Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın videosunu izletti: Montaj videosu değil

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu İstanbul’da Balkan mübadilleri ile buluştu. Buluşmada, Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Balkan göçmenleriyle ilgili yaptığı eski bir konuşmasının videosunu izleterek “Bu bir montaj videosu değil. Zulme boyun eğmeyenlerin, zorla Türkiye’ye gönderilenlerin, bu topraklara gelen ve bizimle kucaklaşan kardeşlerimiz için söylenen sözlerdir bunlar” dedi.

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın videosunu izletti: Montaj videosu değil
Yayınlama: 26.05.2023 23:28
A+
A-

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen ‘Balkan-Rumeli-Mübadil Buluşması’na katıldı.

Buluşmada İYİ Parti Milletvekili Lütfi Türkkan tarafından 1997 yılında Şırnak’ta şehit düşen Numan Dede’nin annesi ve ağabeyinin isteği üzerine Kılıçdaroğlu’na; tabuta örtülen Türk bayrağı, şehadet beratı ve madalyalarını emanet etti. Kılıçdaroğlu bayrağı öperek teslim aldı.

“HİÇ UMUTSUZ OLMADIK”

Kılıçdaroğlu konuşmasında “Ülkemizin içinde bulunduğunu durum parlak değil. Ve Türkiye’nin buradan çıkması lazım. Bunun için beraber ve birlikte mücadele etmemiz gerekiyor. İçinde bulunduğumuz koşullar hangi açıdan bakılırsa bakılsın bir karamsar atmosfer yaratmış durumda. Ama bizler Gazi Mustafa Kemal’in öngördüğü çağdaş uygarlık düzeyini yakalamak için hep mücadele ettik. Hiç umutsuz olmadık asla umutsuz olmayacağız ve kendi geleceğimizi kendimiz inşa  edeceğiz” diye konuştu.

“BUNLAR SIRADAN DRAMLAR DEĞİL”

Mübadelede yaşanan dramlara dikkat çeken Kılıçdaroğlu “Anadolu coğrafyasında yaşanan dramların bir benzerinin Balkanlar’da yaşandığını da biliyoruz. Sayın Akşener ne kadar güzel söyledi. Keşke o acılar sadece öykülerde, sadece annelerin hafızalarında kuşaktan kuşağa intikal eden acılar değil de o acıları bugünkü kuşaklara da her ortamda anlatabilsek. Bunlar yapılmadı ama inşallah bir gün yapılır. Çünkü bu acılar unutulacak türden acılar değildir. Bu dramlar sıradan dramlar değildir. En büyük acıları çeken elbette ki o coğrafyanın ve bu coğrafyanın kadınlarıdır. Bugün hala kadınlar büyük acılar çekiyorlar” dedi.

“KENDİ ÜLKENİZE, TARİHİNİZE İHANET ETMİŞ OLURSUNUZ”

Kılıçdaroğlu “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün batılıların kadınlara vermediği seçme ve seçilme hakkını çok daha önceden vermesi ve kadınların parlamentoda kendilerini temsil etmeleri bugün için bu sayının çok yetersiz olduğunun farkındayım ve biliyorum ama önümüzdeki süreçte kadınlar mücadele ederek bu hakları çok daha büyük oranda elde edeceklerdir” dedi.

Kılıçdaroğlu “Acılardan söz ettik. Dertlerden söz ettik. Son 22 yıldır yaşanan dramdan söz ettik. Sayın Akşener, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesine ve  babasına yönelik yapılan telaffuz etmekten bile çekindiğimiz bazı ağır sözcüklerin kullanıldığını biliyoruz. Bir insan tarihine saygılı olur. Bir insan bu ülkenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e saygılı olur. Bu saygının temelinde bir bağımsızlık ateşini yatar. Kadın-erkek eşitliği yatar. Bu saygının temelinde bağımsızlık yatar, özgürlük yatar, güçlü kalkınmış bir Türkiye yatar. Eğer bunları görmezden gelip de doğrudan bir kişiyi hedef alıp bu ülkenin banisine, kurucusuna her türlü yapabilirim diye bir arayış içindeyseniz siz kendi ülkenize de tarihinize de ihanet etmiş olursunuz. Biz buna asla ve asla izin vermeyeceğiz. Her ortamda Gazi Mustafa Kemal’i ve arkadaşlarını, bu ülke için yaptıklarını hep anlatacağız” diye konuştu.

