Menfaat Adaleti – Melih Demirel Yazdı

Menfaat Adaleti – Melih Demirel Yazdı
Yayınlama: 13.06.2025 17:31
A+
A-

BIRAKIN ADALET YERİNİ BULSUN İSTERSE KIYAMET KOPSUN!

Ne kadar anlamlı bir söz değil mi? Adalet tahsis edilsin de, gerekirse yer yerinden oynasın, dengeler değişsin, haklıya hakkı verilsin, yani benim çıkarımım şu bu sözden; Adalet hoşunuza gitse de gitmese de yerini bulsun bırakın ne olursa olsun. Yeter ki adil bir düzen ve adalet olsun…

Ümit Özdağ mesela, kendisiyle çok ayrı politik görüşlere sahibiz. Ama Adalet için onca bedel ödemiş, onca fedakarlık yapmış insanlar olarak diyebilir miyiz; Özdağ hukuksuz şekilde tutsak ediliyor ama, aynı şeyleri düşünmüyoruz onunla, ona iyi oluyor bırakın yatsın içeride. Eğer samimi ve vicdani şekilde Hak, Hukuk ve Adalet diyorsak diyemeyiz. Dememeliyiz. Adaleti, kendi dünya görüşümüze göre dizayn hayali için de bulunmamalıyız. Peki dediler mi? Evet dediler. Hem de bunu diyenler, belediyelerine kayyım atanıp, eski eş genel başkanları da yıllardır cezaevlerinde olanlar dediler. Şimdi bu düşüncenin Adaleti,, göreceli mi değil mi?

Ekrem İmamoğlu mesela, kendisi ile de yıldızlarımız pek barışık değil. Kendisini  defalarca eleştirdim, hakkında yazılar yazdım. Ancak şu an bulunduğu duruma da alkış tutamam. Bu bizim Adalet kavramımızla ters düşen, taraflı bir adalet isteme tutumu olur. İmamoğlu herkes gibi yargılanabilir. Tüm her şey sonuçlanana kadar da masumiyet karinesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Ancak İmamoğlu için ön yargılı davranarak iddialara , ‘’ Kefilim, yapmamıştır. ’’ veya ‘’ Kesinlikle yapmıştır. ’’ diyemeyiz. Talebimiz, ön yargısız, tarafsız, koşulsuz ‘’Adalettir’’ Herkese olduğu gibi Ekrem beye de öyle.

Burada da kamuoyunun büyük bir çoğunluğunun ön yargılı kesin hükümlerle davranması, maalesef ki 23 yılın sonunda yaratılan ‘’Yargıya güvensizlikten’’ kaynaklıdır. Bunun müsebbibinin kimler olduğu da malumunuzdur.

Kılıçdaroğlu mesela… Evet Kılıçdaroğlu. Son günlerde sözde  muhalif unsurların popüler günah keçisi ilan edilen, açık hedef haline getirilip adeta itibar suikastı yapılan Kılıçdaroğlu. Kılıçdaroğlu için de Adalet!

Peki neden hedef haline geldi? Ana tema ‘’ Kurultay davası’’ Bu kurultay davasının enini boyunu detayını gerek yazılarda, gerek sosyal medya paylaşımlarımda, gerekse canlı yayınlarda defalarca söyledim. Ancak bir kesim var ki, deveye hendekte atlatsanız, kırk yalana kırk bin doğru da sunsanız, yok, kulakları sağır, gözleri kapalı adeta koro halinde ‘’ Dediğim dedik, çaldığım düdük hesabı : Adalet menfaatimiz çerçevesinde Adalet’’ olsun derdindeler. Ancak bilinmesini isterim ki, ‘’Öyle bir Adalet dünyası yok’’

Kılıçdaroğlu’nu eleştirelim. Sertçe de eleştirelim. Doğrusunu yanlışını söyleyelim. En tabi haktır. Ama iş itibar suikastine, haddi hududu olmayan ağır küfürlere, verilen bir emeğin hiç olmamışçasına hiçe sayılmasına gelince, orada dur! Aynı ezber kelimelerle, aynı iftira ve ithamlarla hadsizce saldıran ‘’sözde’’ gazetecilere dur! Siyasi mücadelemizde görülmemiş, partimizin adının yanyana konmasından utanç duyduğumuz; aynı kontrol merkezinden finanse edilen, ismi cismi belli olmayan, birbirinin kopyası sosyal medya profilleriyle ‘’Aileye, şahsa, mücadeleye’’ bel altı edilen hakaretlere, adeta cenaze, hasta ziyareti gibi ‘’İnsani’’ kavramlar üzerinde tepinen ahlak yoksunu troll ordularına dur!

