Kediye kedi diyebilen kaç kişiyiz?

Kediye kedi diyebilen kaç kişiyiz?
Yayınlama: 31.01.2023 19:50
Düzenleme: 01.02.2023 00:28
A+
A-

Kimse kusura bakmasın.
Malzeme bu…

Demokrasi, sadece adını soyadını yazabilen ya da söyleyebilen insan toplulukların rejimi değildir.

Bizdeki demokrasi de, yalnızca adını soyadını söyleyebilenlerin çoğunluk olduğu kadarıyla ancak bu kadar gelişebiliyor. Mevcut siyasi yelpazenin tamamında, sorgulama yoksunluğu içinde olan insan kitleleri ile ancak bu kadar.

Kediye kedi diyebilenlerin rejimidir demokrasi. Düşünebilen, sorgulayabilen ve talep eden aklın.

Şüphesiz ki, seçme ve seçilme hakkı, demokratik  rejimler ve Anayasal çerçevede o toplumun her bireyi için tartışmasız bir hak.

Bu hakkın kullanılmasında, adını soy adını yazabilen de, eğitim merdivenlerinin tüm basamaklarını kat etmiş olan da eşittir bu noktada.

Çok klasik bir genellemeyi hatırlatırsam;
Çoban ve Profesör olayı. Dün bu konuya değinmiştim.

Aslında bu genelleme de ne kadar doğrudur tartışılır.
Günümüze, şahit olduğumuz olaylara bakınca, çoban ve Profesör kıyası dahi bir haksız yargıya yüz tutmuş gibi geliyor bana.
Profesör şok ediyor, çobanın da alnından öpesi geliyor bazı olaylarda.

Ya da, eşşek yine eşşek ise, ha çoban, ha profesör ne fark eder bakınca?
Örnekleri gözümüzün önünde, örnekleri ortada.

Politika ve politikacılara bakmayın siz.
Onlar bu mesleğin erbabıdır.
Hangi mesleğin mi?
Durumdan vazife çıkaranlardır onlar. Çoban da olsa, profesör de olsa kullanılacak malzemedir onlar için ve önlerinde eğilir, bükülürler, sandık tavına vardığınca.

Bir de ilk insanın çözüp de, günümüz insanın adına hayat kavgası dediği ve hala çözemediği karın doyurma ve barınma mücadelesine bakınca, malzeme müsait, çek nereye çekersen yurttaşı o sandık sarmalında.

İster etniği ile sorgula, ister inandığı dini ile oyunu kurgula, istersen ortalarda gezin ve etliye sütlüye karışma;
Bunlar, en elverişli bir  politik yöntemlerdir bakıldığında.

İşin temeli, oyun nedir, oyuncak kimdir ve bu oyunun perdeleri bir açılıp bir kapandıkça gelinecek olunan son nokta nedir sorgulamasında.

Her yurttaş, yaşadığı ülke ve o ülkenin yönetimi hakkında söz ve eylem hakkına sahiptir. Ülke yönetimi için verdiği vekalete dikkat ise, adını soy adını yazabilmek yeterliliğinden fazla şeyler gerektirir kanımca.

Bu malzeme ve maruz kaldığımız gerçeklere de bakınca, şaşırmayalım, şaşa kalmayım içinde kıvrandıgımız bu duruma.

Bizden ya da karşı taraftan olanlar diye baktığımızda, soru soran, hesabı isteyen ve sorgulayabilen yurttaşlar olmak bir zorunluluktur, yoksa yoksa, ne fayda. Birileri oyunu kurar, herkes figürandır o oyunda.

Sorgulayabilen akıl için eğitim şarttır, her ama her konuda.

Kimse kusura bakmasın, malzeme ortada diye söze başlamıştık, böyle de bitirelim son paragrafta.

Kediye kedi diyebilenlerin rejimidir demokrasi. Düşünebilen, sorgulayabilen ve talep eden aklın. Kediye kedi diyebilen kaç kişiyiz bu demokrasi tramvayında?

Atatürk ile kalın.
Selam ile…