Bir Varmış Bir Yokmuş – Prof.Dr. Duran Bülbül & Melih Demirel Yazdı

Bir Varmış Bir Yokmuş – Prof.Dr. Duran Bülbül & Melih Demirel Yazdı
Yayınlama: 07.07.2026 17:18
A+
A-

Masalların giriş cümlesidir: “Bir varmış bir yokmuş…” Fakat bazen masallar yalnızca çocuklara anlatılmaz. Siyasette de gerçeklerin üzerini örtmek isteyenler, algıyı hakikatin önüne geçirmek isteyenler kendi masallarını yazarlar. O masallarda gerçekler eğilip bükülür, kavramlar yer değiştirir, hukuk yerine propaganda konuşur.

Son günlerde de benzer bir tabloyla karşı karşıyayız.

Bir süredir CHP’nin Manisa milletvekili için ısrarla kullanılan bir ifade var: “Seçilmiş Genel Başkan.” Oysa bir kavramın sürekli tekrar edilmesi, onun doğru olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, bazen en çok tekrar edilen söz, en büyük algı operasyonunun ürünüdür.

Çünkü ortada, CHP’deki değişimcilik altında dönüşümcülük yapanların birbirlerini şikayet ederek başlatıp,  hukukunda  tescillediği usulsüz bir kurultay vardır. Tartışmanın sebebi de herhangi bir siyasi tercih değil; usulsüzlük, irade sakatlığı ve hülledir. Zaten mutlak butlan meselesi nedeni de budur. Bunca şeye rağmen birileri hala ‘’Seçilmiş’’ sıfatını yüzü kızarmadan kullanabilmekte, gerçeğin üzerine mum dikip, sıvanmadık köşe kalmasın istemektedir.  Ortada kocaman bir hukuki gerçek varken, propaganda diliyle hukukun önüne geçmeye çalışmak, siyaseti de hukuku da yıpratmaktan başka bir sonuç doğurmamaktadır.

Tamam illa birilerine “seçilmiş” denilecekse, o zaman ironiyi biraz daha ileri götürmek gerekir.
Evet, CHP Manisa Milletvekili  Özgür Özel’e “seçilmiş” denilecekse, belki de en doğru tanım şudur: Ekrem İmamoğlu tarafından seçilmiş, günün sonunda ise biçare şekilde kalakalmıştır. Nitekim liderlik bir kumaş işidir, bunun idraki önemlidir. Çünkü siyasetin görünmeyen kulislerinde kimin kimi taşıdığı, kimin kimi vitrine çıkardığı, bugün artık kamuoyunun yabancısı olduğu meseleler değildir. Liderlik gibi posta güvercini olmakta elbette bir tercihtir. Neyse…

Gerçek çok daha nettir.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin, delegelerin hür iradesiyle seçilmiş ve bugün itibarıyla hukuken tartışmasız son Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Bunun dışındaki tartışmaların tamamı, hukuk zemininde sonuçlanmayı bekleyen süreçlerin konusudur. Dolayısıyla kendisini “Genel Başkan” ilan ederek paralel MYK toplantıları düzenleyenlerin oluşturduğu görüntü, hukuki gerçekliği değiştirmez. Bir tabela asmakla kurum olunmadığı gibi, bir salonda toplanmakla da meşruiyet üretilmez.

CHP’nin Genel Merkezi’nin nerede olduğu bellidir. CHP’nin  muhatap alınacak Genel Başkanı’nın kim olduğu da bellidir. Taklitler ise aslını yaşatmaz; yalnızca aslının değerini hatırlatır. Siyaset, evvela  sloganlarla değil; hakikat ve adaletle ayakta kalır. Demokrasi ise algıyla değil, hür iradeyle anlam kazanır. İrade üzerinde gölge oluşturan her yöntem, adına ne denirse densin, demokrasiyi güçlendirmez; zayıflatır.

İşte bu yüzden başlığa yeniden dönelim.

Bir varmış bir yokmuş…

Evet, bir varmış… Neymiş o?

İrade sakatlığının, usulsüzlük ve hüllenin var ettiği sözde bir genel başkan varmış.

Evet, bir de yokmuş… Adalet tecelli etmiş.

Haklı hakkını almış. Patinajla geçen, tartışmalarla ve eksilerle anılan bir dönem tarihin sayfaları arasında yok olup gitmiş.

Geriye ise yalnızca şu gerçekler kalmış:

Adalet gecikir ama muhakkak gelir. Devletin kağnısı, tavşanı geçer. Bir de bu devlet belki topaldır ama asla kör değildir. Bu devlet vurgusu önemli, onu da uzun uzun yazacağız…

Dipnot: CHP Genel merkezinin resmi kadroları dışında,  Kendini CHP Genel Başkanı, Grup başkanı, Genel Başkan Yardımcısı, MYK üyesi vb. gibi tanıtanlara itibar etmeyiniz ve 0312 207 40 00 numaralı genel merkez hattına ihbar ediniz.

Kalın sağlıcakla…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

Prof.Dr.Duran Bülbül: Öğretim Üyesi - Maliyeci - Kamu Ekonomisti - Yazar Melih Demirel: Siyasetçi, İktisatçı ve Köşe Yazarı