Malama(t)…! | Yusuf İpekli Yazdı

Ülkemizde siyaset şu günlerde arap saçını bırakın malama, siyasetçi malamat oldu
Nasıl yani, malama arap saçından daha mı karışık, karmaşık.
Arap saçı, malama, malamat…
Sebep!
Neyin ne olduğunu, kimin kiminle beraber olduğunu anlamaya çalışmak bile hayallerimizi, aklımızı, mantığımızı zorluyor.
Aday olamayan soluğu bagajındaki patlak lastikte almadan önce kırk yıl içinde olduğu, sayesinde belediye başkanlığı, milletvekiliği, bakanlık yaptığı; genel başkan yardımcılığı, genel sekreterlik, saymanlık, grup başkan vekilliği, MYK veya parti meclisi üyeliği, kurultay başkanlığı yaptığı partisini deyim yerindeyse bombalar atarak terk ediyor.
Böylece müşahitlikle* başladığı yolculuğu mücahitlikle** sürdüreceğini iddia eden çıkarcı siyasiler malama(t) oluyor.
Ortada kalan bu malamayı görünce keyifle içtiğim çay bile midemi bulandırıyor.
Neymiş efendim, söz verilmiş. Onlarca yıl emeği varmış.
Neymiş efendim halk seviyormuş. O olmazsa seçim kazanıl(a)mazmış.
Neymiş efendim ortada demokrasi filan yokmuş.
Kayırma varmış, ayırma varmış.
Geçin beyler geçin. Biz kırk kişiyiz kırkımız da bir birimizi çoook iyi biliriz.
Samimi değilsiniz.
İdealist değilsiniz.
Dava insanı değilsiniz.
Aç gözlüsünüz, çıkarcısınız, bencilsiniz, iki yüzlüsünüz.
Kırk tellak*** ve/veya natır**** keselese bile akar, kokar durursunuz.
Tam da bu yüzden iktidar filan olamıyorsunuz, olamazsınız! *****
Hani, “Kişi kendinden bilir işi.” derler ya. Demek ki bunlar seçici olsalar benzer dolapları çevirecekler. Ya da seçici olduğu dönemlerde benzer dolapları çevirmişler.
Adını onurla taşıdığım rahmetli dedem dermiş ki, “Ben sizin köyün hırsızını senden daha iyi bilirim.”.
“Nasıl?”
“Çünkü gelir bizim köyün hırsızı ile konuşur!”
Biliyorum şimdi siz “malama”ya takılı kaldınız.
Türk Dil Kurumu Sözlüğüne göre malama; “(Halk ağzında Yunanca) Samanla karışık tahıl; düven veya makineyle ezilip savrulmaya hazır tahıl harmanı; içinde ot, çöp, toz, toprak, kesek, saman, iri, kesmik; kırık, ezik, çürük taneler bulunan; elenmemiş, çepel, savrulmamış, temizlenmesi güç buğday yığını.” demektir.
Zordur malamayı savurmak. Zordur taneyi samandan ayırmak. Emek ister, ter ister, sabır ister.
Bir de yelkeni dolduracak rüzgâr!
Yoksa yatar durursun harmanda, kar altında kalakalır malaman.
Kimse dönüp bakmaz yüzüne, tıpkı mezarlıkta yüzüne bakılmayan dönek siyasiler gibi.
Malamat***** olursun!
Açıklamalar
—————-
* müşahit: gözlemci
** mücahit: kutsal bir ülkü uğruna savaşan kimse
*** tellak: hamamda erkekleri keseleyen adam
**** natır: hamamda kadınları keseleyen kadın
***https://medyasiyaset.com/
***** malamat olmak: rezil olmak, dile düşmek