ERDOĞAN’IN VİDEOSUNU İZLETTİ

Balkanlar’dan gelenlerin hala günümüze yansıyan acıları olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu “Acaba 20 yılı aşkın bir süredir iktidarda olan bir kişi Balkanlardan gelen kardeşlerimiz için acaba ne söylemiş” diye sordu. Ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir konuşmasının videosunu izletti.

Erdoğan’ın konuşmasında o dönemde Bulgaristan’tan gelenlere “casus” dediği duyuldu. Kılıçdaroğlu “Bu bir montaj videosu değil. Zulme boyun eğmeyenlerin, zorla Türkiye’ye gönderilenlerin,  bu topraklara gelen ve bizimle kucaklaşan kardeşlerimiz için söylenen sözlerdir bunlar. Balkanlar’dan gelen bugün kucaklaştığımız soydaşlarımızla beraber hatta sayın Akşener’in ifade ettiği gayet açık ve net bir şekilde bu toprakların asli sahipleriyle ilgili kullanılan bu sözcükleri hiç kimsenin unutmasını istemem. Hiç kimsenin unutmaya  hakkı yoktur ve hiç kimse sandığa gittiğinde de bu sözleri asla ve asla unutma hakkına sahip değil” dedi.

“HİÇ KİMSEYE EL AVUÇ AÇMADI”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün siyasi ve ekonomik iki temel ilkesi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

* “Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir, der.  Bayrağımın altında özgürce yaşamak isterim. Hiç kimsenin müdahale etmeyeceği, bağımsızlığıma bir şey söylemeyeceği temel bir kuraldır. İkinci bir kuralı daha var. Savaş meydanlarında kazanılan zaferler, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa ekonomik bağımsızlığımızı kaybedebilirsiniz. Ekonomik bağımsızlığınız olmadığı sürece siyasal bağımsızlığınızın bir anlamının olmadığını görürsünüz.

* Ve o nedenle Gazi Mustafa Kemal ekonomik bağımsızlığı başlatmak için olağanüstü çabalar harcadı. Bu ülkede yumurta satılarak şeker fabrikaları kuruldu.  Demir çelik fabrikaları kuruldu. O yoksul ülke demir ağlarla örüldü. Hiç kimseye el avuç açmadı. Birisinin kapısına gidip kronometreyi açtırıp  hiç kimseyi bekletmedi orada. Ve kendi ülkesinde kendi onuruyla yaşadı. Yoksullukla mücadele etti. Bağımsızlığını, ekonomik büyümeyle perçinledi.

* Bugün Türkiye’nin ekonomik açıdan büyük sıkıntıları var. Eğer düne kadar hakaret edilen kişinin kapısına gidilip de para dileniliyorsa yaşadığımız bir sorun var.

* Ve hepimiz bu sorunun farkındayız. O nedenle sandığa gideceğiz. Oylarımızı kullanacağız ve demokratik yollarla otoriter bir yönetimi değiştireceğiz. Bunu yaptığınız zaman dünya siyaset tarihine çok güzel bir armağan bırakmış olacağız. Türkiye’yi hep beraber yeniden inşa edeceğiz.”

“KAÇAKLARLA BİR TUTULUYORUZ”

Akşener yaptığı konuşmada “Muhacir, göçmen, mübadil isimleri ile anıldık ama bütün büyük çoğunluğumuz Anadolu’dan gitme yörüktür, Türkmen’dir. Dolayısıyla Anadolu’nun sahipleri olarak Rumeli’yi Türkleştirmek, Müslümanlaştırmak için gönderildik. Misafir değiliz, ev sahibiyiz. Bizi buradan devlet, ebedi müddet olsun diye gönderdiler” dedi.

Türkmen olan ailesinin mübadele hikayesini anlatan Akşener “Tamamızın aileleri Osmanlı’ya borç vermiştir, almamıştır. Malını mülkünü bırakmıştır, konuşmamıştır. Özel bir durumumuz vardır; kadınlar, çok güçlüdür. Hafızadır ve asla unutmazlar. Çünkü üç tane iç göçü kadınlar yapmıştır. Erkeklerimiz askerdir” dedi.

