Özel(likle) hayat – Yusuf İpekli Yazdı

Özel(likle) hayat – Yusuf İpekli Yazdı
Yayınlama: 31.03.2026 18:48
A+
A-

Yusuf İpekli, 25 yıllık yöneticilik tecrübesinden yola çıkarak bugün siyasetin geldiği noktayı sert bir dille eleştiriyor: Ahlak nerede kayboldu?

Bundan tam 25 yıl önce girdiğim görevde yükselme sınavından çok iyi bir puan almış okul müdürü olmaya hak kazanmıştım.

Yaşım 37 idi ve ben 15 yıllık öğretmendim.

O yıllarda erkek öğretmenler takım elbise giyip kıravat takar, sinek kaydı traşlı olur, saç sakal bırakmaz, ayakkabısı mutlaka boyalı gezerdi.

Tavır ve davranışlarını kontrol eder cumhuriyetin en önemli temsilcisi olduğunu her haliyle hissettirirdi.

Kadın öğretmenler daha titiz, temiz, düzenli ve kontrollü yaşardı.

Şimdi 1.80 boyunda, genç, hitabeti düzgün, eli kalem tutan bir öğretmen düşünün.

Fotoğraf böyle iken aldım vekil müdürlük önerisini.

Bu teklifi duyan bir büyüğüm, “Müdür olacağını duydum. Müdürlük ateşten gömlektir biliyor musun?” dedi.

Korktum, çünkü bunu yüzlerce örnek görmüş, bu örnekleri inceleyip soruşturmuş bir eğitimci söylüyordu.

O gün o sohbette gündeme pek çok mesele geldi ama şu iki konu yirmi yıl kadar süren müdürlüğüm boyunca iki kulağımda hep iki değerli küpe olarak kaldı.

1) Para

2) Kadın

O gün o büyüğüm demişti ki, sakın para ve kadınla karşıma çıkma gerisi mühim değil.

Bu tespiti yapan kişi çok haklı çıktı.

Kimi muhalif kesim kadın üzerinden kumpas kurmaya çalıştı. Kimi mış gibi gösterip fatura keserek ödenek almak için rüşvet teklif etti. Kimi pazarladığı ders kitabını seçmem karşlığında yüzdelik pay önerirken kimi meyhane, alem gibi asla kabul edemeyeceğim cazip tekliflerle karşıma çıktı. Öğrenci kıyafeti için de rüşvet teklifi geldi, yapılan tamir, tadilat, bakım ve onarım işleri için de…

İnanınız o kadar çok iftira attılar o kadar çok inceleme ve soruşturmaya tabi tutuldum ama hiç birinden ceza almadım, yaptırıma uğramadım.

Aldığım kararların hepsi doğru muydu? Hatalarım olmadı mı? Kırdığım, üzdüğüm, hırpaladığım insanlar yok mu?

Hayır demek hayatın olağan akışına da ters olmalı.

Biliyor musunuz görevim boyunca kadroma hep güvendim. Yetkiyi paylaştım, ama mutlaka denetledim hiç bir detayı atlamadan herkesi denetledim.

Bu yüzden hep cesur oldum. Ancak cesaretin yeterli olmadığını somut olarak görüp yaşayınca emekli olup sektörün bir başka alanında öğretmen olarak çalışmaya karar verdim.

Bütün bunları niye yazdım peki?

Son zamanlarda ülke siyasetinin içine düştüğü rezil durumu göz önüne sermek için!

Şimdi bir milletvekili düşünün. Belediye başkanlığını vekillikten daha prestijli gördüğü için kentin para ve insan kaynağını yönetmek üzere seçilip başkan oluyor. Görev sınırları içinde yer alan kentin suyu, ekmeği, trafiği, doğası, arsası onun iki dudağı arasında. Attığı her imza vicdan. Verdiği her talimat vebal. Atadığı her birey yurttaş açısından huzur ya da huzursuzluk. Verdiği her karar kul hakkı veya değil.

İşte bu ortam içinde bugün otel odası baskınları izliyoruz. Kameralar karşında yarı çıplak dikilen başkanlar. Ortalığa saçılmış mesajlar, yazışmalar.

Amir çalışan görüntüleri. Aralarında otuz yaş fark bulunanların çirkin görüntüsü, görüntüleri.

Mesele aslında şu: “Sorumluluk sahibi olup toplumun önünde olanların özel hayatı olmamalı demiyorum da onların çok ama çok kontrollü olmaların, yaşamalarını özellikle vurgulamak istiyorum.

Bir de yediği rüşvetler yüzünden kırk yıllık partisini, ideolojisini (!), inancını, eylem ve söylemini bir çırpıda yok sayıp bir gece yarısı parti değiştiren fırıldaklar var. Ya parti değiştirirken bir gün önce övdüğü liderine sövenler…

Ya da para ve karşı cins üzerinden iftiraya uğrayanlar…

Kirlendiler be dostlar. Ne hacı şakir temizler bu kiri ne sauna ne hamam. Çünkü her yer kirli herkes yamyam…

YAZARIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN 

1964 yılında Ankara Kalecik doğdu. Sınıf öğretmeni, Türkçe bölümü mezunu, halen özel eğitim öğretmeni. Edebiyatla ilgileniyor. Eserleri 1.Çığlığa çağrı (Şiir) 2.Sensiz akşamların yorgun geceleri (Şiir) 3.Gökyüzüne kafa tutan sağanak (Şiir) 4.Okulumuz Avrupa'da (Gezi Yazıları) 5.Benekli Çocuk Şiirleri) 6.Bir Garip Gönül Hikayesi (Şiir) 7.Oba (Roman)