Yolumuzu Aydınlatanlar – Davut Köksoy Yazdı

Yolumuzu Aydınlatanlar – Davut Köksoy Yazdı
Yayınlama: 16.07.2026 00:00
A+
A-

İsmail Hakkı Tonguç’un çok önemli bir sözü ile yazıma başlamak istiyorum. “Ülke gerçekleri bilinmeyince ülkeye uygun bir eğitim düzenlemesi yapabilmek olanağı yoktur.” (s.93)

Cumhuriyet döneminin eğitim tarihine ışık tutan ender çalışmalardan biri olan “Yolumuzu Aydınlatanlar”, Mustafa Gazalcı’nın kaleminden Aralık 2022’de Cumhuriyet Kitapları tarafından yayımlandı.
Gazalcı, hem eğitimci hem araştırmacı hem de siyasetçi kimliğiyle tanınan bir isim. Bu nedenle eseri yalnızca bir biyografi derlemesi değil, aynı zamanda Türkiye’nin aydınlanma serüvenine dair düşünsel bir panorama niteliği taşıyor.
Kitapta on önemli isim öne çıkıyor: beş Millî Eğitim Bakanı (Mustafa Necati, Vasıf Çınar, Reşit Galip, Saffet Arıkan, Hasan Âli Yücel) ve beş eğitim yöneticisi, müsteşar veya genel müdür (İsmail Hakkı Tonguç, Nafi Atuf Kansu, İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Rüştü Uzel, Rauf İnan).
Gazalcı, bu kişilerin her birini yalnızca görevleriyle değil, düşünceleriyle, karakterleriyle ve dönemin zor koşulları içindeki mücadeleleriyle birlikte ele alıyor.
Eserde Cumhuriyet öncesi döneme de özel bir yer ayrılmış. Emrullah Efendi, Satı Bey, İsmail Mahir Efendi ve Ethem Nejat gibi isimler, yeni bir eğitim anlayışının temellerini atan öncüler olarak anılıyor. Gazalcı, böylece Cumhuriyet’in eğitim ideallerinin gökten inen bir proje olmadığını; uzun, sancılı ama bilinçli bir birikimin ürünü olduğunu ortaya koyuyor.
Cumhuriyet’in Aydınlanma Felsefesine Dair Bir Yol Haritası
Gazalcı’nın anlatımında dikkat çeken temel unsur, eğitim meselesini yalnızca okulla, ders kitaplarıyla sınırlı görmemesi.
Ona göre eğitim, bir milletin geleceğe nasıl yürümek istediğinin aynasıdır. “Yolumuzu Aydınlatanlar”, bu anlayışıyla yalnızca bireyleri tanıtmakla kalmaz; aynı zamanda bir düşünsel mirasın sürekliliğini gösterir.
Gazalcı, Mustafa Necati’nin kararlılığını, Hasan Âli Yücel’in kültür devrimini, İsmail Hakkı Tonguç’un köy enstitüleriyle sembolleşen halkçı eğitim anlayışını anlatırken, hepsini ortak bir amaçta birleştirir:
Bilimsel aklın, özgür düşüncenin ve toplumcu eğitimin temellerini atmak.
Yazarın dili sade, akıcı ve öğreticidir. Ancak bu sadelik yüzeysel değil, bilgilendirici bir dinginlik taşır.
Gazalcı, geçmişin kahramanlarını yüceltirken kuru bir övgüye düşmez; onların eksiklerini, yaşadıkları zorlukları da dürüstçe aktarır.
Bu yönüyle eser, hem tarihî bir belge hem de ahlaki bir rehber niteliği taşır.
Okur, bir yandan Cumhuriyet’in kuruluş yıllarındaki eğitim çabasını öğrenirken, diğer yandan o dönemin idealizmini hisseder.
Bugüne Yansıyan Dersler
“Yolumuzu Aydınlatanlar”’ın en güçlü yanı, geçmişle bugünü birbirine bağlama biçimidir.
Gazalcı, yalnızca nostaljik bir özlem sunmaz; aksine geçmişin ışığını bugüne yöneltir.
Cumhuriyet’in ilk kuşak aydınlarının çabalarıyla bugünkü eğitim sisteminin sorunlarını yan yana getirerek, okura şu soruyu sordurur:
“Biz bugün o ideallerin ne kadar uzağındayız?”
Bu soru, kitabın satır aralarında sessizce yankılanır.
Gazalcı’nın yaklaşımı didaktik değil; düşündürücü, hatta yer yer sarsıcıdır.
Eğitimde nitelik, fırsat eşitliği, bilimsel düşünce, laiklik gibi konuların bugün hâlâ tartışma konusu olduğunu hatırlatır.
Oysa, onun ele aldığı aydınların ortak hedefi tam da bu değerleri toplumun temeline yerleştirmekti.
Gazalcı’nın üslubu, bir öğretmenin sabrını ve bir aydının sorumluluğunu yansıtır.
Her bölüm, ele alınan kişinin yaşamöyküsünü, eğitim felsefesini ve Türkiye’nin gelişim süreciyle ilişkisini dengeli biçimde işler.
Eser, bireyler üzerinden bir kolektif hafıza inşası kurar.
Okur, her portrede yalnızca bir kişiyi değil, bir dönemi; bir anlayışı ve bir ideali görür.
Bu nedenle “Yolumuzu Aydınlatanlar”, yalnızca bir kitap değil, Cumhuriyet’in eğitim vizyonuna yazılmış bir teşekkür mektubu gibidir.
Mustafa Gazalcı’nın bu çalışması, Türkiye’nin aydınlanma tarihini anlamak isteyenler için değerli bir kaynaktır.
Ancak ondan da öte, her kuşağa bir hatırlatma niteliği taşır:
Aydınlanma, tamamlanmış bir süreç değil, sürekli yeniden inşa edilmesi gereken bir yaşam biçimidir.
Gazalcı, geçmişin aydınlarını anlatırken aslında bugünün insanına seslenir; “Işığı söndürmeyin” der gibidir.
“Yolumuzu Aydınlatanlar”, bu yönüyle yalnızca geçmişe dönük bir inceleme değil; geleceğe uzanan bir davettir.
Cumhuriyet’in kurucu değerlerine, bilime, eğitime ve özgür düşünceye inanmış herkes için yol gösterici bir ışıktır.
Bu kitabı okurken okuyanlar, bir tarih kitabı değil, bir vicdan çağrısı okuduğunu hisseder.

