Çerçevenize – Suay Karaman Yazdı

Çerçevenize – Suay Karaman Yazdı
Yayınlama: 10.08.2026 20:41
A+
A-

Terörsüz Türkiye masalı ya da yeni çözüm süreci kapsamında kısa adıyla Çerçeve Yasa uzun adıyla “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” teklifi TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Teklifi AKP, MHP, DEM Parti, HÜDA PAR milletvekilleri, içeriğini görmeden imzaladı. CHP’den de dört milletvekili imzalarken, teklifin TBMM’ye sunulmasındaki usul hakkında çekinceleri olduğu gerekçesiyle Yeni Parti imza vermedi. Ancak Yeni Parti, toplumun barış beklentisi nedeniyle yasal düzenlemelere komisyon ve genel kurul aşamasında destek vereceklerini bildirdi. İYİ Parti, süreci başından beri desteklemedi ve teklife imza vermedi. Yeniden Refah Partisi de teklife imza vermedi.

Bu teklifin milletvekilleriyle ve kamuoyuyla paylaşılmadan önce bebek katili terörist başı Abdullah Öcalan’ın onayına sunulmuş olması Türk Milletini yok saymaktır, hakarettir. Bu teklif hakkında ilk açıklamayı yapan PKK terör örgütünün başı; “en az cumhuriyetin kuruluşu kadar önemli olacak bir demokratikleşme sürecinin başlangıcındayız. Siyasetin çıkaracağı yasa, bu sürecin önünü açacak anahtar niteliğindedir. Demokratik cumhuriyete sonuna kadar kapı aralanmaktadır” dedi. Baştan sona yanlış ifadelerle dolu olan bu söylem, PKK terör örgütüne af çıkarılıp, bazı haklar verilirse, cumhuriyetimizin demokratikleşeceği mantıksızlığını savunmaktadır. Cumhuriyetimizin kuruluşu ile terör örgütünün kutsanmasını aynı görmek, siyaseten ve ahlaken körlüktür. Zaten AKP iktidarına karşı duran birçok insanın hapse atıldığı günümüzde, ‘demokratik cumhuriyet’ iddiasında bulunulması tam bir aldatmadır.

İYİ Parti Grup Başkanvekillerinin imzasıyla TBMM Başkanlığı’na yapılan başvuruda yasa teklifinin anayasaya aykırı olduğu belirtilerek; “Gazi Meclis; aziz milletimize yönelik her türlü alçak teşebbüse girişmiş olan hain bir terör yapılanmasının, yasama faaliyeti adı altında meşrulaştırılacağı bir zemin değildir” denildi. Zaten başından beri bu sürece karşı duran İYİ Parti, yaptığı muhalefetle Türk Milletine öncü olmaktadır. Aynı şekilde bu teklife şiddetle karşı çıkan Zafer Partisi, Adalet Partisi ve Bağımsız Türkiye Partisi de Türk Milletinden övgü almaktadır.

TBMM Başkanlığı’na sunulan 12 maddelik teklif, 8 Ağustos Cumartesi günü TBMM Adalet Komisyonunda görüşüldü ve AKP, MHP, CHP, YENİ Parti, DEM Partinin oylarıyla kabul edildi. Buna göre terör örgütü PKK/KCK’nin silah bırakmasının güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi gerekecek. Teklif, örgüt üyeliği, yardım ve propaganda suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen bazı suçlar için soruşturma, kovuşturma ve ceza infazlarının ertelenmesini öngörmektedir. Kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar ise kapsam dışında bırakılmaktadır. Teklife göre ceza davaları 5 yıl ertelenenler iki, 10 yıl ertelenenler üç yıl geçtikten sonra kurul kararıyla siyasi partilere üye olabilecek, aday gösterilebilecek. Düzenlemenin uygulanması Milli Güvenlik Kurulu’nun PKK/KCK ile bağlantılı yapıların feshedildiğini ve silahların tamamen bırakıldığını tespit etmesi şartına bağlanmaktadır.

Komisyonda kabul edilen teklife göre Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden bir kurul oluşturularak, bu yasa kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi sağlanacak. TBMM Başkanlığınca bu kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulacak. Keyfiyete çok uygun olan bu yasa, açıkça anayasaya da aykırıdır.

