Yüzlerce İsimden Çerçeve Yasa’ya Ortak İtiraz: “Biz Türk Milletiyiz, Hayır Diyoruz”

AKP ve MHP ortaklığıyla hazırlanarak TBMM Başkanlığı’na sunulan ve kamuoyunda “2. Açılım Süreci” tartışmalarının fitilini ateşleyen kanun teklifine karşı, Türk siyaset ve akademi dünyasından tarihi bir itiraz geldi. Aralarında eski bakanlar, hukukçular, milletvekilleri, emekli askerler ve önde gelen gazetecilerin bulunduğu 244 önemli isim, “Biz Türk Milletiyiz, ‘Hayır’ Diyoruz” başlıklı ortak bir manifesto yayımladı.
“Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” adıyla Meclis’e sevk edilen düzenlemenin, devletin üniter yapısını ve Anayasa’nın kurucu ilkelerini hedef aldığını belirten 244 vatansever, iktidara ve yasama organına “teslimiyet” uyarısında bulundu.
Bildiride İmza Koyan İsimler Dikkat Çekti
Tarihi çağrıya imza atanlar arasında; eski Bakanlar Prof. Dr. Ramazan Mirzaoğlu, Enis Öksüz ,Oktay Vural, Namık Kemal Zeybek,TBMM Eski Başkanvekili Uluç Gürkan, eski DGM Başsavcısı Talat Şalk, Türk Dil Kurumu Eski Başkanı Prof. Dr. Bican Ercilasun, Millî Düşünce Merkezi Genel Başkanı Hakan Paksoy, Medya Siyaset Genel Yayın Yönetmeni Murat Selamoğlu, akademisyen yazarlar Suay Karaman ve Prof. Dr. Hasan Ünal ile Prof. Dr. İskender Öksüz, eski milletvekili İsmail Koncuk,Gazeteci Müyesser Yıldız ve emekli asker Orkun Özeller,Arda Çelik,Hatice Topçu gibi alanında duayen isimler yer alıyor.
“Milli Egemenliğe Ortak Kabul Etmiyoruz!”
Yayımlanan ortak metinde, yeni yasa teklifinin içerdiği tehlikelere karşı Anayasa’nın değiştirilemez maddeleri kalkan olarak gösterildi. Anayasa’nın 66. maddesindeki “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür” hükmü ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” sözünün altı kalın çizgilerle çizildi.
Toplumu etnik kimlikler üzerinden ayrıştırma çabalarına sert tepki gösterilen açıklamada, “Hepimiz Türk’üz ve ‘Türk, Kürt, Arap’ söylemlerine ‘Hayır!’ diyoruz. Türk millî egemenliğimize ortak getirilmesini reddediyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Ankara’ya Tarihi Uyarı: “Yenilen Düşmanla Pazarlık Teslimiyettir!”
Bildirinin en can alıcı bölümünü ise terörle mücadele ve PKK’nın statüsü konusundaki net duruş oluşturdu. İktidar kanadından gelen “Terörsüz Türkiye” söylemlerinin altının boş olduğu savunulan metinde, şu sarsıcı tespitlere yer verildi:
“PKK için kullanılan ‘terör örgütü’ söylemi eksiktir; PKK, adından (Kürdistan İşçi Partisi) da açıkça belli olduğu üzere Kürtçü ve bölücü bir terör örgütüdür. Türk güvenlik güçleri on binlerce şehidi ve gazisiyle mücadele ederek PKK’yı sahada mağlup etmiştir. Yenilen düşmanla masaya oturup pazarlık yapmak açık bir teslimiyettir. Türk milleti olarak bu teslimiyete ‘Hayır!’ diyoruz.”
“Bölücübaşına Statü Verilmesi Devlete İtibar Kaybettirir”
Kanun teklifiyle terör mensuplarına örtülü afların ve terör örgütü elebaşına meşruiyet alanının açılacağı endişesini dile getiren 241 aydın, devletin onurunu zedeleyecek bu adımların kabul edilemez olduğunu vurguladı: “On binlerce insanımızın katili olarak hüküm giymiş bölücübaşının muhatap alınması, ona statü verilmesi veya terör mensuplarının affedilmesi hiçbir devlet kuruluşuna ve partiye itibar kazandırmaz.”
Açıklama, Anayasa’nın başlangıç metnindeki “demokrasiye âşık Türk evlatları” sıfatıyla, ülkenin bölünmesine yol açacak her türlü yasama faaliyetine karşı durulacağı taahhüdüyle sona erdi.
METNİN TAM METNİ VE İMZACILAR:








