Laiklik Meclisi :Kamu hizmetlerinin dini inançlardan bağımsız yürütülmesinin güvencesi laikliktir!

“Laiklik Meclisi, Diyanet’in hutbelerine sert tepki göstererek kadın haklarına ve Cumhuriyet kazanımlarına saldırıldığını belirtti: ‘Laik Cumhuriyet tehlike altında, yurttaşlar göreve!’”

Laiklik Meclisi :Kamu hizmetlerinin dini inançlardan bağımsız yürütülmesinin güvencesi laikliktir!
Yayınlama: 28.08.2025 21:12
A+
A-

Laiklik Meclisi, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 90 bin camide okutulan Cuma hutbelerine sert tepki gösterdi.

Yapılan açıklamada, hutbelerde yer alan “kadın bedeni”, “mahremiyet”, “fıtrat”, “şükür” gibi kavramların laik hukuk düzenine açık müdahale olduğu vurgulandı. Laiklik Meclisi, bu ifadelerin dini referanslarla kadınların toplumsal alandaki varlığına saldırı niteliği taşıdığını belirtti.

“Kadınların ve kız çocuklarının Cumhuriyet devrimleriyle kazandığı hakları yok sayan, yüzlerce yıl öncesinin anlayışı reddedilmelidir.” ifadelerinin kullanıldığı açıklamada, dini dayanaklarla “en az üç çocuk”, “evden çalışma” gibi uygulamaların kadınları ikincilleştirdiği ve toplumun geleceğini tehlikeye attığı belirtildi.

Açıklamada, hutbelerin gerici çevrelere cesaret verdiği de dile getirildi. Bu bağlamda 26 Ağustos’ta Konya Meram Devlet Hastanesi’nde görevli bir hekimin, kadın hastayı kıyafetinden dolayı “çıplak” ve “teşhirci” diyerek muayene etmeyi reddetmesi örnek olarak gösterildi. Laiklik Meclisi, bu olayın “sağlık alanındaki gerici dönüşümün ibret verici göstergesi” olduğunu vurguladı.

Laiklik Meclisi’nin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Laiklik, sağlık ve eğitim başta olmak üzere bütün kamu hizmetlerinin dini inançlardan bağımsız yürütülmesinin güvencesidir. Siyasal iktidarın ideolojisi ve örgütlenmesi, karşı devrimin geldiği aşamayı gözler önüne sermektedir. Laik Cumhuriyet’in kazanımlarını korumak ve ileri taşımak için tüm yurttaşlar göreve çağrılmaktadır.” 

Açıklamanın tümü şöyle:

Ağustos ayında Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 90.000 camide okunması için gönderilen Cuma hutbeleri; medeni hukuktaki miras hakkından, başta kadınlar olmak üzere yurttaşların kamusal alanda nasıl davranması gerektiğini de içeren toplum, devlet ve siyaset alanını hedef almaktadır.

Bu durum, Türkiye’nin laik bir ülke olduğunu adeta reddeden, şer’i hükümlerin egemen olduğu bir müdahaledir. Özellikle “kadın bedeni”, “mahremiyet”, “fıtrat”, “şükür” gibi kavramlar kullanılarak yapılan müdahaleler toplumsal değerlerin dinle ikame edilmesi anlamına gelmekte ve dini referanslarla kadınların toplumsal alandaki varlığına saldırı niteliği taşımaktadır.

Kadınların ve kız çocuklarının Cumhuriyet devrimleriyle kazanılmış olan haklarını yok sayan yüzlerce yıl öncesinin anlayışı reddedilmelidir!

Yaşam tarzı, toplumsal haklar, vücut bütünlüğü ve kıyafet üzerinden tahakküm kurmaya çalışan; çocuk yaşta evliliklerin önünü açan; “Aile yılı” kapsamında “en az üç çocuk” ve “evden çalışma” gibi uygulamalarla kadınları ikincilleştiren dinci gerici politikalar karşısında sadece kadınlar ve çocuklar değil, toplumun geleceği de büyük tehlike altındadır.

Söz konusu hutbeler, gerici çevrelere de her zaman olduğu gibi cesaret vermiştir. 26 Ağustos günü Konya Meram Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Polikliniğinde görevli Hasan Hüseyin Uysal isimli hekim, bir kadın hastayı kıyafetinden ötürü “çıplak”, “teşhirci” gibi ifade ve hakaretlerle muayene etmeyi reddetmiştir. Failin Hipokrat yemini etmiş bir hekim olması sağlık alanındaki gerici dönüşümü gözler önüne sermek açısından ibret vericidir.

Karşı cinsten hastaları muayene ve tedavi etmeyi reddeden hekimlere ilişkin vakalar giderek artmaktadır. Bu durum, yurttaşların sağlık hakkından ve kamu hizmetinden mahrum bırakılması ve temel haklarına açık saldırıdır; laikliğe ve Anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır.

Laiklik, sağlık ve eğitim başta olmak üzere, bütün kamu hizmetlerinin dini inançlardan bağımsız yürütülmesini güvence altına alır.

Yurttaş yerine tebaayı hedefleyen siyasal iktidarın ideolojisi ve örgütlenmesi karşı devrimin geldiği aşamayı gözler önüne sermektedir.

Ülkemiz topraklarında laiklik ve yurttaşlık başta olmak üzere Cumhuriyetin kazanımları kök salmıştır. Laiklik Meclisi, yüz yıllık kazanımlarımızı ileri taşıyarak Laik Cumhuriyeti yeniden kurmak üzere mücadele için bütün yurttaşları göreve çağırır.

Atatürk ve Cumhuriyetten Yana Taraf Haber Merkezi