Topluma sadece terörün sona ermesi ve örgütün silah bırakması olarak sunulan sürecin, bununla sınırlı kalmayacağı bellidir. Eşit yurttaşlığın güvence altına alınmasını isteyen DEM Parti eş genel başkanı Tuncer Bakırhan’ın “çerçeve yasayı güçlendirecek siyasi, hukuki ve idari düzenlemeler sonbahardan itibaren hayata geçirilmelidir. Sonbaharda Meclis’in açılışıyla beraber bir yol haritası çıkarmalıyız” söylemi yapılmak istenenleri açıklamaktadır. Cumhuriyet düşmanlığı temelinde yapılan bu küstah açıklama ve isteklere göre başta üniter yapı ve ulus devlet olmak üzere kurucu değerlerin yok edilmesi amaçlanmaktadır.

MHP genel başkanının ‘kurucu önder’ dediği terör örgütünün çocuk katili başı, yasa teklifi hazırlayan bir konuma getirildi. Emperyalizmin öncülüğünde yürütülen bu sözde ‘terörsüz Türkiye’ projesinin nereye varacağı bellidir: ‘özgürlükçü sivil anayasa.’ Kısaca Türkiye’nin bölünmesine doğru gidilebilecek bir sürece doğru yol alıyoruz.

9 Ağustos Pazar günü TBMM’de şehit yakınları ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifi kabul edilerek yasalaştı. Gecikmiş olan bu düzenlemenin, çerçeve yasanın toplumdan tepki almaması için yapıldığı belli olmaktadır.

Sözde ‘terörsüz Türkiye’ adı altında PKK terör örgütünün muhatap alınmasına, terör örgütünün eli kanlı başının siyasi aktöre dönüştürülmesine ve terör örgütü üyelerine özel hukuki yollar açılmasına onay vermek açıkça ihanettir. Bu ihanete ortak olanlar, Adalet Komisyonunda teklife kabul oyu verenler, bugün 10 Ağustos tarihinde, üstelik Sevr Antlaşmasının 106. yıl dönümünde TBMM Genel Kurulunda ihanetlerine devam edecekler mi? Bunu hep birlikte göreceğiz; ya Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlı kalacaklar ya da emperyalistlerin işbirlikçileri olarak kalacaklar. Bu nedenle TBMM’de bu yasaya evet oyu verecek milletvekilleri tarih önünde sorumlu olduklarını unutmamalıdırlar.

13 Temmuz 1959 tarihinde İstanbul’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ankara’da tamamladı. Jeoloji Mühendisliği Bölümü (1983) ve İşletme Bölümü (1998) mezunu. Lisans üstü çalışmalarını Trafik Planlaması ve Uygulaması anabilim dalında (2002) ve Hayvancılık İşletme Ekonomisi anabilim dalında (2003) tamamladı.1983-1985 yıllarında ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1986-1987 yılları arasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda yedek subay olarak askerlik görevini tamamladı. 1988-2006 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalıştı. 2006-2018 yılları arasında Gazi Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalıştı. Gazi Üniversitesi’nin bölünmesiyle 2018 tarihinden beri Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalışmaktadır.1993 yılında “Bilgisayara Giriş ve Basic” ile “Fotogrametri” kitaplarını yayınladı. Mart 2019 tarihinde “İnadına Cumhuriyet” adlı kitabını yayınladı. Kasım 2021 tarihinde “Türkiye Uçuyor” adlı kitabını yayınladı. Bir süre Cumhuriyet ve Ulus Gazeteleri ile Türkiye Sorunları Dergisi’nde yazı yazmıştır. Kasım 2005-Haziran 2020 tarihleri arasında İlk Kurşun Gazetesi’nde her hafta yazıları yayınlanmıştır. Halen Azim ve Karar Sitesinde yazı yazmaktadır.“Parçalanma Dil İle Başlar” makalesiyle, Dil Derneği tarafından 26 Eylül 2016 tarihinde 84. Dil Bayramı Onur Ödülü’ne layık görülmüştür. Atatürkçü Düşünce Derneği’nin eski Genel Sekreteri’dir. 1961 Anayasası ve Çağdaş Demokrasi Vakfı’nın Başkanı’dır. Halen Tüm Öğretim Elemanları Derneği’nin (TÜMÖD) Genel Sekreteri’dir. Evli ve iki çocuk babasıdır.