Kartal ve avın hikayesi – Melih Demirel Yazdı

Kartal ve avın hikayesi – Melih Demirel Yazdı
Yayınlama: 17.09.2025 19:57
A+
A-

Derler ki, kartal avını öldürmeden önce göğün en yüksek noktasına taşır, sonra birden bırakırmış yere. Bu yükseliş, av için bir kurtuluş değil; kaçınılmaz sonun hazırlığıdır. Av, pençenin sıcaklığını güven sanır, yükseklere çıkmayı kurtuluş zanneder. Oysa gökyüzüne taşınmak, toprağa daha sert çakılmanın önsözüdür.

Son günlerde olup bitenler de bana bu hikâyeyi hatırlatıyor. Kader gününün  ertelenişiyle, kendi tercihleri, gaflet, dalalet ve hatta ihanetle kendilerinin hazırladığı mutlak sonun tersine döneceğini zannedenler var. Sanki kaderi atlatmış, engelleri aşmış, hükmü bertaraf etmiş gibiler. Oysa gerçek, çok daha yalın: Pençeden kurtulmuş değiller, yalnızca daha yükseğe taşınıyorlar. Bu sahte sevinç, aslında daha sert bir düşüşün habercisi.

Son kalenin istilacılarının, suni zafer naraları işitiliyor. Sözde yol temizlenmiş, tehlike gördükleri ve düzen çarkına çomak sokacak olanlar  bertaraf edilmiş, gelecek garantiye alınmış gibi davranıyorlar. Ama unuttukları şey şu: Adalet, kartalın sabrı gibidir. Sessiz, ağır ve kaçınılmaz… Zaman zaman ötelenir, ama mutlak son gelir. Gözden uzaklaşır, ama asla yok olmaz. Çünkü kartal, avıyla oyun oynar, onu yormaz; yalnızca bekletir. Ve o an geldiğinde, gökyüzünün zirvesinden yere bırakılan av, acı gerçeğin zeminine çarpar.

Bugün kendini galip sananların gözlerindeki rehavet, yarının çığlığına gebedir. O çığlık, “biz kazanmıştık” diyen dillerde donup kalır. Adalet, göğün yükseklerinde süzülüyor, bekliyor. Pençesinin gölgesi, çoktan üzerlerine düşmüş durumda.

Ve unutmamak gerekir: Kartal avını bırakmaz, yalnızca zamanını doğru seçer.

Bugün kendini kurtulmuş sananlar, aslında daha büyük bir çarpışmanın eşiğinde. Tarih, adaletin kanatlarından yazılır; gökyüzünün sabrı, toprağın sertliğinde son bulur.

Çünkü kartalın gölgesinde yaşayan her av bilir ki, kurtuluş değil; yalnızca ertelenmiş bir düşüş vardır…

Siyasetçi, İktisatçı ve Köşe Yazarı