onların zafer kazanmalarının...
Eğer; “Üç tarafı denizlerle çevrili, jeopolitik konumu itibariyle belli güçlerin de gözbebeği (!) olan ülkemizde yaşadığımız türlü sorunlar ve sıkıntılar hepimizin sinirlerini alt üst etti, yeter artık göz ardı edemeyiz” diye düşünüyorsanız… Ha gayret gardaş!.. Umut dolu ol, biraz da mücadele ruhlu… Bu hem çocuklarımızın geleceği için hem de damarında...
Son sözü başlangıçta söylüyorum… “Bir kitap beni nasıl değiştirebilir ki diyorsan elindeki kitaba bak o da bir zamanlar odundu.Ve o kitap içimizdeki donmuş değerleri parçalayacak bir baltadır…” Oku, oku, oku ! * Ana Gündem , “Her meslekten ehil insanlar, yaşanılan sıkıntılar hakkında, yani güne ve gündeme dair ne varsa çözüm...
Gündemimiz bir önceki günü gölgede bırakıyor. Kişi ve toplum olarak dehşete düşüyor, sarsılıyoruz. İnsanlık nereye gidiyor? diye soruyoruz. Yaşanılan gerçekler bir yanda ama yarınların nasıl olacağı da bir muamma … Gerçekten sorunlar ve cevabını beklediğimiz sorular var. * Değerlerimiz,ilkelerimiz vardı;milli olan, insanî olan, toplumsal hayatımıza düzen getiren…Ama unuttuk galiba…Yoksa kaybettik...
“Bu halkın gözlerine derin bir sis çökmüş. Bakıyor,bakıyor ama hiçbir şey görmüyor!” diyor, Engin Turgut… * Artık, “Görmem, duymam, söylemem!” diyen üç maymunu yani Mizaru, Kikazaru ve İwazaru’yu bilirsiniz.. Bunlara dördüncüsü de eklenmiş, öyle diyor Yahya Kemal Kaya ve açıklıyor; “Görüyorum, duyuyorum, şaşırıyorum; ama ne olur, ne olmaz ne söylerim,...






