Milletin Umudu ve Güveni – Tevfik Kızgınkaya Yazdı

Bir siyasi partiyi iktidara taşıyacak olan Milletin umudu ve güvenidir.
Millette umudu yaratansa siyasi partinin tüzüğü ve programıdır.
Genel başkanı ile yöneticilerinin söylemi ve Milletle olan ilişkisi de güveni yaratır.
Günümüzde ise bu süreç farklı bir şekilde işliyor.
*
İBB Başkanı Ekrem İmamaoğlu’nu tutuklanması,
Özgür Özel’in “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingleri için çağrı yapması,
İktidarın baskısından yılan Milletin de bu çağrıya yanıt vermesi,
Özgür Özel’in söylemleri ve tavrındaki samimiyetle siyaseti Milletin içine taşıması,
İktidarın bu sürece yargı eliyle müdahalesine Milletin yeni bir parti isteği ile tepki göstermesi,
Milletin isteği ve desteği ile Yeni Partinin kurulması sonucunu yarattı.
*
Bu süreçte daha parti tüzüğü ve programı açıklanmadan,
Millettin Özgür Özel’e ve Yeni Partiye umut ve güven duyması,
Partiye ekonomik açıdan destek vermesi,
Ülkemiz siyasetinde bir ilktir ve çok değerlidir.
Milletin bu umudunu, güvenini ve heyecanını yaşatmak ve çoğaltmaksa daha da değerlidir.
*
“Bu kara düzeni değiştireceğiz” hedefi Yeni Parti programın ruhunu gösteriyor.
Üretime dayalı kalkınmacı ekonomi, bilime dayalı eğitimde ve sağlıkta kamucu politikalar…
Yargının bağımsızlığı, emeği önceleyen çalışma yaşamı, hak temelli sosyal devlet anlayışı…
Milletin beklentilerini karşılayacak, umudunu çoğaltacak politikalardır.
Ancak Programda genel hatları ile yer verilen politikalarda açılması gereken alanlar vardır.
Örneğin,
Ülkemizin temel sorunu olan bölgeler arası gelir farklılığını giderecek kalkınma politikaları, İşsizlik ve yaşam koşullarındaki yetersizliklerden büyük kentlere yönelen iç göçü de yavaşlatacaktır.
Bu temelde planlı bir ekonomi ve devlet yönetimi için Devlet Planlama Teşkilatı benzeri bir kurulun varlığına,
Ülkemiz sanayisini, üretim tesislerimizi ve kamu hizmetlerini yok eden özelleştirme uygulamalarına karşı nasıl bir politika uygulanacağına,
Programda yer verilmesi aydınlatıcı olacaktır.
*
Tüzük konusunda parti içi birlikteliği sağlamak için,
Mahalle delege sistemi yerine,
İl ve ilçe organları ile yerel yönetim ve milletvekili adaylarının,
Üyeler tarafından ön seçimle belirlenmesi,
Kendi içinde tartışmalı bir parti görüntüsünü yok edecek bir uygulama olacaktır.
*
Yeni Parti’nin program ve tüzüğünün açıklanması sonrasında,
Dile getirilen çekincelerin ve eleştirilerin giderilmesi,
Milletin güvenini ve umudunu yaşatmak adına önemli olacaktır.
- Emperyalist politikalara karşı duruşu göstermek adına, Cumhuriyetin “antiemperyalist” kimliğine, Tüzüğün Temel İlkeler ve Siyasal Anlayış bölümünde ya da programın Dış Politika bölümünde yer verilmelidir.
- Yerellik ve Yerinden Yönetim bölümünde yazılan “Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı tam olarak uygulanacaktır” ifadesi, önceden çekince konulan 7 maddenin de uygulanacağını göstermektedir ki, bu eyalet yönetimini çağrıştırmaktadır.
- Ayrımcılıkla Mücadele ve Çoğulculuk bölümünde vurgulanan “Ana dil haktır. Bu yaklaşımla tüm yurttaşların ana dilini öğrenme, kullanma ve geliştirme hakkı sağlanacaktır” ifadesi ulusal birliğimiz için tehlikeli olan ana dilde eğitimi çağrıştırmaktadır. Bu hakkın nasıl karşılanacağı açıklanmalı,
Ortak ve resmi dilin Türkçe olduğu da ayrıca yazılmalıdır.
*
42 yıldır yaşadığımız bölücü terörün,
ABD’nin bölgemizde uygulamaya çalıştığı BOP adına ülkemizin yönetim şekli ile ilgili dile getirilen sözlerin,
Milletimizde yarattığı hassasiyet,
Söz konusu çekince ve eleştirilerin nedenidir.
Bu hassasiyetin dikkate alınarak söz konusu maddelere açıklık getirilmesi,
Milletin güveni ve umudunu yaşatmak için önemlidir.
Tüzüğün 2nci maddesinde yazılı olan,
“Cumhuriyet’in ulusal egemenliği esas alan kurucu felsefesi ile Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün özgürlüğe, eşitliğe ve bağımsızlığa, yurttaşlık bilincine, çağdaş uygarlık hedefine dayanan bağımsız, demokratik ve egemen Türkiye idealidir” temel ilkesinin de gereğidir.
*
Ayrıca, SDG’nin (Suriye Demokratik Güçleri) Suriye hükümetinden,
- Kürt kimliğinin ve haklarının yeni Suriye anayasasında resmi olarak tanınması,
- Merkezi parlamento ve devlet kurumlarında adil bir siyasi temsil hakkı verilmesi,
- Kürtçe dil eğitiminin serbest bırakılması ve kültürel kimliğin desteklenmesi istekleri,
- Ülkemizde “terörsüz Türkiye” adına dile getirilen isteklerle örtüşmesi,
Dile getirilen çekince ve eleştirilerin haklılığını da göstermektedir.
Bu konularda çok daha hassas ve dikkatli olunması gerekmektedir.
*
Ahmet Taner Kışlalı’nın “ortak tarih, ortak dil ve ortak kültür” ögelerine dayandırdığı,
Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye Halkına Türk Milleti denir” tanımı,
Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Milletimizin varlığı için,
Vaz geçilmez bir gerçektir.
*
Sözün özü,
Milletin güvenini ve umudunu sadece bir seçim için değil,
Sürekliliğini sağlayacak politikalar ve uygulamalarla yaşatmak ve çoğaltmak,
Ülkemizin ve Milletimizin geleceği için önemlidir.








