Doktor Bize Bir Çare-Nafiz Şahin Yazdı

Türkiye’de artan şiddet olaylarının arkasındaki nedenleri sorgulayan Nafiz Şahin, sorunun yalnızca bireysel değil, doğrudan siyasal ve toplumsal dilde saklı olduğunu ortaya koyuyor.
Kemiksiz et, kılçıksız balık, sapsız üzüm…
Olsa da yesek!
Değerli iktidarımız da pek sever.
Enflasyon yarım puan düşerse; iktidarın başarısı…
Enflasyon yükselince; dış güçler, faiz lobisi, muhalefet vs…
Suçlanacak birileri denk getirilemezse sessizlik…
Hem de ne sessizlik; konuşana, eleştirene saldır.
Yandaş medyasıyla, trolleriyle…
Hani ‘’Dicle kenarında bir kuzuyu kurt kapsa, sorumlusu ülkeyi yönetenler’’ di.
Ama memleketimde koyun kuzulasa iktidarın başarısı; o kuzuyu kurt kapsa iktidar ve yandaşlar korosu kuzulayan koyundan başlar, köy ihtiyar heyetine kadar herkesi suçlarlar.
Korunun sesi öyle gür çıkar ki ben bile hak veririm…
Her gün sokak ortasında birileri öldürülüyor, kaçırılıyor; üzerine alınan yok!
Başta dedim ya kemiksiz et, kılçıksız balık, sapsız üzümü pek severler…
İyiler iktidarın başarısı, kötüler sahipsiz…
Son günlerdeki okul baskınları, onlarca ölü…
Suçlu aranıyor!
Troller ‘’Bu konuda yorum yapmak yanlış’’ diyerek başladı.
Herkes kendince bir suçlu bulmuş; kimine göre babası, kimine göre ilgili bakanlıklar, kimine göre mafya dizileri, kimine göre canilerin psikolojik rahatsızlığı…
Mafya dizilerinde siyah takım elbiseli adamlar hakim ya…
Bu işin sonunda siyah takım elbise satışını yasaklar, ‘’Bu işi de çözdük’’ derler.
İnsanlar iktidarı suçluyor, iktidar kayda değer bir savunma yapamayınca o insanların ağzını bantlıyor, susturmaya çalışıyor.
Bir anlamda İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ne yapsın diye düşünülebilir.
Haklılar… Bu sadece birkaç bakanlığın ihmali ya da suçu değil…
Suçlu, ülkeye hakim olan saldırgan üslup…
Eskiden televizyon programlarında bile bilgi, yetenek önemliydi.
Artık onlar geçersiz.
Kim daha saldırgansa, kim daha kavgacıysa, kim daha küfürbazsa o göze giriyor.
Bakın yarışma programlarına…
Bunu keşfeden yarışmacı önüne gelene çemkiriyor ve kazanıyor.
Bu üslup iktidarla güç kazandı.
Bu üslup iktidara güç kazandırdı.
Siyasette, yumuşacık bir üslupla halka gerçekleri anlatanın kazanma şansı var mı?
Tek tek ekonomi politikalarınızı anlatın, dünyadan örnekler verin, dünyanın önemli ekonomistlerinden alıntı yapın kimse sizi dinlemez.
Sağlıktan girin, eğitimden çıkın; tüm yapacaklarınızı, yapılması gerekenleri sıralayın; seçimlerde nal toplarsınız.
Hani zamanında Erdal İnönü’ye bir milletvekili ‘’Eliniz masaya vurmadan bu iş olmaz’’ demişti ya haksız mı?
Artık elini masaya vurmak da kesmiyor, masayı tekmeleyeceksin ardından kaldırıp fırlatacaksın!
Kabadayılık, küfür, tehdit, şiddet geçer akçe…
Yav bu ülkede bir mafya babası adaleti sağlıyor!
Başı dara düşen mafya babasından medet umuyor, mafya babası düğümleri çözüyor.
Daha ötesi var mı?
Bunları gören yeni yetme, okulda arkadaşına omuz atmaz mı?
Bunları yaşayanlar kendisinden akıllısına, çalışkanına çelme takmaz mı?
Mafya dizileri, bilgisayar oyunları tuzu, biberi…
Ölümü oyun zanneden ergenler…
Bilgisayar oyunlarında ölüp ölüp dirilmiyorlar mı?
Öldürürsen oyunu kazanırsın!
Ölürsen game over!
Oyunu kapat, yeniden başlat!
Bir de bu dünyanın önemli olmadığını, öbür dünyada hurilerin onu beklediğini söyle de gör!
O ergenler bir önce hurilere kavuşmak istemez mi?
Sözün kısası cehaletin pirim yaptığı yerde, seviyeyi düşüren kazanıyorsa cinayetlerin failini arar durusun!
O katillere, o canilere psikoloji kitaplarından isim ararsın!
Bir ülkede sevmek, saygı duymak önemsiz bir detaysa yandı gülüm keten helva…
Toplum olarak psikolojimiz bozuldu.
Depresyondan, şizofreniye kadar; anksiyeteden, bipolar bozukluğa kadar seç, beğen, al!








