Ekonomist Bartu Soral Sanayimizin temel sorunlarını ve çözüm yollarını açıkladı

Kalkınma ekonomisti-yazar Bartu Soral sanayimizin temel sorunlarını açıkladı ve bu temel sorunların giderilmesi için çözüm önerilerini sıraladı.
Bartu Soral sosyal medya hesabından ” 21.Yüzyılda Türkiye’nin Sanayi Programı” başlığıyla yaptığı açıklamada Sanayinin temel sorunlarını açıklarken “Çözümün birinci anahtarı; eğitim devrimidir” ifadesini kullandı.
Soral’ın açıkladığı ” 21.Yüzyılda Türkiye’nin Sanayi Programı” şöyle:
Türk sanayisinin temel sorunları
- Türk sanayi orta ve yüksek teknoloji gerektiren tüm sektörlerde net ithalatçıdır.
- Net ihracatçı olduğumuz sektörler sadece emek yoğun sektörler olan tekstil ve yaş sebze-meyvedir.
- Sanayimiz düşük teknoloji ile üretim yapmaktadır. Teknoloji geliştirmek için gereken Ar-Ge harcamaları yetersizdir. Üniversite-özel sektör-kamu iş birliği yoktur. Plan zaten yoktur.
- Dış ticaret açığı verdiğimiz temel sektörler; Petro-Kimya, Makine-Teçhizat ve Metal Sanayidir.
Çözümün 1.anahtarı eğitim devrimidir
- Sanayi üretimi, teknoloji geliştirme bir zihniyet devrimidir. Zihniyet devrimi eğitim kalitesinin yükseltilmesi ile mümkündür. Uluslararası bir sınav olan PISA’da 79 ülke arasında Matematik alanında 43, Bilim alanında 40. sırada olan ülkemizin bu sorunu çözmeden kalkınması çok zordur. Ancak tek başına eğitim de yeterli değildir.
Çözümün 2. anahtarı Petro-kimya ve ağır-sanayide 3 dev tesis
- Petro-Kimya, Demir-Çelik ve Makine-Teçhizat sektörlerinde kamu ortaklığı iledev, entegre, küresel rekabete girebilecek üç tesis kurulmalıdır.
- Petro-Kimya Sektöründe kurulacak dev tesis “5 Petkim” büyüklüğünde ölçeklendirilecektir.
- Demir-Çelik ve Makine-Teçhizat, üretim makinelerini üreten tesislerdir. Ağır sanayidir.
- Bu üç alanda ülkemize kazandırılacak dev entegre tesisler Türkiye’nin uzun yıllardır yakasına yapışan döviz açığı sorununu bitirecektir.
Çözümün 3. anahtarı; ara malı üretimin tekrar canlandırılmasıdır
- Türkiye 2002’den itibaren zaman içinde aramalı üretiminden çekilmiş, üretim ithalata bağımlı hale gelmiştir. Sebebi yanlış makro ekonomi ve kur politikalarıdır.
- Bu fasit daire kırılmalıdır. Üretim çarklarının tekrar dönmesi ancak doğru makro ekonomi, para, maliye ve kur politikaları ile mümkündür. Aynı zamanda sektör spesifik teşvik verilmeli, milli özel sektörün üretim yapması desteklenmelidir.
- Bu amaçla önce ara malı üretiminin mevcut durumu, üretim ve tedarik ilişkileri, teknoloji düzeyleri saptanmalı, ardından iç pazar ve çevre ülkelerin ihtiyaç analizleri de eklenerek planlama yapılmalıdır.
Çözümün 4. anahtarı; Ar-Ge harcamalarında kamu öncülüğüdür
- Teknoloji geliştirmenin temeli “araştırma geliştirme” harcamalardır. Ar-Ge harcamaları yüksek ve geri dönüş süresi belirsiz yatırımlardır. Bu sebeple Ar-Ge’nin öncüsü, yatırımcısı kamu olmalıdır.
- Teknoloji geliştirme; savunma sanayi, imalat sanayi, ilaç, gübre, tohum gibi sektörlerin yerli ve katma değerli olması açısından hayati önemdedir.
Çözümün 5. anahtarı; sanayi yatırımları için teknik eleman yetiştirilmesidir
- Yatırım yapılacak sanayilerin ihtiyaç duyacağı mavi yakalıteknik donanımlı elemanların yetiştirilmesi için MEB-Özel Sektör-TÜBİTAK iş birliği mevcut okulların eğitimi yenilenmelidir.
- Sanayi üretimi, teknoloji geliştirme bir zihniyet devrimidir. Zihniyet devrimi eğitim kalitesinin yükseltilmesi ile mümkündür. Uluslararası bir sınav olan PISA’da 79 ülke arasında Matematik alanında 43, Bilim alanında 40. sırada olan ülkemizin bu sorunu çözmeden kalkınması çok zordur.









