Bir Filmin Hikayesi- Nafiz Şahin Yazdı

Bir Filmin Hikayesi- Nafiz Şahin Yazdı
Yayınlama: 27.07.2026 18:53
A+
A-

Filmcilikte rol dağılımı şöyle yapılır.

Başrol, yardımcı oyuncular ve figüranlar…

İhtiyaca göre konuk oyuncu olur.

Başrol, hikayenin ana unsurudur.

Yardımcı oyuncular, başrolü destekler…

Figüranların isimleri yoktur. Onlar kalabalığı oluşturur.

Konuk oyuncu da tanınmış oyuncudur ama hikayede ana unsur değildir.

Bu günlerde yeni bir film çevriliyor.

Senaristleri saraylı…

Başarılı senaryolara imza atmış bir senaryo ekibi…

Bazı senaryolarından çekilen filmleri hala vizyonda…

Yeni filmin başrolünde Butlanzade Kemal efendi var.

Uzun zamandır teklif almadığı için başrol teklifine balıklama atladı.

Stüdyoya çevirdiği evin mutfağında düdüklü tencere, tava arasında; soğan kokuları içinde film çevirmeye çalışırken koca binası olan bir ajans kurmuştu.

O ajansın bina giderlerinin nasıl karşılandığını bile anlayamamıştı.

O binaya rağmen tam unutulduğunu düşünmeye başlamıştı ki bu başrol teklifi geldi. CHP Genel Başkanı rolünü oynayacaktı.

Balıklama atlamasın da ne yapsın? Senaryoyu okumadı bile…

Üstelik altına son model arabalar çektiler.

Otobüsler ve harca harca bitmez paralar…

Yardımcı oyuncuları da kendi seçti.

Kendisi gibi unutulmaya yüz tutmuş artistleri buldu.

Onların arasında rol dağılımı yapıldı.

Kimi gazeteciyi oynuyordu, kimi sekreter, kimi muhasebeci, kimi çığırtkan…

Konuk oyuncu, Bahçeli… Arada görünüp, bir laf edip filme katkı sağlıyor.

Figüranı bol bir film…

Faşolardan oluşan figüranlar ‘’Bir Genel Merkez’in İşgali’’ filminde kullanılmıştı.

Görevlerini iyi yapan figüranlar, bu filmin başarısına katkı sağladılar.

Çanakkale Geçilmez filmine özenerek göğüslerini siper ettiler.

İşleri bittiğinde de hep birlikte elleriyle kurt işareti yaparak, mutluluklarını paylaştılar.

Ancak, yüzleri tanındığı için filmin başka sahnelerinde görev alamadılar.

Zaten filmin yeni sahneleri İstanbul’da çekilecekti.

Film yapımcıları, onları getirip, götürmektense İstanbul’daki bir cast ajansı ile anlaştı.

Ajans, 20 minibüs figüranı bir salona topladı.

Sudan ucuzdular.

Kişi başı bin lira bile değil…950 lira…

Ancak eğitimsizdiler.

Kısa bir slogan eğitiminden geçirildiler.

Artık slogan bile atabiliyorlardı.

Yeter ki kime slogan atacaklarını karıştırmasınlar.

Aralarından birisi, başrol oyuncusu zannedip, kondüvitin boynuna sarılmış… Oğluna iş istemiş. O kadar da olacak…

Yine de sahnenin çekimi zor değildi.

Zaten geçmişte de parti rozeti takılmışlara, tekrar rozet takılacaktı.

Sadece, yüzlerinde ilk kez rozet takılıyormuş ifadesi olsun yeter…

Gerisi montajda halledilir.

Film, kara mizah ağırlıklı olsa da türü komedi…

Rozet takma sahnesi ve sahnedeki yardımcı oyuncunun sağa sola attığı fırçalar önemli komedi unsurları…

Yardımcı oyuncu eline mikrofon almış, o rolü başkasına kaptırmamaya çalışıyordu.

Tecrübeli artiz Berhan, bile elinden mikrofonu alamadı.

Olsun, bu filmde ona rol çok…

Yeter ki yapım şirketi iflas etmesin.

Çok masraf yapılmış ama halkın çok tuttuğu ‘’Yürüyen Adam’’ filmiyle rekabet şansı yok.

YENİ firmanın ‘’Yürüyen Adam’’ filmi, sıfır bütçeyle yapılmış ama ‘’en çok izlenenler’’de liste başı…

***

KİMİ ARKADAŞLARLA YÜRÜR, KİMİ YARKADAŞ’LARLA…

Arkadaşlarla yürüyenin yolu iktidar, diğerinin sonu hüsran…

1957 Trabzon doğumlu. 1980 yılında AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. 1978 yılında Ankara Belediyesi Basın Yayın Müdürlüğü’nde çalışmaya başladı. Ardından Çankaya Belediyesi Eğitim ve Kültür Müdürlüğü ile Kültür Bakanlığı Protokol Müdürlüğü görevlerinden bulundu. Kültür Bakanlığı Basın Danışmanı, Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı ve Azerbaycan ile Kırgızistan Büyükelçilikleri nezdinde Kültür ve Tanıtma Müşaviri olarak çalıştı. 2013 yılında emekli olduktan sonra Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu’na danışmanlık yaptı. Yurtiçi ve yurtdışında 8 fotoğraf sergisi açtı. Ankara’nın Martıları ve Politik Hacı isimli yayınlanmış iki kitabı bulunuyor.