Yazıklar Olsun – Yusuf İpekli Yazdı

Yazıklar Olsun – Yusuf İpekli Yazdı
Yayınlama: 01.06.2026 16:52
A+
A-

Bu sabah borçlarımı ödemek için emekli aylığımdan 25 bin TL çekmek üzere çok yaygın şube ağına sahip bir bankanın bankamatiğine yanaştım.

İşlem yapma olanağına kavuşma adına kartımı ilgili alana taktım.

Şifremi girip çekmek istediğim limiti kodladım.

Birkaç saniye için makine parayı şakır şakır saydı. Parayı elime alınca çok şaşırdım çünkü para bir karış sakalı tıraş edebilecek kadar gıcır gıcır. Aman kazara elimi filan keser diye saymaya cesaret edemedim.

Belli ki para fırından henüz çıkmış.

Yanımda eşim, arabama bindim. İstikamet çiftçiye yardımcı olması için kurulan ve yine ülkenin en ücra köşesinde şubesi bulunan bir kamu bankası…

Hayır hayır şükür ki bu bankaya borcum yok. Sadece sitenin aidatını ödemek için kullandığım bir hesabım var. Bu hesaba maaşımın on ikide biri bir giriyor, pir çıkıyor.

Geçen ay bu işlemi yapmak için cep bankaya giriş komutu verince şifrem işlem yapmadı. Üç sefer deneme sonucu şu mesajı gönderdi banka: “Üst üste üç defa hatalı giriş yaptığınız için şifreniz bloke oldu. Lütfen yeniden yeni şifre alınız.

Şimdi elektronik işlemleri, interneti fena kullanmam. Uğraş uğraş kan ter içinde kalmama karşın şifre almayı beceremedim. Müşteri hizmetlerini aramaz olur muyum? Karşımdaki sakin sesin sahibi demez mi, “Bankamatik kartınız olmadığı için şifre alamazsınız, şubenize uğrayın.

Ben de şifre almak için şubedeyim. Ancak, şube de demez mi ki, kartınız yoksa şifre de yok.

Şaştım, kaldım.

Ayağımı yorganıma göre uzatmak zorunda kaldığımdan dolayı maaş kartından başka kart kullanmamaya çalıştığım halde ve mecburen ve zoraki ve istemeye istemeye bankamatik kartına başvurmak zorunda kaldım.

Şimdi ne yapacağım biliyor musunuz?

Kartımı almak için tekrar şubeye gideceğim, şifremi alacağım, şifre işlemini tamamlayınca bu kartı büyük bir keyifle iptal edeceğim.

Her neyse tam şubeden çıkmak üzereyken 25 bin TL çektiğim bankanın mobil bankacılığına girmem gerekti. Baktım ki sabah çektiğim 25 bin TL günlük para limiti üzerindeymiş. Bu nedenle banka benden 144 + 7,20 = 151,20 TL kesmiş. Hem de aldığım üç kuruş emekli aylığıma aldırmadan. Hem de şu karda kışta…

Bakınız 151,20 TL önemli mi, önemli. Çünkü bu miktarla 25 litre su alabilirim. 8 ekmek alabilirim. 150 gr et, 250 gr peynir, 300 gr zeytin alabilirim değil mi?

Bu da önemli değil de enayi yerine kondum ya içim acıdı.

Yazıklar olsun!” dedikten sonra hemen CİMER’e başvurdum, sonucunu bekliyorum.

Eve gelince televizyonu açtım, birkaç dakika sonra geri kapattım.

Neden mi?

Ekonomiye dair bir iki yorum bekliyordum, olmadı.

Bu gidişle olacak gibi de değil.

Çünkü gündem de ekonomi yok, işsizlik yok. Emekli aylığı, kira, ödenemeyen yüksek meblağlı fatura yok.

Çünkü ana muhalefetin beynine yıldırım da ne atom bombası düştü atom bombası.

Yedek ve patlak lastik devrede.

KeKe(me) can simidi.

Yazıklar olsun!

Kime mi?

1) Allah korusun ekonomi yönetimine değil,

2) Ne haddime bankalara hiç değil,

3) Yedek ve patlak lastiğe mi, yok anam yok…

Ya!

Kendime efendim kendime, başka kime olacak, derdim kendimle!

YAZARIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN 

1964 yılında Ankara Kalecik doğdu. Sınıf öğretmeni, Türkçe bölümü mezunu, halen özel eğitim öğretmeni. Edebiyatla ilgileniyor. Eserleri 1.Çığlığa çağrı (Şiir) 2.Sensiz akşamların yorgun geceleri (Şiir) 3.Gökyüzüne kafa tutan sağanak (Şiir) 4.Okulumuz Avrupa'da (Gezi Yazıları) 5.Benekli Çocuk Şiirleri) 6.Bir Garip Gönül Hikayesi (Şiir) 7.Oba (Roman)