AKP’de ‘İsrail’ krizi. Metin Külünk’ten partisine ve STK’lara sert tepki

AKP’de ‘İsrail’ krizi. Metin Külünk’ten partisine ve STK’lara sert tepki
Yayınlama: 14.06.2025 18:11
A+
A-

Ortadoğu’da İsrail ile İran arasında tırmanan gerilim, bölgeyi yeni bir çatışmanın eşiğine sürüklerken, Türkiye’de dikkat çeken bir siyasi değerlendirme geldi. AKP’nin eski milletvekili ve Merkez Karar Yönetim Kurulu üyesi Metin Külünk, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı açıklamayla hem İslam dünyasına hem de Türkiye’deki siyasi ve sivil yapıya yönelik sert eleştirilerde bulundu.

İsrail’in İran’a yönelik nükleer tesis saldırısıyla başlayan karşılıklı füze atışları sürerken, Külünk bu gerilimin arka planına ve sessizlik içindeki İslam coğrafyasına dikkat çekti. 2 milyar nüfuslu Müslüman dünyanın, 54 “İslam devleti” ile dünyanın en güçlü yeraltı kaynaklarına sahip olduğunu vurgulayan Külünk, buna rağmen 9 milyonluk İsrail karşısında tüm bu yapının adeta çöktüğünü belirtti. Ona göre bu tablo, sadece siyasi değil, zihinsel bir iflasın da göstergesiydi.

“İslam dünyasının durumu içler acısı” diyen Külünk, Batı dünyasında vicdanların ayağa kalktığını; konserlerden üniversitelere, sanatçılardan siyasetçilere kadar birçok kesimin güçlü tepkiler gösterdiğini; buna karşılık İslam dünyasında bu tepkilerin ya cılız ya da tamamen sembolik kaldığını söyledi.

Türkiye özelinde ise durumun daha da düşündürücü olduğunu belirten Külünk, sivil toplum örgütlerinin istisnalar dışında adeta bir sinema filmi izler gibi gelişmeleri sadece seyrettiğini ifade etti. Özellikle dindar kimlikli STK’ların konformizm, güç ve paraya teslim olduğunu vurgulayan Külünk, bu yapıların “kutsalsız para kazanma yöntemleriyle” tepki verme yetilerini kaybettiğini kaydetti.

Külünk, partisi AKP’ye de çağrıda bulundu. AKP teşkilatlarının diğer partiler ve sivil yapılarla birlikte hareket ederek mahallerden başlayıp ilçelere uzanacak şekilde bir vicdan hareketi oluşturması gerektiğini belirtti. Bu çağrıyı, yalnızca siyasetle değil, toplumun tüm katmanlarını kapsayan bir bilinç seferberliği olarak tarif etti.

Öte yandan 28 Şubat döneminde imkânsızlıklara rağmen net duruşlar sergileyen yapılarla, bugünkü yapılar arasında keskin bir fark olduğunu belirten Külünk, “ne oldu bu yapılara?” sorusunu yöneltti.

Umutsuzluğa yer olmadığını da vurgulayan Külünk, çözümün mümkün olduğunu; ancak bunun ancak bilimsel özgürlük, sistemli analiz ve entelektüel irade ile başarılabileceğini söyledi. Ona göre, İsrail’i bu kadar pervasız hâle getiren aklı ve stratejiyi doğru okumadan, bu düzene alternatif üretmeden gidişat değişmeyecek.

Külünk, açıklamasını Gazze halkının gösterdiği direnişe dikkat çekerek tamamladı: “Gazze, şehadetleriyle dünyada yeni bir yolu açıyor. Türkiye bu çağrıya kulak vermeli.”

Atatürk ve Cumhuriyetten Yana Taraf Haber Merkezi