Mübadillerin Suriyeliler ile bir tutulmasına tepki gösteren Akşener “Biraz evvel Büyükşehir Belediye Başkanımız dedi; Suriyeliler ile bir tutuluyor, kaçaklarla bir tutuluyor. Bu coğrafyanın Anadolu’nun, Orta Asya’dan gelen ailelerin çocuklarıyız biz. Kızık Türkmen’iyiz, Oğuz boyuyuz ve bütün o bölgede Tanrı Dağı Türkmen’i adını almışız. Şimdi eğer, pergelin ucunu bu mavi bozkur un hemşerileri üzerine koyarsanız ve misafir muamelesi yapmazsanız ve bu ülkenin en fedakâr, en verici, en saygılı insanları olan bu Türkmenlerin ne kadar acı çektiğini bilirsiniz” diye konuştu.

“KILIÇDAROĞLU’NA KEFİLİM”

Akşener şöyle devam etti:

* “21 yıldır hakaret yiyoruz, biz başbuğ kabul ederiz; mavi gözlü bozkurdumuzun annesine yapılan her türlü hakaret gittikçe arttı. En son Rumeli Türklerin tamamı Suriyeliler ile bir tutuldu. Bunun için bir karar vereceksiniz. Bu 21 yıldır bizleri küçümseye küçümseye giden, bizleri birilerine tercih ede ede giden, bizlere parmak sallayan ve devamlı Türklüğümüzü sorgulayan bu nobran, bu abes, bu tarih bilmez, bu coğrafya bilmez, bu edebiyat bilmez, bu felsefe bilmez, bu mantık bilmez zihniyeti, bu pazar günü helal oylarınız ile devireceksiniz ve 13. Cumhurbaşkanı olarak Sayın Kılıçdaroğlu’nu seçeceksiniz.

* Ben, Meral Akşener. Hasan Tahsin Argun’un yeğeni, iki Batı Trakya Cumhuriyeti kurmuş, Atatürk’ün arkadaşı Hasan Tahsin Argun’un yeğeni ve diyorum ki, onun adına diyorum ki; Sayın Kılıçdaroğlu, PKK ile masaya oturmaz, kefilim. FETÖ ile masaya oturmaz, kefilim. Hizbullah ile masaya oturmaz, kefilim. Harama el uzatmaz, kefilim. Çünkü; Allah’a bin şükür babamın amcasının bize bıraktığı en önemli miras, dürüstlüğüdür. Dolayısıyla, o dürüstlüğü arkama alarak, ona layık olmayı gayret eden bir yeğen olarak bütün müktesebatım üzerine kefilim, bana ihtiyacı yoktur ama benim  kefilim ki kul hakkına el uzatmayacak.”

“ÇEKİLEN ACILAR BOŞA GİTMEYECEK”

İmamoğlu toplantıda özetle şunları söyledi:

* “İstanbul çok yönlü bir şehirdir. İstanbul bir yanıyla da çok özel bir Balkan şehridir. İstanbul’un mayasında Balkanlar’ın, Rumeli’nin güzel insanlarının değerleri ve kültürleri vardır. İstanbul yurt özleminin bittiği yerdir. Kendi kimliklerine, kültürlerine özenle sahip çıktığını, vatanseverlik, duyguları çok yüksek, milli ve dini hassasiyetleri çok güçlü insanlardır.

* Bizler Balkan şehirleri ağını oluşturan belediye başkanları bu acılı coğrafyanın ve bütün dünyanın kötülüklerden arınıp iyilikte, sevgide buluşması için mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz.

* Sizler de çok iyi bilirsiniz ki çekilen acılar ve verilen mücadeleler hiçbir zaman boşa gitmedi ve gitmeyecek. İnsanların isimlerini değiştirmeye kalkmanın din ya da yaşam tarzı dayatmanın siyaset değil bir insanlık suçu olduğunu herkes artık çok daha iyi görüyor.

* Kimler, hangi kararları dayatmaya kalkarsa kalksın. Biz o bir çift mavi gözün ışığında her zaman her zaman doğru yolu buluruz. Bizim yolumuz “yurtta barış, dünyada barış” diyen Balkanların çocuğu Atatürk’ün yoludur.

