Türker Ertürk’ten Çarpıcı İran Analizi: “Nükleer Silah Yoluna Başvurma İhtimali Çok Yüksek”

Türker Ertürk’ten Çarpıcı İran Analizi: “Nükleer Silah Yoluna Başvurma İhtimali Çok Yüksek”
Yayınlama: 05.05.2026 18:21
A+
A-

(E) Amiral ve Yazar Türker Ertürk, Ortadoğu’da giderek tırmanan gerilim ve sıcak çatışma ortamında dünyanın en çok merak ettiği “İran’ın nükleer silahı var mı?” sorusuna çarpıcı bir analizle yanıt verdi. Ertürk, 28 Şubat’ta başlayan saldırıların ardından geçen süreye dikkat çekerek, İran’ın yaşamsal bir tehdit altında olduğu için nükleer silaha başvurma ihtimalinin çok yüksek olduğunu vurguladı.

Bölgedeki savaş halinin nükleer bir boyuta taşınıp taşınmayacağı tartışmaları sürerken, (E) Amiral Türker Ertürk sosyal medya hesabından dikkat çeken bir değerlendirme paylaştı. İran’ın nükleer kapasitesine dair teknik detayları aktaran Ertürk, nükleer silah üretimi için gereken kritik zaman eşiğinin çoktan aşıldığına işaret etti.

“Yüzde 90 Seviyesine Ulaşmak İçin 2-4 Hafta Yeterli”

İran’ın bilinen uranyum zenginleştirme kapasitesinin yüzde 60 seviyesinde olduğunu hatırlatan Ertürk, nükleer silah üretimi için bu oranın yüzde 90’a çıkması gerektiğini belirtti. Ancak bu artışın sanıldığı kadar uzun bir zaman almadığını vurgulayan Ertürk, “Yüzde 60’den yüzde 90’a çıkabilmek için yeterli santrifüj kapasitesi varsa 2-4 hafta süre yeterlidir. Bu süre, kendisine yönelik saldırının başladığı 28 Şubat’tan beri çoktan geçildi” ifadelerini kullandı.

“Aşamalar Eş Zamanlı Yürütülmüş Olabilir”

Nükleer silaha sahip olmanın yalnızca uranyum zenginleştirmekle bitmediğini de belirten Ertürk; silah tasarımı, patlatma mekanizması, füzeye monte etme, test ve doğrulama gibi safhaların da altını çizdi. Ancak İran’ın bu engelleri de aşmış olabileceğine dikkat çeken usta yazar, “İran bu safhaları da zenginleştirme ile birlikte eş zamanlı olarak yapmış ve/veya dışarıdan yardım almış olabilir” dedi.

“Yaşamsal Tehdit Altında, İhtimal Çok Yüksek”

Açıklamasının sonuç bölümünde İran’ın içinde bulunduğu jeopolitik sıkışmışlığa ve varoluşsal tehditlere vurgu yapan Ertürk, “Sonuç olarak; İran yaşamsal olarak tehdit altında olduğu için bu yola başvurması ihtimali çok yüksek” diyerek, bölgedeki dengeleri sarsabilecek nükleer tehlikenin boyutlarını gözler önüne serdi.

Atatürk ve Cumhuriyetten Yana Taraf Haber Merkezi