Türkiye’nin Elektrikli Araç Karnesi: Tasarruf İçin Aldılar, Sürüş Keyfiyle Bağlandılar

Türkiye’nin Elektrikli Araç Karnesi: Tasarruf İçin Aldılar, Sürüş Keyfiyle Bağlandılar
Yayınlama: 24.08.2026 21:14
A+
A-

Türkiye’de otomotiv sektörü hızla kabuk değiştirirken, elektrikli araç (EA) kullanıcılarının gerçek deneyimlerine ışık tutan en kapsamlı çalışmalardan biri yayımlandı. İSTAR Araştırma tarafından, Türkiye genelinde aktif olarak elektrikli araç kullanan 480 kişiyle gerçekleştirilen “Elektrikli Araç Kullanımında Deneyim ve Memnuniyet Araştırması”, kullanıcıların alışkanlıklarındaki köklü değişimi ve pazarın gelecekteki sancılı noktalarını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Araştırmanın en çarpıcı sonucu, elektrikli araca geçişin geçici bir heves değil, kalıcı bir davranış modeline dönüşmesi. Zira katılımcıların %81,1’i araçlarından genel olarak memnun olduğunu belirtirken, %71’i bir sonraki araç tercihinin yine elektrikli olacağını vurguluyor. Benzinli veya dizel araca dönmeyi düşünenlerin oranının yalnızca %11’de kalması, içten yanmalı motor devrinin yavaş yavaş kapandığına işaret ediyor.

Ekonomi ile Başlayan Bağlılık, Performansla Zirveye Çıkıyor

Kullanıcıların elektrikli araca yönelmesindeki asıl itici güç açık ara “ekonomi”. Katılımcıların %36,5’i satın alma kararını verirken en büyük beklentisinin “yakıt tasarrufu” olduğunu ifade ediyor. Ancak işin ilginç yanı, araç kullanıldıktan sonra en yüksek memnuniyetin %87,1 gibi ezici bir oranla “sürüş performansında” yaşanması. Kullanıcılar, anlık hızlanma, sessiz sürüş ve teknolojik özelliklerle (%78,1 memnuniyet) tanıştıktan sonra araçlarıyla duygusal bir bağ kuruyor.

Dahası, düşük işletme maliyetleri bireylerin hareketlilik alışkanlıklarını da değiştirmiş durumda. Katılımcıların %58,5’i elektrikli araca geçtikten sonra otomobillerini çok daha fazla kullanmaya başladıklarını itiraf ediyor.

Aşil Topuğu: Şarj Ekosistemi ve Uzun Yol Kaygısı

Kullanıcılar araçlarından son derece memnun olsa da, dışarıdaki ekosistem için aynı tabloyu çizmek zor. Pazarın en zayıf halkasını şarj altyapısı oluşturuyor. Karşılaşılan sorunlar listesinin ilk sırasında %22,1 ile “şarj süresinin uzun olması” yer alırken, bunu %18,8 ile “şarj istasyonu yetersizliği” takip ediyor.

Özellikle uzun yolculuklar halen ciddi bir stres kaynağı. Katılımcıların %46,9’u uzun yol şarj altyapısını yeterli bulurken, %35,2’si yalnızca kısmen yeterli buluyor. Eski dönemin meşhur “menzil kaygısının” yerini, artık açıkça “şarj sırası bekleme ve istasyon bulamama kaygısı” almış durumda.

Büyükşehir ve Yüksek Gelir Kıskacındaki Pazar

Araştırma, pazarın sosyolojik boyutuna da ayna tutuyor. Elektrikli araç kullanımı ağırlıklı olarak Marmara (%38,3), Ege ve İç Anadolu bölgelerine sıkışmış durumda. Ayrıca, kullanıcıların %59,8’inin aylık hane gelirinin 80 bin TL’nin üzerinde olması, elektrikli araçların şimdilik orta-üst ve yüksek gelir gruplarının ayrıcalığı olduğunu gösteriyor.

Pazarın geniş kitlelere yayılması ve beklenen büyük sıçramayı yapabilmesi için; şarj altyapısının büyükşehirler dışına taşınması, hızlı şarj istasyonlarının artırılması ve en önemlisi de devlet destekli, daha erişilebilir finansman modellerinin hayata geçirilmesi şart görünüyor

ANKETİN TÜMÜ İÇİN TIKLAYIN

YASAL UYARI: ARAŞTIRMININ TÜMÜ YADA BİR KISMI KAYNAK GÖSTERMEDEN YAYINLANAMAZ.

Atatürk ve Cumhuriyetten Yana Taraf Haber Merkezi