“İLK ZİYARETİNİ BALKANLARA YAP DEMİŞTİ”

* Çok önemli bir seçim öncesinde gerçekleşen bu güzel buluşmanın çok özel bir değeri olduğunu düşünüyorum. Cumhurbaşkanı adayımız sayın Kemal Kılıçdaroğlu  liderliğinde; yurttaşlarımızın, mübadillerimizin, soydaşlarımızın sorunlarını çözmek için geliştirdiğimiz pek çok proje ve politika bulunuyor.

* 13. Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Balkanlara özenli tutumunu ve davranışını çok yakından biliyorum. Benim yerel seçimlerimde yaptığı İstanbul çalışmalarından sonra bana ilk söylediği, ‘mutlaka seçimi kazandıktan sonra ilk yurt dışı ziyaretini Balkanlara yap’ demişti. Ben de bu sözü tutarak ilk yurt dışı ziyaretimi Saraybosna’daki kardeşlerimizi ziyarete gitmiştim.

“KRİTİK EŞİKTEYİZ”

* Maalesef bugün Türkiye kritik bir eşiğe  gelmiş durumdadır. Ekonomimizi hızla doğru bir rotaya oturtamazsak toplumsal huzurumuzu, birlik ve kardeşliğimizi hep birlikte yeniden tesis edemezsek hiçbir alanda ilerlemeye kaydedemeyeceğiz.

* Her gün daha kötüye gidecek, her gün daha ağır bedeller ödemek zorunda kalacağız. Türkiye’yi unutmayalım ki bu hale getiren bugünkü iktidardır. O akıl, devletimizin ne yazık ki temel yapısını bozmuştur.

* Bu ülkeyi büyük bir ekonomik çöküşün ve tehlikeli bir toplumsal gerilimin eşiğine getirmiştir. Sahip oldukları gücü o kadar çok istismar ettiler ki vatandaşın gerçeklerinden o kadar çok uzaklaştılar ki her uygulamalarıyla, her sözleriyle ne yazık ki milletimize, tarihimizdeki en kötülüğün yapıldığı dönemi yaşattılar.

“DÜŞMANLAŞTIRMADIKLARI HİÇBİR KESİM KALMADI”

* Tam bir sorumsuzluk örneği olan ve bu ülkenin başına büyük belalar açan sığınmacı politikalarını savunmak adına neler söylediklerini sizler de çok iyi biliyorsunuz. Bu devletin kurucu unsuru, bu milletin ayrılmaz parçası olan Balkan kökenli yurttaşlarımızı, soydaşlarımızı, evladı fatihanları, kimlerle, nasıl bir tuttuklarını bunları utanmadan sözlerine nasıl taşıdıklarını sizler çok iyi biliyorsunuz.

* Ne yazık ki ayrıştırmaya, bölmeye ve düşmanlaştırmaya çalışmadıkları hiçbir kesim kalmamıştır. Bunun adı siyaset değildir. Bunun adı milliyetçilik ya da muhafazakarlık değildir. Bunun adı insanlık değil. Türkiye topluma zehir saçan bu siyaset anlayışından bir gün bile geç kalmadan kurtulmaya mecburdur.

* Aksi halde bir adım bile ileri gidemeyiz. 28 Mayısta oyumuzu; dirliğimizi ve kardeşliğimizi en güçlü şekilde sağlamak için mutlaka kullanalım. Türkiye’nin birleştirici gücü olma sorumluluğu ile  hareket eden, ömrü boyunca hak, hukuk, adalet için mücadele etmiş, saygıdeğer Kemal Kılıçdaroğlu’nun etrafında bütün Türkiye’nin buluşması gerek. Bu buluşma, bu ittifak değerlidir. Bu buluşma çok önemlidir.

* Hep birlikte Atatürk’ümüze sevgi ve saygı duymaya, onun ilke ve değerlerine sahip çıkmaya dayalı bir buluşmadır bu. Ne demişti büyük önder Atatürk?’ “Muhacir diye küçümsenenler kaybedilmiş topraklarımızın aziz hatıralarıdır.’  Tek bir karış bile toprak kaybetmeden, birbirimizi küçümsemeyi aklımızdan bile geçirmediğimiz, eşit, adil ve kardeşçe bir hayat için gelin hep birlikte Atatürk’ün yolundan yürüyelim.” 

KAYNAK:SÖZCÜ

Atatürk ve Cumhuriyetten Yana Taraf Haber Merkezi