Eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı – Yusuf İpekli Yazdı

0
A+
A-
Atalarımızın çok değerli bir sözü olan bu cümle, Ekşi Sözlük tarafından, “Yaşlı teyze repliği, yaşlı teyzeler, kendilerine “evlendirelim seni” tarzı takılanlara “eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı” diye cevap verir; yaşlandım, kim ister ki beni, benden geçti…”olarak ele alınmış.
Bu söz için TDK, “Her şeyin yenisi sevilir.” demiş.
Her şeyden kasıt ev, araba, eşya, kıyafet gibi nesneler değil elbette düşünce, fikir, eylem, tavır, vaat kastedilmiş olmalı.
Ben söyleyeceğimi söyledim.
Gerisini pamucağı alerji yapan üç kuruşluk kavak gibi oradan oraya sallanan butlan-anlar ile halkın gönlünden şutlan-anlar düşünsün…
Ne çok söze gerek var ne de boş söze!
YAZARIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
1964 yılında Ankara Kalecik doğdu. Sınıf öğretmeni, Türkçe bölümü mezunu, halen özel eğitim öğretmeni. Edebiyatla ilgileniyor. Eserleri 1.Çığlığa çağrı (Şiir) 2.Sensiz akşamların yorgun geceleri (Şiir) 3.Gökyüzüne kafa tutan sağanak (Şiir) 4.Okulumuz Avrupa'da (Gezi Yazıları) 5.Benekli Çocuk Şiirleri) 6.Bir Garip Gönül Hikayesi (Şiir) 7.Oba (Roman)
Benzer Konular
Feyzi Coşkun’un “Çalışma İlişkileri Açısından TÖB-DER” (Eğitim-İş Yayınları) başlıklı çalışması, Türkiye’nin sendikal geçmişine ve toplumsal mücadele tarihine kıyısından köşesinden ilgi duyan herkesin kütüphanesinde mutlaka bulunması gereken bir eser. Coşkun, karşımıza sadece bir derneğin kronolojik tarihini çıkaran sıkıcı bir kronoloji koymuyor. Aksine, 1970’lerin o her anı hareketli, kutuplaşmış ama bir o...
Dünya, yalnızca ekonomik dengelerin değil; güç merkezlerinin, ticaret yollarının, enerji hatlarının ve jeopolitik önceliklerin yeniden şekillendiği tarihî bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Bu yeni dönemde devletlerin kaderini belirleyecek temel unsur, sahip oldukları doğal kaynaklardan çok, bunları hangi akıl ve hangi stratejiyle yönettikleridir. Türkiye de bu büyük dönüşümün dışında kalamaz. Bilakis, bu...
Bölünmüş Ev Konuşması, ABD’nin 16. Başkanı olacak olan Abraham Lincoln tarafından 16 Haziran 1858’de yapılan ünlü bir konuşmadır. “Kendi içinde bölünmüş bir ev ayakta kalamaz.” Lincoln bu sözü kullanarak, Amerika Birleşik Devletleri’nin kölelik konusunda ikiye bölünmüş halde uzun süre yaşayamayacağını savundu. O dönemde bazı eyaletlerde kölelik serbest, bazılarında ise yasaktı....
Bugün emperyalizmin isteği doğrultusunda CHP’nin bölünmesi adım adım gerçekleşmektedir. Yazılı ve görsel medyada yapılan algı operasyonları da bunu desteklemektedir. 9 Haziran Salı günü CHP grup toplantısı öncesinde sabahtan itibaren TBMM kapısında biriken insanların karşılıklı hakarete varan söylemleri ve itişmeleri ibretle izlendi. Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısı için TBMM’ye gelmekten son anda...
Siyasetin de bir tabiatı vardır. Bazıları fırtına koparır, bazıları sadece perdeyi sallayıp geçer, bazıları tarih yazar, bazıları ise tarihin dipnotuna dönüşür. Son aylarda CHP içerisindeki tartışmalara bakınca insanın aklına sık sık eski bir Anadolu hikmeti geliyor. Hani şu büyük gürültülerin ardından söylenen söz: “Dağ fare doğurdu.” Çünkü ortada gerçekten de...
Yasal olarak 26 Haziran beklense bile okullar fiilen ha kapandı ha kapanacak, tatil başladı denebilir. Lise Giriş Sınavı da yapıldı çünkü. Bu arada okullarda da son sınavlar tamamlandı. Öğretmenler aman bana kimse dokunmasın diye bu sınavları göstermelik yaptı, yapıyor. Galiba bütün öğrenciler toptan sınıf geçecek. Peki sınavlar neden göstermelik hale...
Ülkemiz son yıllarda ilginç bir süreçten geçiyor. Bu süreç, tarafların nerede, nasıl, neyi, ne zaman ve ne şekilde savunduklarının paradoksal bir sürecidir. Bu süreçte kimin hain, kimin vatanperver, kimin demokrat, kimin milliyetçi olduğuna dair bir kargaşa yaşanmaktadır. Tuhaftır; bir partiyi usulsüz ve yolsuz bir şekilde ele geçirdiğinizde ve kazandığınızı sandığınız...
15.06.2026 21:00
Demokrasi Kılığında ‘’Erdemsizlik’’ – Prof.Dr. Duran Bülbül Yazdı için yorumlar kapalı
Ülkemizde şehirli zannettiklerinizin çoğu kasabalı… Kasabada yaşayanlar alınmasınlar; bu kavram, yaşam tarzı, yönetim biçimi ve değer yargılarında arada kalmış olmanın ifadesidir. Şehirli olmak isterler ama çatalı tutuşundan; traktör kullanır gibi son model arabanın şoför koltuğuna oturuşundan; cümle kurmasından şehirli olamadığı anlaşılır. Şehirli gibi giyinmeye çalışsalar da kültürel uyum kolay olmuyor....