1953 yılında Kırıkkale’nin Ulaklı köyünde dünyaya gel- di. Annesini ve babasını çocuk yaşta kaybedince ağabeyi ile Yetiştirme Yurdu’na verildi. İlkokulu Kızılcahamam, Ortaokul, Lise ve Yüksek okulu Ankara’da okudu. GEE İngilizce bölü- münü bitirdi. 1974 yılında T.C.Emekli Sandığı’nda işe başladı. 1994 yılında öğretmenliğe geçti 18 Ocak 2000 de emekliye ayrıldı. Emekli olduktan sonra 20 yıl çeşitli dersanelerde ve özel okullarda görev yaptı.Çeşitli derneklerde üyelik ve yöneticilik yaptı. Kibder (Kim- sesiz Çocuklar Birleşme ve Dayanışma Derneği), Yurt Ay Der (Yetiştirme Yurdundan Ayrılanlar Kültür ve Dayanışma Derne- ği), Tüm Der, Töb Der, Eğit Der, ADD, Bised bu derneklerden bazılarıdır. TYS (Türkiye Yazarlar Sendikesı) üyesidir.Gazete ve dergilerde yazıları ve şiirleri yayımlandı. Abece, Öğretmen Dünyası, Berfin Bahar, Bağlaç, Yoğunluk, Özgür Sanat, Edebiyat Nöbeti, Yeni Gelen, Varlık Dergisi gibi.Evli, bir oğlu iki torunu vardır. Ankara’da yaşamaktadır.