Geldikleri Gibi Giderler – Nafiz Şahin Yazdı

Atatürk Dolmabahçe önüne demirlemiş İtilaf Devletleri donanmasını görmüştür.
Yanındaki yaveri Cevat Abbas, gemileri görünce ağlamaya başlamıştır.
Atatürk, yaverine döner, der ki;
‘’Ağlama çocuk geldikleri gibi giderler.’’
Dün CHP Genel Merkezi’nin maşalar ve faşolar tarafından işgal edildiğini gören Mahmut TANAL hüngür hüngür ağlamaya başlamış…
‘’Ağlama Tanal, geldikleri gibi giderler’’
Onlar haklı değil…
Onlar güçlü…
O güç, onların değil; çanağını yaladıklarının, pervasızca kullandıkları iktidar gücü…
13 seçimde, halkın oylarını altın tepside sunduklarının gücü…
Sabah saatlerinde, Ankara pavyonlarında korumalık yapan mafya bozuntularını da CHP Genel Merkezi’ni basmaya gönderen işte o güç…
Sabah, Genel Merkez’i basmaya gidenler kara gömlekliydiler.
Mussolini’nin şiddet eylemleri için kullandığı Kara Gömlekliler gibi…
O Kara Gömlekliler’in gücü yetmedi Mussolini’yi kurtarmaya…
O faşist, İsviçre’ye kaçarken direnişçilerin eline düştü.
Sen ağlama TANAL, onlar da kaçacaklar…
Faşizmin kölesi kifayetsiz muhterisler de Genel Merkez direnişçilerinden kaçacaklar…
Kimi girdiği seçimleri kaybetmiş, kimi itibarını kaybetmiş zavallı mahlukat, o gün geldiğinde ayakları kıçlarına değerek kaçacaklar
İtilaf Devletleri’nin eteğinin altında saklanan Yunan ordusu gibidirler..
Yargı cübbesinin altına saklanarak koltuk kapmaya çalışan asalaklar da Yunan ordusu gibi, halkın gücü karşısında aciz kalacaklar.
Cübbeli darbe ile koltuk kapmaya çalışan asalaklar…
Onlar cübbeli darbenin eseri…
Darbeler sayesinde muteber olanlar, darbecileri gittiğinde köpekleşirler…
Mahmut Tanal susar, onlar ağlar.
Sen ağlama TANAL, senin arkanda halkın gücü var.
Peşinden gittikleri adam 80 yaşına merdiven dayamış…
Ömrünü ona adamış hayat arkadaşı evde hasta yatıyor.
Onu hasta yatağında bırakıp gidenin, ona bile yararı olmayanın ülkeye ne yararı olur?
Elbette ülke sizi ilgilendirmez; size yararı olsun yeter!
Üzgünüm, size de yararı olmaz.
80’lik adam, ne zaman gider bilinmez ama o gider siz açıkta kalırsınız.
Onun son bir görevi var:
O görev, kendi gömülmeden103 yaşındaki partiyi gömmek…
Şunu bilin ki CHP gömülürse siz de tarihin çöplüğüne gömülürsünüz.
O çöplükteki, Damat Ferit’in yalakası 1. hain Kemal’in yanında size de yer var.
Herkes layık olduğu yeri bulur.
Sen ağlama TANAL, ismin tarihin altın sayfalarında olacak!
Ve sen, o gün geldiğinde o çöplüğe tükürüp geçeceksin!
Bugün, polis zoruyla ev sahibi tahliye edildi.
CHP’nin gerçek sahipleri…
İktidar ve iktidar çanağından beslenenler birkaç gün sonra bu konuyu ‘’İşte bakın CHP’de her zaman karışıklık var’’ diye pazarlayacaklar.
Algı yönetimlerinin üzerine yeni yalanlar katacaklar!
CHP’de karışıklık yok.
İktidar maşası birkaç şerefsiz haine karşı partiyi koruma mücadelesi var.
O şerefsiz hainlerin arkasındaki güç, bu kez halkı aldatamayacak!
Hep oyunlarla, yalanlarla iktidar koltuğuna yapışanların oyunları ters tepecek…
Bir halka rağmen koltuklarına yapışamayacaklar.
Her zaman mağduriyet ekmeğini yiyenler bu kez mağdur yarattılar.
Sonları hüsran…
Bir araya gelemeyenleri bir araya getirdiler.
Tüm muhalefeti birleştirdiler.
Hitler rejimi tarafından önce Alman Demokrat Parti kapatıldı.
Ardından merkez sağ ve muhafazakar partiler baskı ve tehditlerle kendilerini feshetmeye zorlandı.
Muhalefet birleşmezse ne olacağını biliyor.
Hem ülkedeki özgürlüklere hem – elde kaldığı kadarıyla da olsa – çok partili düzene sahip çıkmak hem de başlarına gelebileceklere şimdiden önlem almak için tamamı CHP’ye sahip çıktı.
Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı adayı olduğu süreçte birleştirmeyi beceremediği muhalefeti, bir butlan kararıyla birleştirdi.
Sen ağlama TANAL, her şeyde bir hayır var.
‘’ Sen ağlama çocuk, geldikleri gibi giderler!’’








