Kapitalizme Umut Gerek – Nafiz Şahin Yazdı

Kapitalizme Umut Gerek – Nafiz Şahin Yazdı
Yayınlama: 16.02.2026 17:30
A+
A-

Ayakkabıları kendilerinden önce hedefe ulaşan, büyüyünce de giyer elbiseli çocuk; ellerini saklayan ceketinin kolları boşta sallanırken korkuluğu andırıyordu.

Seyyar korkuluk…

Ayakkabısız çocuklar, onun bu haline bakıp gülüyorlarsa da içten içe özeniyorlardı.

Kocaman, gülünç ayakkabıları bile yoktu.

Ceketleri zaten yoktu.

Gömlekleri göbeklerine yetişemiyordu.

Yürüyen korkuluk, burnu kendisine dönmüş ayakkabılarıyla bakışıp özenilmenin tadını çıkarıyordu.

Zaten tadını çıkartacak başka neyi var ki…

Ona bile özenen çıktı ya!

İşte o korkuluk görünümlü, büyüyünce de giyer elbiseli çocuk büyümedi.

Babasına bile bol gelecek elbiselerini dolduramadı.

Abisinin eskileriyle büyüyen babası da büyümemişti.

Elbise alırken ne kadar büyüyeceğini düşünmüşlerse…

Fesleğen eksen gül bitmez ki…

Küçücük babanın, küçücük çocuğu…

Büyüyünce de giyer elbiseli çocuklar zor büyür.

Kuru ekmekle nasıl büyüsünler…

Fakirler giyimlerine özen gösterirler. Yoksa fakirlikleri belli olacak.

Belki de o nedenle bol elbiseler için ‘’Zengin gösteriyor’’ denir.

Bilmezler ki zengin, zenginlik gösterme peşinde değildir. Ne bulsa sırtına geçirir.

O şık markalar sonradan görmeler içindir..

Parayı bulmuş ama zenginliğe alışamamış ruhu hala fukara…

Memleketimde onlar iktidarın yarattığı kasabalı zenginler…

Yalınayak büyümüş çocuklar…

Dünya markalarının peşinde koşarak parayı bulmanın tadını çıkartırlar.

Geçmişte özendikleri, içlerinde ukde kalmışların peşinde…

‘’Sonradan görmeye jeep bile yetişemez’’ derler.

Onlar fukaralara umut!

Onları gören fakirler nasıl umutlanmasın!

‘’Umutlanma’’ diyemezsin ki…

Kapitalizme köle lazım…

Onların da kulağına bir yerden ‘’Kapitalizm’’ diye bir şey çalınmıştı ama o bir yemek mi, yoksa bilmedikleri bir memleketin ismi mi?

Zaten bilselerdi böyle olur muydu?

Fakirliği kader zanneder, çok çalışarak o kaderi değiştirebileceklerini düşünürler.

Tam da kapitalizmin istediği gibi…

Kapitalizm o umudu sever.

Otobüs durağında beklerken önünden geçen Ferrari’ye bakarak fazla mesaiye kalacak kadar uçuk bir umut…

İşte onlar siyasetçilerin elinin kiri…

Siyaset onların omuzlarında yükselir.

Kapitalizm bu umutları da sömürür.

Siyasetçiler istediğini alır, onlar büyüyünce de giyer ayakkabılarıyla baş başa kalır.

1957 Trabzon doğumlu. 1980 yılında AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. 1978 yılında Ankara Belediyesi Basın Yayın Müdürlüğü’nde çalışmaya başladı. Ardından Çankaya Belediyesi Eğitim ve Kültür Müdürlüğü ile Kültür Bakanlığı Protokol Müdürlüğü görevlerinden bulundu. Kültür Bakanlığı Basın Danışmanı, Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı ve Azerbaycan ile Kırgızistan Büyükelçilikleri nezdinde Kültür ve Tanıtma Müşaviri olarak çalıştı. 2013 yılında emekli olduktan sonra Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu’na danışmanlık yaptı. Yurtiçi ve yurtdışında 8 fotoğraf sergisi açtı. Ankara’nın Martıları ve Politik Hacı isimli yayınlanmış iki kitabı bulunuyor.