Pişmiş Aşa Butlan – Nafiz Şahin Yazdı

Pişmiş Aşa Butlan – Nafiz Şahin Yazdı
Yayınlama: 01.06.2026 15:17
A+
A-

Butlanzadelerin Hn. Kemal efendi, kurultayın kısa süre sonra toplanacağını söylüyor.

Kısa süre nedir?

Kısa süre kaç gündür, kaç aydır, kaç yıldır?

Zaman ölçülebilir kavram olsa da ‘’kısa süre’’ görelidir.

‘’Kısa süre’’ yaşa göre değişir.

Yaş büyüdükçe ‘’kısa süre’’ uzar.

Şöyle ki 12 yaşındaki bir çocuk için kısa süre 3-5 gündür, 20’li yaşlarda 1-2 aydır, 50’li yaşlarda 6 aydan fazladır.

Bana kalırsa Hn. Kemal gibi 80’liklerde kısa süre birkaç yıldır.

Hn. Kemal’in somut bir süre vermemesinin anlamı birkaç yıl genel başkan koltuğunun sefasını sürmektir.

Büyük fedakarlıklara aylık gideri 350 bin lirayı bulan ofis kiralamıştı.

Koltuğu kapınca ofis masraflarından kurtulacak…

Ha sahi, insanları hırsızlıkla, yolsuzlukla suçlayan Hn. Kemal o ofisi hangi kaynakla kiraladı?

Elbette öylesine dürüst bir insan ofis kirasını ve masraflarını birilerine ödetmemiştir.

Yine de maaşından bile pahalı ofisin kirasının nasıl ödendiğini merak ediyorum.

Yolunu söylerse ben de emekli maaşımla bir ofis kiralayayım.

Hani bir zamanların kadın başbakanı, servetinin kaynağının çocuklarının sünnetinde takılan altınlar olduğunu söylemişti ya…

Hn. Kemal de o ofisin kirasını ödeyebilmek için oğlunun sünnetinde takılan altınları bozdurmuş olabilir.

Belki de değerli birikimlerinin azcık ucundan almıştır.

Neyse şimdi ofis beleş…

Hem de oval…

Artık, çevresinde kalmış birkaç kişiyle oval ofiste toplanıp, emekliler kahvesine gitmiş gibi tavla oynayacak, pişpirik atacaklar.

Hn. Kemal bir yandan koltuğun tekerleği üzerinde sağa sola kayacak diğer yandan La Fontaine’den masallar anlatacak…

Diğerleri masal dinlerken uykuya dalacak ve rüyalarında kendilerini iktidar olmuş görecekler.

O sırada içeri giren çaycıya parmağıyla ‘’sus’’ işareti yapacak, ‘’zorla uyuttum’’ diye fısıldayacak.

Hn. Kemal koltuğu oyuncak araba gibi kullanırken, koltuğun kırılabileceğini hiç düşünmeyecek…

Nasılsa koltuk kendisinin değil kırılırsa kırılsın…

Eski koltuğu da kırmıştı.

O koltuğu genç bir usta tamir etti.

Kırık koltuğun onarıldığını görünce ‘’Koltuk benim… Benim koltuğumu ver’’ diye tepine tepine bağırmaya başladı.

Onun ağlamasını duyan iktidardaki yufka yürekli ağabeylerinin yürekleri parçalandı.

Bayramda onların ellerini öptüğünde, koltuk hediye ettiler.

O hediye koltuğun tadını çıkartıyor.

Siz olsanız o koltuğun tadını almadan kurultay yapar mısınız?

Hn. Kemal de yapmaz, yapamaz; beleş koltuktan vazgeçemez.

Hatta bu koltuktan daha büyük koltuk bile canı ister

Hani bir zamanlar gördüğü rüyayı hayra yorup Cumhurbaşkanlığına aday olmuştu ya işte öyle…

O zaman da kazanabilecek adayları kıçıyla kenara itip, aday olmuştu.

Aday olmasına rağmen yandaş televizyon kanallarında bir dakikacık bile görünememişti.

Artık o kanallar onu çok seviyor, o kanalların çevirdiği filmin başrolünde oynuyor.

Siyah beyaz, tek kanal yıllarında TRT; İstiklal Marşı’yla açılıp, İstiklal Marşı’yla kapanıyordu.

Şimdi TRT ve tüm yandaş kanallar Hn.Kemal’le açılıp, Hn.Kemal’le kapanıyor.

Bunun tadını almasın mı?

Ona koltuk hediye eden ağabeyleri bir sokak çocuğu gelip koltuğu elinden almasın diye koruma bile verdiler.

Korumalar slogan da atabiliyor.

Tek kusurları, sloganları ezberleyememişler.

Bildikleri sloganlar, onları oraya gönderen ağabeylerinin sloganları…

O kadar kusur da olur.

Koltuğu tamir eden sokak çocuğu her an o koltuğu alabilir.

Sokak çocuğu bu, sokak kavgasını biliyor.

Üstelik çevresi de geniş…

Bu işin sonunda Hn. Kemal yine evinin mutfağına döner.

Pişmiş aşa soğan doğramaya orada devam eder.

1957 Trabzon doğumlu. 1980 yılında AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. 1978 yılında Ankara Belediyesi Basın Yayın Müdürlüğü’nde çalışmaya başladı. Ardından Çankaya Belediyesi Eğitim ve Kültür Müdürlüğü ile Kültür Bakanlığı Protokol Müdürlüğü görevlerinden bulundu. Kültür Bakanlığı Basın Danışmanı, Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı ve Azerbaycan ile Kırgızistan Büyükelçilikleri nezdinde Kültür ve Tanıtma Müşaviri olarak çalıştı. 2013 yılında emekli olduktan sonra Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu’na danışmanlık yaptı. Yurtiçi ve yurtdışında 8 fotoğraf sergisi açtı. Ankara’nın Martıları ve Politik Hacı isimli yayınlanmış iki kitabı bulunuyor.