O Fotoğraflar – Suay Karaman Yazdı

O Fotoğraflar – Suay Karaman Yazdı
Yayınlama: 06.10.2025 19:41
A+
A-

1 Ekim Çarşamba günü TBMM Genel Kurulu’nda yapılan özel oturumla yeni yasama yılı açıldı. TBMM’de geçen yıl yapılan açılış töreninde, ‘normalleşme, yumuşama’ süreciyle birlikte CHP Genel Başkanı ve bazı milletvekilleri ‘makama saygı’ amacıyla Tayyip Erdoğan Genel Kurul Salonu’na geldiğinde ayağa kalkmıştı. Bazı milletvekilleri ise kuliste beklemişti.

Bu yıl CHP sözcüsü; “böyle bir siyasi ortamda biz Cumhurbaşkanı’nı ne oturarak ne de ayakta karşılarız. Bizim nezdimizde meşruiyetini yitirmiştir” açıklamasını yaptı. Bunun üzerine belediyelere yönelik operasyonlar, belediye başkanlarının tutuklanması ve CHP’ye karşı yapılan yargı darbelerini protesto amacıyla bu yıl TBMM’nin açılışına CHP katılmadı.

Aslında bu yıl CHP’nin neden TBMM’nin açılışına katılmadığını sorgulamak yerine, geçen yıl neden katıldığını sormak gerekir. Ülkeyi 22 yıldır başta ekonomik kriz, hukuksuzluk, eğitimsizlik olmak üzere büyük sıkıntılara sokan bir iktidar ile nasıl ‘normalleşmeye’ gidildiği tartışılmalıdır. CHP yönetimi, verdiği aceleci ve yanlış kararlarla kendi geleceğini de zora sokmaktadır.

TBMM’de bu yasama yılında PKK terör örgütünün sözde kendini feshi ve sembolik silah bırakma sürecinin ardından ‘entegrasyon’, ‘umut hakkı’, ‘infaz yasası’ gibi konular başta olmak üzere trafikten boşanma davalarına kadar birçok düzenlemeler bulunan yeni yargı paketi için yoğun çalışmalarda bulunulacaktır. Geçen yıl TBMM açılış töreninde MHP genel başkanının DEM partili yöneticilerle tokalaşmasıyla başlayan süreç, bu yasama yılının açılışında daha da ileri gitti ve açılış kokteylinde ilginç görünümlere neden oldu.

Fotoğraflardan yansıyanlara göre, cumhur ittifakına DEM parti, Gelecek ve DEVA partileri de katılacak gibi görünüyor. Zaten ihanet komisyonunu İYİ Partiden başka olumsuz gören yok. Bu durumda önümüzdeki günlerde anadilde eğitim, anayasadan Türk Milleti kavramının çıkarılması, PKK terör örgütünün bebek katili başına ve teröristlere af çıkarma girişimleri başlatılacaktır. Kısacası, el birliğiyle Türkiye Cumhuriyeti’ni tasfiye girişimlerine yol açılacaktır.

Son yerel seçimlerde CHP ile DEM partinin seçim işbirliği yapmasına tepki verip, terörle işbirliği içinde olduğunu söyleyen AKP ve MHP, şimdi DEM parti ile demlenmeye başladı. CHP ile işbirliği yapan DEM parti için ‘terörist’ diyenler, şimdi siyasi iktidarın açılımına destek olunca, el üstünde tutulmaya başlandı. Aslında, DEM Parti genel başkanının TBMM’nin açılışında Tayyip Erdoğan’a bakışlarını yansıtan fotoğraflar, her şeyi açıklamaktadır. İhanet komisyonunun durumu ve ülkemizin getirilmek istendiği süreç bu fotoğraflardan açıkça görülmektedir. Tayyip Erdoğan, iktidarını sürdürmek için kanlı bıçaklı olduğu rakiplerini yanına çekerken, CHP’ye de operasyon üstüne operasyon yapmaktadır.

Ana muhalefetin çok kararlı ve dik bir duruş göstermesi gerekmektedir. Açıkça siyasi iktidar tarafından CHP’yi bölme girişimleri sürdürülmektedir. Bunun için CHP, içindeki sıkıntıları bir yana bırakarak ülkenin gerçek sorunlarına eğilmeli, çözüm yollarını ve önerilerini sıralamalıdır. Onlarca miting yapan CHP yönetimi, sorunu cumhurbaşkanlığı seçiminin dışına taşımalı ve ülke gündemine vurgu yapmalıdır. Toplumun gözünde güvenilirliğini yitiren ve gittikçe zayıflayan siyasi iktidara karşı, doğru zamanda ve doğru eylemler yapılmalıdır.

