Bir Paylaşım, On Beş Gün, Susturulan Vicdanlar ‘Çiğdem Bayraktar Ör’ – Murat Selamoğlu Yazdı

Türkiye’de bir sosyal medya paylaşımı ne anlama gelir? Bir düşüncenin ifadesi mi, bir çağrının yankısı mı, yoksa adalet terazisinde ağır bir suç mu? Dr. Çiğdem Bayraktar Ör, yalnızca bir paylaşımı nedeniyle 15 gündür tutuklu.
Bu durum, hukuk ve demokrasi adına endişe verici bir tabloyu gözler önüne seriyor. Bir akademisyenin, bir kadının, bir vatandaşın sesi kesilmek isteniyor. Adaletin terazisi, fikirleri cezalandırmak için mi var, yoksa hukuk, iktidarın çizdiği sınırlar içinde mi çalışıyor?
Bugün Dr. Çiğdem Bayraktar Ör tutuklu, peki yarın kim? Bir paylaşım yüzünden özgürlüğü elinden alınan herkes için bu soru giderek daha yakıcı hale geliyor: Düşünmek ve konuşmak, ne zamandan beri suç sayılıyor?
Bu sadece bireysel bir mesele değil, toplumun tamamını ilgilendiren bir baskı düzeninin parçası. Özgür düşüncenin susturulması, sadece bugünü değil, yarını da karanlığa mahkûm eder. Siyasetçiler, Akademisyenler, gazeteciler, sanatçılar ve sıradan vatandaşlar korku içinde yaşamak zorunda kalırsa, fikirlerin çölleştiği, gerçeğin sustuğu bir ülke haline gelmez miyiz?
Susturulan sadece bir akademisyen değil, bu ülkenin vicdanıdır. Ve biz, vicdanın hapsedildiği bir yerde gerçekten özgür olabilir miyiz?








