Ölü balıkların kapıldığı akıntı… – Yusuf İpekli Yazdı

Ölü balıkların kapıldığı akıntı… – Yusuf İpekli Yazdı
Yayınlama: 31.07.2025 20:20
A+
A-

Terörsüz Türkiye süreci AN gibi kısa değil ve iyi niyetli ise mecliste kurulacak komisyonun kuruluşu ve karar alma süreçleri yasal zemine kavuşmalıdır tartışmasına girmeden safımı belirteyim.

Terörsüz Türkiye süreci için kurulması planlanan komisyona ülke dinamiklerini temsil eden, hükümetin uygulamalarından rahatsızlık duyan, şehitlerini baş tacı yapan, ülkenin kurucu ve kuruluş değerlerine sıkı sıkıya bağlı olan, Atatürk‘ten başka kurucu önder tanımayan partiler, sendika, dernek ve vakıflar, akademisyenler, yazarlar, basın ve kamuoyu hiç ama hiç kimse katılmamalıdır, destek vermemelidir.

Çünkü kurulacak bu komisyon yerli ve milli değildir. Kanıtlardan biri  özellikle ABD Başkanı Donald Trump‘ın Ankara Büyükelçiliği için seçtiği ve aynı zamanda Suriye özel temsilcisi olarak görevlendirdiği  Tom Barrack, ülkemize rejim dayatacak kadar ileri gitmiş, bunu Türkiye için en iyi sistem, “Osmanlı millet sistemidir.” diyerek açık açık deklere etmiştir. Öyle anlaşılıyor ki Barrack‘ın bu sözü terörsüz Türkiye tezinin tamamen gizli arka planıdır. Bu tez bu haliyle ülkenin terörsüz Türkiye’ye hazırlanma tezi değil, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetinin parçalanma tezidir.

Bu gerçeği toplumun aklı başında her kesimi yakından bilmekte, gelişmeleri endişe içinde izlemektedir. Özellikle muhalefetin tabanı, seçmeni, sempatizanı olan sessiz çoğunluk ülkenin yıkım projesinin tam da karşısında yer almaktadır. Çünkü bu çoğunluk, “Sadece ölü balıklar akıntıya kapılır.” sözünün gerçek olduğunu bilecek kadar deneyime sahip.

Bakınız daha dün televizyonların pazarlamacı tavrından etkilenip Avrupa Birliği akıntısına kapılanlar bugün terörsüz Türkiye akıntısına çoktan karışmıştır. Akıntının varacağı nokta bellidir. Eninde sonunda bölücü terör örgütünün asıl gayesi ifşa edildiğinde ortada süreç müreç kalmayacak, herkes hızla kesilen zeytin ağaçları yüzünden bulabilirsek zeytin yağı gibi suyun yüzüne çıkacak, yalpalayarak çözüm sürecine destek verenler suçlu ilan edilecektir. Bu arada atı alanlar Anayasa’yı Osmanlı millet sistemine uydurmak için değiştirerek Üsküdar’ı geçip gidecek, güzel ülkemiz ümmet topluluğu olup çıkacaktır.

Bu süreçten ders alması gereken parti hiç kuşkusuz bugün terörsüz Türkiye konusunda ikircikli tavrının ötesinde yalpalayan yaklaşımıyla Cumhuriyet Halk Partisi’dir.

Çünkü partinin yetkili organları komisyona katılarak destek vermenin yanında yer alırken tabanının kafası çok ama çok karışık olmakla birlikte gahir ekseriyet komisyona katılmama görüşündedir.

Zira, iktidarıyla muhalefetiyle CHP dışındaki partilerin tavrı ya siyah ya beyaz modunda.

Hani bir tez var bilirsiniz, Türkiye’de Atatürkçü Düşünce Sisteminde radikal değişiklik yapılacaksa sol; ayrılıkçı, bölücü terör gibi konularda radikal değişiklik yapılacaksa sağ partilerin devreye alınarak gerçekleştirilebileceği iddia edilir. Bu durum artık iddia değil gerçeklik halini almıştır.  Ülke tarihi bunun sayısız örnekleriyle doludur. Örneğin köy enstitüleriCHP eliyle kapatılmış, terörsüz Türkiye süreci MHP eliyle devreye alınmıştır.

Ayrıca son yerel yönetimler seçimi sonrası erken seçim yerine normalleşme diyerek başlatılan sürecin muhalefeti ne duruma düşürdüğü gün gibi ortada iken, ülkenin en saygın belediye başkanları tutuklanmışken, her türlü ali cengiz oyununun oynanacağından zerre kadar kuşku duyulmazken komisyona yumuşak imiş yapmak eşyanın tabiatına aykırıdır.

Hani insanın aklına iktidarla muhalefet arasında tutuklamalarla ilgili gizli bir pazarlık var mıdır, yok mudur sorusu gelmiyor değil. Sakın o kadar da olmaz demeyin. Bu kardeşiniz hiç bir şey olmamışsa bile bu ülkede mutlaka bir şeyler olduğuna yüzlerce defa tanık olmuştur.

Öte yandan BOP‘un ağababası ABD, örneğin Ortadoğu‘yu yeniden şekillendirme / daha güzelleştirme vadiyle dünyanın jandarmalığına soyunmuş, daha dün mutlu mesut bir biçimde yaşayanların ülkesi Lübnan tarumar edilmiş, Beyrut kan gölüne çevrilerek yağmalanmıştır.

Şimdi Özgür Özel çıkmış diyor ki, “Ben varken Cumhuriyetin kolonlarına çivi daha çakamazlar. Müsaade etmem.” İyi güzel de kurulacak komisyondaki ağılığın ne? Olayın arka planına ne kadar vakıfsın? Meclis’te kaç sandelyen var? Süreci meşru kılmaktan başka hangi güçle, nasıl engel olacaksın? Karşında Tayyip Erdoğan / Bahçeli gibi dün ak dediğinde halkı peşinden sürükleyen, aynı konuya bugün kara dediğinde yine halkı kandırmayı başaran siyasi kurnazlar olduğunu herkes biliyor, görüyor da sen bilmiyor musun, görmüyor musun?

Bir de Türkiyelilik meselesi var ki, evlere şenlik…

O zaman açık çağrımdır. Yol yakınken bu sevdadan vazgeçin. Dipsiz kuyudan kimseye fayda gelmez. Bu sürecin sonu felakettir. Türk ulusunun tutsak hale getirilmesidir. Hayır deyin hep beraber ABD’ye de, BOP masalına da, Trump’a da hep birlikte hayır diyelim.

Atatürk’ün, “Uyuyan milletler ya ölür ya da köle olarak uyanırlar.” sözü kılavuzumuz olsun.

1964 yılında Ankara Kalecik doğdu. Sınıf öğretmeni, Türkçe bölümü mezunu, halen özel eğitim öğretmeni. Edebiyatla ilgileniyor. Eserleri 1.Çığlığa çağrı (Şiir) 2.Sensiz akşamların yorgun geceleri (Şiir) 3.Gökyüzüne kafa tutan sağanak (Şiir) 4.Okulumuz Avrupa'da (Gezi Yazıları) 5.Benekli Çocuk Şiirleri) 6.Bir Garip Gönül Hikayesi (Şiir) 7.Oba (Roman)