29 Eylül Pazartesi günü bir televizyon programına katılan CHP Genel Başkanı, uzun konuşmasında bir parti meclisi üyesini överek, Kürt, muhafazakâr ve türbanlı olduğunu söyledi. CHP ancak, emperyalizm karşıtı, Kemalizm’in ilkelerini benimseyen ve tam bağımsızlıktan yana olanlar ile çağdaşlaşmayı yakalayabilir. Genel başkanın söylemleri kurucu ilkeleri görmezden gelmek ve partiyi dönüştürmekten başka bir işe yaramaz. CHP, kendi kurucu ilkeleriyle iktidara geleceğinin bilincinde olmalıdır. Sağdan gelenlerle, bölücü ve cemaatçilerle sürekli muhalefette kalacağını görmelidir.

4 Ekim Cumartesi günü Bolu’da basın temsilcileriyle görüşen CHP genel başkanı, TBMM açılış kokteylindeki o fotoğraflara tepki verilmesini eleştirmiş ve büyük üzüntü duyduğunu bildirmiştir. Beraber mücadele verdikleri muhalefet partilerine sahip çıkmak gerektiğini söyleyen CHP genel başkanı, o fotoğrafları yanlış değerlendirmektedir. AKP genel başkanına hayran hayran bakan, laiklikle sorunları olan ve gerektiği zaman dönen muhalefet yöneticilerine destek vermek, CHP genel başkanının işi değildir. CHP’nin iyi yönetilemediği ve sürekli çelişen söylemlerle politika üretilemediği çok açık olarak görülmektedir. Miting yapmanın ötesinde, verilen mesajların önemi vardır. Uzun, anlamsız ve gereksiz söylemlerle, ülkemizin sorunlarını çözmek olanaksızdır.

CHP yönetimi yok edilmek istenen kendi tarihsel ve ideolojik kimliğine sahip çıkmadan ve siyasi iktidarın kurduğu baskıcı rejimle gerçek bir hesaplaşmaya girmeden başarılı olamaz. Bunun yolu da kurucu ilkelerine sıkıca sarılmaktan ve Altı Ok temelinde yeniden yapılanmaktan geçer.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

13 Temmuz 1959 tarihinde İstanbul’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ankara’da tamamladı. Jeoloji Mühendisliği Bölümü (1983) ve İşletme Bölümü (1998) mezunu. Lisans üstü çalışmalarını Trafik Planlaması ve Uygulaması anabilim dalında (2002) ve Hayvancılık İşletme Ekonomisi anabilim dalında (2003) tamamladı.1983-1985 yıllarında ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1986-1987 yılları arasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda yedek subay olarak askerlik görevini tamamladı. 1988-2006 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalıştı. 2006-2018 yılları arasında Gazi Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalıştı. Gazi Üniversitesi’nin bölünmesiyle 2018 tarihinden beri Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalışmaktadır.1993 yılında “Bilgisayara Giriş ve Basic” ile “Fotogrametri” kitaplarını yayınladı. Mart 2019 tarihinde “İnadına Cumhuriyet” adlı kitabını yayınladı. Kasım 2021 tarihinde “Türkiye Uçuyor” adlı kitabını yayınladı. Bir süre Cumhuriyet ve Ulus Gazeteleri ile Türkiye Sorunları Dergisi’nde yazı yazmıştır. Kasım 2005-Haziran 2020 tarihleri arasında İlk Kurşun Gazetesi’nde her hafta yazıları yayınlanmıştır. Halen Azim ve Karar Sitesinde yazı yazmaktadır.“Parçalanma Dil İle Başlar” makalesiyle, Dil Derneği tarafından 26 Eylül 2016 tarihinde 84. Dil Bayramı Onur Ödülü’ne layık görülmüştür. Atatürkçü Düşünce Derneği’nin eski Genel Sekreteri’dir. 1961 Anayasası ve Çağdaş Demokrasi Vakfı’nın Başkanı’dır. Halen Tüm Öğretim Elemanları Derneği’nin (TÜMÖD) Genel Sekreteri’dir. Evli ve iki çocuk babasıdır.