Okullar tatil olduğu gün park izlenimleri: “Gençlik nereye koşuyor?” – Yusuf İpekli Yazdı

Okullar tatil olduğu gün park izlenimleri: “Gençlik nereye koşuyor?” – Yusuf İpekli Yazdı
Yayınlama: 27.06.2026 13:01
A+
A-

Günün tarihi ilginç: “26/06/2026

Bu ilginçliğin sebebi sadece rakamlardaki ahenk değil elbette.

Bugün 18 milyon öğrenci karne aldı.

Karne alanların sayısı Hollanda, ​Kamboçya, Çad, Belçika, Yunanistan, ​İsveç, ​İsviçre, Avusturya, Bulgaristan, Küba, ​Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Azerbaycan gibi ülkelerin nüfusundan fazla. Bu sayıya karne verenleri de ekleseniz ülke sayısı uzar gider.

Eğitim öğretim yılı boyunca görevim gereği yaptığım okul ziyaretlerinde elde ettiğim bulgulardan dolayı kendime, “Bu yıl sonunda okulların çoookkkk özel durumu ne olacak?” sorusunu yöneltmiş, sene sonunda meseleyi enine boyuna irdeleme kararı almıştım.

Bunun için elime bir kupa çay alarak öğle arasında okulun yanındaki şu meşhur parka gittim.

Tahmin ettiğim gibi park fıkır fıkır öğrenci kaynıyor.

Kimi banklara kurulmuş kola, çekirdek yapıyor, kimi çimenlere uzanmış sigara ve/veya enerji içeceği içiyor.

Seyyar sandalyeme kurulup seyre başladım.

O arada kızın birisi öğle bir küfür etti ki sadece ben utanmakla kalmadım yer, gök, ağaç, kuş, toprak, böcek utandı.

Sevgilisi cevap verdi ben de senin ta…

Kız sırıtsa iyi varıp çocuğun boynuna sarıldı.

Diğer kız elinde telefon çığırma başladı, “Tuğba bi garış boyuynan neler yaşıyor neler, salak sen nerede kaldın?

Kalkıp bir başka gruba yanaştım.

Biri hava atıyor, “71 gün devamsızlık yaptım, ŞÖK ne ise ŞÖK ile geçirmişler.” Öteki el hareketi ile cevap verdi. “Hiç bir sınava girmedim, ben de geçtim.” Mor saçlı kızarak açtı telefonu, “Öf be anne gene başladın, şurda iki geyik yapıyoruz…

Sırada üçüncü grup var.

Biri elinde oğlak bacağı gibi sigaradan derin bir nefes çekip başladı karşısındakini fırçalamaya, “Oğlum sana fıstık gibi kız ayarladık mal gibi dikiliyon. Yanına otur yoksa gelip ben öpeceğim.

İlkokul, ortaokul, lise öğrencileri parkta diyecekken bir cayırtı kopmaz mı?

Aman Allah’ım beş altı kişilik kız erkek öğrenci grubu saç saça birbirine girmiş.

Benim gibi çoktan altmışı devirmiş insanlar hayret içinde…

Az ötede ağzında tek dişi kalmış kadın uğunuyor, “Başımıza daş yapacak ellağam!

Kıvrak kıvrak daldan dala konar gibi konuşan çocuk el sallıyor o ara, “Ev biti olmuş oğlum camız gibi yatıyorlar.

Kolları döğmeden coğrafi haritaya dönmüş kız durur mu, “Haydin öteki parka gidelim, kola kafa yapmıyor, sevgilim bana tapmıyor.” deyince oturdukları kamelyayı öylece bırakıp kalktılar. “Beklen bizi geliyok.

Aman Allah’ım ilkokul talebesi olduğu her halinden belli olanı ağlıyor. Benimki köye gidiyomuş, karnıma ağrılar girdi, şimdi ben yapacağım?

Dalmışım!

Saate bakınca irkildim, torunların karnesi nasıl acaba?

Sorun olmadığını anlayınca bir yanım sevindi diğeri üzgün…

Şimdi size elimde bilimsel bir istatistik olmadan bir şey söyleyeyim mi?

Bugün, bu parkta, gözümüzün önünde yaşanan bu acı manzara 783 bin kilo metre kareden oluşan güzel ülkemin yüzlerce parkında aynen yaşanmakta.

Sizi anlıyorum. Diyorsunuz ki,

1) 103 yıllık cumhuriyetin milli eğitim bakanlığı yaşanan bu tarihi gerçeklerin farkında değil mi?

2) Başında millli yazan bakanlığın koltuğunda oturan muhterem ne yapıyor?

3) Ya Gençlik ve Spor Bakanlığı ya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı…

Duydum, yine dediniz ki onlar çoktan siyasi mefta olmuş politikacı eskilerini birbirine yamayarak butlan yarattılar. O butlancılar ise pası alıp arınma diye diye kör karanlığa gol attılar. Sadece gol mü, hayır hayır, bu gençlere umut olacak seçmeni, teşkilatı, kadroları, yarınları sattılar yarınları.

Bir ara seksenli, doksanlı, iki binli yıllara döndüm. Karne öncesi yapılan karne parası kavgaları aklıma geldi. Karne parası yüzünden açılan soruşturmalarda yaptığım muhakkikler, geçirdiğim soruşturmalar aklıma geldi.

Hani dedim ki, o yıllarda karneler törenle dağıtılır, okullar bütün marifetini sergilerdi.

Şimdi mi…?

Şimdi sorumsuzluk içinde geçirilen bir eğitim öğretim yılında yaşananlar geldi geçti gözümün önünden. Katliamlar yüreğimin ta ortasına oturdu. Ve neden dedim neden bu gençler bu hale getirildi? Ve sordum yine ben bana ne olacak halimiz?

Zile beş kala toparlanıyordum biri bağırdı hoca hoca yaz bunları yaz. Ekledi arkasından, gerçi muhatabı okumazlar, okusalar da anlamazlar, anlasalar da butlan derler haydi sen de umutlan…

Ne de olsa umut fakirin ekmeği azizim umut fakirin yavan ekmeği!

YAZARIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN 

1964 yılında Ankara Kalecik doğdu. Sınıf öğretmeni, Türkçe bölümü mezunu, halen özel eğitim öğretmeni. Edebiyatla ilgileniyor. Eserleri 1.Çığlığa çağrı (Şiir) 2.Sensiz akşamların yorgun geceleri (Şiir) 3.Gökyüzüne kafa tutan sağanak (Şiir) 4.Okulumuz Avrupa'da (Gezi Yazıları) 5.Benekli Çocuk Şiirleri) 6.Bir Garip Gönül Hikayesi (Şiir) 7.Oba (Roman)