Meşhur bir hikâye – Melih Demirel Yazdı

Meşhur bir hikâye – Melih Demirel Yazdı
Yayınlama: 12.05.2025 17:03
A+
A-

Malumunuz, memleketin gündemi artık neredeyse yarım saatte bir değişip gündem gündemi doğurduğu için bu hareketliliği ancak sosyal medya üzerinden analiz edip yakalayabiliyoruz. Televizyonculuğun genel manada illa bir yere evrilmek zorunda kalıp tarafsızlıklarının mefta olduğu şu dönemde, tabiri caizse büyük nimet!

İyi ve kötü yanları tartışılır; iyiden gidelim. Mesela gençlerin arasında, eski adıyla Twitter, yeni adıyla X Bakanlığı diye bir terim vardır. Birçok mesele burada gündem haline getirilerek ve baskı kurularak sonuç elde edilmiştir. Hashtag dediğimiz o bildiğiniz basit kare, memleketin en ünlü gündemini veren spikerdir. O karenin önüne geleni rezil de edebilir, vezir de…

En sevdiğim tarafı ise kocaman bir “arşiv” vazifesi görmesidir. Dün başka, bugün başka konuşanı anında afişe etme konusundaki mahareti tartışılmazdır. Unutkanlıklarımızın nirvana yaptığı şu dönemde bizler için adeta bir B12 takviyesi görevi görür, “tedaviyi kabul edene” tabii…

Benim de köşe yazarken bir rutinim vardır: Gelen talepleri ve gündemi harmanlamak.
Ee, dedik ya gündemin nabzı  sosyal medya da atıyor  diye, X’te yine bu maksatla dolaşırken bir arşiv videosuna denk geldim. Tanıdık bir isim “meşhur bir hikâye” anlatıyordu. Öyle ki hikâye çok hoşuma gitti ve dedim: “Bunu muhakkak yazmalıyım…” İlla ki bilenleriniz çoktur ama burada, köşemde dursun istedim tarihe bir not olarak. Geçelim hikâyeye…

Yeni göreve başlayan bir sadrazam, masasının üzerinde bir not ve altında da üç zarf görür. Nottaysa: “Başın sıkıştığında mektupları sırasıyla aç.” diye yazmaktadır. Bir süre sonra halkın homurdanmaya başlamasıyla sıkıntıya düşen sadrazamın aklına bu mektuplar gelir ve ilkini açar. Mektubun içinde “Yapamayacak olsan bile, sürekli vaatte bulun.” yazar. Sadrazam, vaatleri peşi peşine sıralamaya başlar ve biraz rahatlar. Ancak bir müddet sonra homurtular yeniden yükselince bu defa ikinci zarfı açar. Onun içinde de “Geçmiş yönetimleri suçla.” yazmaktadır. Bir müddet de bu şekilde devam eden sadrazam, tekrar sıkıştığında sonuncu zarfa müracaat eder. Sonuncu zarftaysa: “Kendinden sonra gelecek için üç mektubu sen hazırla.” yazmaktadır…

Hikâyenin bitiminde bu tanıdık isim şöyle devam ediyor:

“Mektubun hazır mı? Çünkü sadece sonuncu zarfın kaldığı anlaşılıyor…”

Kim mi bu hikâyeyi anlatan tanıdık isim?

Efendim, girin Google’a “Sadrazam ve 3 mektup hikâyesi” diye aratın, karşınıza çıkan en ünlü ismi bulmakta zorluk çekmeyeceksiniz…

Kalın sağlıcakla…

Siyasetçi, İktisatçı ve Köşe Yazarı