Önlük mü dediniz? – Yusuf İpekli Yazdı

Önlük mü dediniz? – Yusuf İpekli Yazdı
Yayınlama: 30.08.2026 21:25
A+
A-

Kırk iki yıl kadar önce öğretmen olmuş, atama evraklarını bakanlığa teslim etmiş olmamıza rağmen atamamız bir türlü yapılmamıştı.

Ben de köyde ırgatlığı tamamlayıp harmanı kaldırınca Ankara’ya gelmiş bir süre bir esnaf lokantasında garsonluk yapmış arkasından ansiklopedi pazarlamacılığı ile geçimimi sağlamaya çalışmıştım.

Pazarlamacılıktan o günün koşullarında iki öğretmen maaşından daha çok kazanır hale gelmiştim.

Ankara genelevinde yaptığımız satış bütün kotaları alt üst edince cebime giren para ile öğrenci evime iki ton kömür, lacivert bir takım elbise, iki üç gömlek / kravat, adam akıllı bir iskarpin, siyah palto ve parmağıma kırmızı taşlı altın bir yüzük almıştım.

Giyinip bakanlığa uğradım tayin meselesini öğrenmek için.

Dediler ki eli kulağında.

O ara nereden geldiğini anlamadığım bir kadın sesi çarptı kulağıma, “Şimdi bu çocuk bu takım kirlenmesin diye bir de önlük diktirir…

Bakanlık merdivenleri dar geldi inan olsun. Basamakları ikişer üçer inerken kulağımda uğulduyordu o ses, “Bu çocuk, takım, kir, önlük…

Uzatmayalım tayin çıktı, istikamet Bitlis Güroymak (Norşin) YİBO.

Göreve başladığım ilk gün sınıfa girince ilk derste bulaştı tebeşir tozu takıma.

Boydan boya lacivert üstü bembeyaz tebeşir tozu.

İkinci takım, yok. Eee, silsen silinmiyor, silinse bile iz besbelli…

Dedim ki, önlük oğlum, en iyi çözüm önlük!

İkinci takım, imkansız… Zira o günün modası köydeki babaya para göndermek.

O önlük o takımı iyi korudu, ömrünü uzattı uzatmasına ama benim adımı da önlüklü hocaya çıkardı.

O gün adımı önlüklü hocaya çıkaran önlük bugün MEB tarafından zorunlu hale getirilmek isteniyor.

O günkü önlüğün gerekçesi ögretmenin tek takımının ömrünü uzatmaktı bu günkü önlüğün gerekçesi ise okullarda yaşanan güvenlik başta olmak üzere giyim keşmekeşinin üzerini örtmek…

Örter mi, örtmez!

Bugünkü önlük ne giyim keşmekeşinin, ne öğrenci devamsızlığının, ne okula aç gelen çocuk ayıbının, ne okul terkinin, ne MESEM sorununun, ne işe yaramayan diploma meselesinin üstünü örtmez. Önlük meselesi ne kalabalık sınıf, ne atanmayan öğretmen, ne okullarda şiddet ve tehdidin, ne de çok büyük sorun haline gelen akran zorbalığı problemini çözmez.

Peki önlük meselesi ne işe yarar?

1) MEB’in gerçek sorunlarının tartışılmasını bir süre erteler.

2) Gündem oluşturur gündemi belirler.

3) Okullar açılırken öğrenci kaydı başta olmak üzere öğrenci kıyafeti, yönetici görevlendirme, yabancı uyruklu öğrenci sorunu gibi sorunları konuşturmaz.

4) Önlük rantı yaratır. Birileri önlük dikerek, önlük satarak sadece para değil çok para kazanır.

5) Bir öğrencinin okula başlama maliyetinin konuşulmasını önler.

Yeter mi?

Yetmez,

Bu MEB böyle olduğu sürece sorun biter mi, asla bitmez.

Ya örneğin, butlan(dan) umutlan-mak…

Güldürmeyin Allah aşkına butlan mutlan güya devlet aklı, ancak butlan gibi önlüğün de altında (t)onlarca kurgu saklı…

1964 yılı Ankara Kalecik doğdu. Sınıf öğretmeni, Türkçe bölümü mezunu, halen özel eğitim öğretmeni. Edebiyatla ilgileniyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen Somut Olmayan Kültürel Varlıklar kapsamında HALK ŞAİRİ ünvanı sahibi. Eserleri 1.Çığlığa Çağrı (Şiir) 2.Sensiz Akşamların Yorgun Geceleri (Şiir) 3.Gökyüzüne Kafa Tutan Sağanak (Şiir) 4.Okulumuz Avrupa'da (Gezi Yazıları) 5.Benekli (Çocuk Şiirleri) 6.Bir Garip Gönül Hikayesi (Şiir) 7.Oba (Roman) 8.Köşeli Yazılar I (Köşe Yazıları) 9.Köşeli Yazılar II (Köşe Yazıları)