Bizde çiğnetecek, ezdirecek dava arkadaşı yok!

Bir menfaat şebekesi hortladı. Öyle ki enterasan, sözde birbirinden çok ayrı odakları ‘’Kılıçdaroğlu’’ düşmanlığı üzerinde adı konmamış bir ittifak haline getirdi.

İçinde cemaatçisi var, Atatürk düşmanı var, çakma akademisyeni var, bir de bizim mahallenin ‘’Atatürkçülüğü’’ kendileri hariç kimselere layık görmeyen, CHP, aman Çankaya’dan aşağısına inmesin, Sivas’ın ötesine geçmesin ama iktidar olsun diyen, rakı masalarında hükümet kurma hayalinden ötede bir adım da atmayan elitistlerimiz de var.

İstiyorlar ki CHP yine toplumdan ve toplum gerçeklerinden kopsun. Bizde konfor alanlarımızda at koşturalım.

Adaleti, ‘’ Menfaatleri’’ çerçevesinde arzulayanlara net mesajdır :

Bu ülkede, Cumhuriyet Halk Partisine bırakın oy vermeyi, adını duyunca besmele çeken muhafazakarlarımızla helalleşilmiştir

Altmışlardan kalma sağ sol kavgasının kötü mirasıyla yüzleşilmiş, bizlere inançsız ve din düşmanı gözüyle bakan sağcı kardeşlerimizle helalleşilmiştir.

İç Anadolu ve doğusu dahil, bırakın milletvekili çıkarmayı temsilci gönderemediğimiz şehirlerimizle konuşulup, anlaşılıp, helalleşilmiştir.

Darbelerle, 28 Şubatlarla, faili meçhul cinayetlerle, idamlar yüzleşilmiştir.

Geçmişte yaşadığımız bütün travmalar, öfkeler, intikam duyguları ebediyen toprağa gömülüp, bütün farklılıklar kabul edilip, kucaklaşılmıştır. Artık buradan size ve temsil ettiğiniz zihniyete ekmek çıkmaz.

Bu gerçekten derdi; ana muhalefet topluma insin diyen bir duruşla gerçekleşmiştir.

Berkin Elvan’a da, Eren Bülbül’e de ağlayarak,

Sinan Ateş ile de Tahir Elçi ile de vurularak,

Deniz Gezmiş ile de Mustafa Pehlivanoğlu ile de idam sehpasına çıkarak,

Ergenekon kumpası mağdurlarına da, suçu günahı olmayan KHK mağduru anaokulu öğretmenlerine destek olarak, gerçekleşmiştir.

Hak için, Halk için yürünmüştür. Yola kurşunlarda bırakılsa, pisliklerde dökülse, terör örgütleri kurşun sıkıp şehitler de verilse, linçlenilip ‘’Yakın onu ’’ da dense, defalarca ölüm tehditleri ve suikastlerle de karşı karşıya gelinse yürünmüştür.

Kıssadan hisse, CHP bugün durduğu zirveye, iki senede  gelmemiştir. Bugün bazıları ‘’Mirasyedi’’ lik de yapsa, inkar edip kabullenmese de, bunun mimarı Kemal Kılıçdaroğlu’dur.

Konfor alanı geniş, tek bir düşüncenin müsebbibi, etliye sütlüye karışmayan, toplumdan kopuk, sadece İzmir’in, Çankaya’nın, Beşiktaş’ın CHP’si, günleri özleyip arzulayanların beklentisi boş bir hevesten öte değildir.

ADALET istediğinde samimiysek eğer, ‘’Linç’’ kültürünü bertaraf edip, menfaatlerimiz kadar değil gerçekten hak ve hukuka göre istemeliyiz.

Gereksiz ön yargı, anlamadan dinlemeden idrak edemeden atılacak her adımın sonu uçurumdan öte değildir.

Tertemiz alınlara, dimdik başlara, eğri zamanda doğruyu : anlayana anlatana selam olsun.

Kalın sağlıcakla.

Siyasetçi, İktisatçı ve Köşe Yazarı