Garabet (Devam) Serisi – 2025 / Melih Demirel Yazdı

Garabet (Devam) Serisi – 2025 / Melih Demirel Yazdı
Yayınlama: 27.01.2025 17:32
A+
A-

Hatırlatma ;

Her bir şeyin çabucak unutuluverdiği canım ülkemizde ;

‘’ AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılını ‘’AİLE’’ yılı ilan etmişti…’’

Emekliye atfedilen 2024’ü, emekliyi enflasyon enkazının altında bırakarak uğurlarken, pekte inanmadığımız, ancak yine de  ‘’Fakirin ekmeği Umuttur.’’ Mottosuyla karşıladığımız 2025’in son haftasının, ilk yazısına hoş geldiniz. ‘’Hoş geldiniz’’ dediysem de, lafın gelişi. Malumunuz pek hoş değiliz…

23.Yılına girdiğimiz ‘’Garabet’’ serisinin, 2025’inin ilk ayını yine ‘’Bu kadarı da olmaz’’ diyerek uğurluyoruz. Şaşırmayarak ve maalesef ki acılarla harmanlayarak…

Siyasi tutuklamalar, hukuk ihlalleri, minareye göre kılıf uydurmalar, muhalefet basiretsizliği vs.vs. hadi normalleştirdik, olağanımız oldu, sindik sustuk veya üç gün konuştuk sonra unuttuk.

Peki Acılarımızı ne ara normalleştirip, insanlığımızı nerede unuttuk ?

Malumunuz Bolu, Kartalkaya. Sil Kartalkaya’yı düzeltiyorum yeni adı Facia! 78 insan, 78 can, 78 hayat, 78 Umut öldü. Deprem olmadı, sel almadı, yıldırım çarpmadı. Kıssadan hisse, adına ‘’Kader’’ veya ‘’Fıtrat’’ diyebileceğiniz, bir hadiseden değil, birileri para kazanmayı insan hayatının daha önünde tuttuğu için, 78 insanımız diri, diri yandı, dumandan boğuldu. ÖLDÜ!.

2025 Aile yılının ilk ayında,  aileler çocuklarını ‘’Belki yaşar’’ umuduyla, pencerelerden attı! Düşen çocukta öldü, içerde kalan ana babada! 2025 Aile yılının ilk ayında , insanlar ailecek eğlenecekleri, üşürlerse hadi en fazla kat kat giyinecekleri tatillerinde, kat kat kefen giydirilip, cesetleri Tavuk tırlarına konuldu!

Hoş geldiniz demiştim değil mi? Hoş geldiniz adına ‘’Aile’’ denilen, GARABET yılına…Lafın gelişi yani…

78! Bakın, yazması ve okuması basit sadece yaşaması değil. Gerçi daha önceleri Soma’da 300 yazılmışlığı da var. 6 Şubatlarda binler, yüzbinlerde… Daha da yazılmış sürüyle örnekte… Yazması kolay dedim ya yaşaması değil. Tabi bir de hesap vermesi gereken yerde, ‘’Benim değil, onun suçu! ‘’
diyenler var ki, çıldırırsın! Beyler alının, gücenin, hani sizden çok beklenilen bir şey değil, altı sıcaktır nitekim, koltuklarınızı terk edin isterseniz… Ancak yerin dibine batsın insan hayatı üstünden tartıştığınız siyasetiniz!

GARABET! ki, ne Garabet… bir yandan Hak, Hukuk ve Adalet mücadelesi verirken, diğer yandan yanmış  hayatlara matem… Bir daha bunlar yaşanmasın diye açtığımız, ama daha da beterini yaşadığımız cephelerde sürüklenip gidiyoruz! Beylerin keyfi yerinde! Ölüm onlara uğramadığı sürece, 5 dakika uğrayıp, o anıda fotoğraflayıp cenazelerde bende buradaydım dedikleri siyasi PR’dan fazlası değil…

Yazımın sonlarına doğru gelirken, duvarda, sağ tarafımda başında Kalpağıyla bana bakan ‘’Mustafa Kemal Atatürk’’ den  aldığım güç ile söylüyorum!

‘’Ya bir yol bulacağız, yada bir yol açacağız…’’ ve bu Garabetten kurulacağız!

Başımıza yıllardır,  ilmek ilmek  felaket örenlerden…

Her sene bize bir acıyı andıranlardan…

Muhalefetin basiretsiz, vizyon kısırı, çarkçı, Şakşakçılarından…

Her devrin adamlarından…

Hoş… Hoş bulmadık… Bu sefer lafın delişi değil, gerçeği…

Siyasetçi, İktisatçı ve Köşe Yazarı