Tabutta Rövaşata – Melih Demirel Yazdı

AKP Haziran ayının sonunda meclise eskisi , ( Bireysel Emeklilik Sistemi BES ) olan ancak bu kez zorunlu olacak olan ( Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi TES ) ‘i sunacak ve yüksek ihtimalle de uygulanmaya konacak. Tüm çalışanları kapsayan bu modelde kesinti oranı ise %3.
Anlaşılan dahiyane zihinler kasayı nasıl doldururuz diye düşünmüş, düşünmüş ve ortaya bu model çıkmış. Yani yine itibardan tasarruf öte dursun denmiş ve sermaye olarak çalışanın kendisi görülmüş bunun başka bir açıklaması yok.
Bir asgari ücretli çalışan üzerinden hesaplayacak olursak eğer bu program uygulanmaya başladıktan sonra eline geçen maaş = 21,441 TL olacak. Kesinti miktarı = 663 TL.
Pek kıymetli bakanımız Mehmet Şimşek’in kemer sıkma politikaları maşallah kendileri hariç herkesi kapsıyor. BES’i, TES’i bir kenara koyarak pek kıymetli hükümetimize naçizane önerilerde bulunmak istiyorum.
- Mesela uçak sayımızı düşürebiliriz. Sevgili bakanlarımız da ayrı ayrı uçaklarda uçmasın hatta tarifeli uçarlarsa daha makul olur malum kemer sıkacağız ya…
- Bizim yerli ve milli TOGG’u muz vardı hatırlarsanız. Ne demişlerdi? Makam aracı olarak kullanacağız. Göreniniz var mı makam aracı olarak TOGG’u? İvedi şekilde tüm makam sahibi beyler yerli ve milli aracımız TOGG’a geçiş sağlasın. Mercedes ve Audiler’in yerini tutar mı o kadarını bilemem ama, elin Almanı kazanacağına paramız içerde kalsın, kemer sıkıyoruz!
Tabi önce Diyanet İşleri Başkanı ikna edilmeli… Audi’den TOGG’a geçiş hususunda. Malumunuz hassasiyeti olabilir. - Çokça tartışılan şu ballı kaymaklı ikişer üçer maaş işine de ivedi şekilde bir el atılsın mesela… Çeşitli yönetim kurullarına yapılan alakasız atamalardan gelen gelirleri kast ediyorum, anlayan anladı…
- Yollara trafik polisi gibi Maliye uygulaması harika fikir! Ama şu tek kalemde silinen dokuz haneli vergilere de bir el atalım bence madem topluca sıkıyoruz kemerleri bizim garibanın üçyüz beş yüzünden evvel, dokuz haneli kallavi vergi muhataplarına bir el atalım derim…
- Ücretli çalışanın cebine maaşı girmeden vergiyi peşinen almak kolay, madem hakikatlı bir kemer sıkma işi yapacağız size doğrudan adres veriyorum ‘’ Futbolcular’’. Araştırın efendim neden dışardan gelen futbolcu için Türkiye çok cazip vergi konusunda? Bu adamlar asgari ücret kazanmıyor değil mi? Yollarda ki Maliye çevirmesi gibi futbol kulüplerine ve özellikle menajerlik şirketlerine de bir çevirme yapın derim.
- Sayın bakanımızın talimatıyla kamuda usulsüz ‘’ 2.160’’ harcama tespit edilmiş, ücretli çalışanın yüzde 3 kesinti zorunluluğundan evvel, önce bu harcamalara bir bypass yapın da yurttaş olarak bizde diyelim : Bakın sevgili hükümetimizde gereğini yapıyor diye!
- Son maddede tasarrufla alakalı değil ama sormazsam çatlarım. Şimdi yurtdışından gelen bir turist x otelinde 1 haftalık tatili 000 TL‘ye yaparken, pek kıymetli turizm bakanımızın firmasından Türkiye’de yaşayan bir yurttaş aynı otelde aynı gün sayısıyla aynı tatil için neden yaklaşık 2 kat ücret ödüyor? Bu hususta da bir zahmet bizi bir aydınlatın…
Kıssadan hisse, bırakın 3’ü 5’i de önce kamuda israfı sonlandırıp, gelir adaletsizliğindeki uçurumu düzleyin, sonra yine iş ücretli çalışana kalıyorsa ki bence kalmaz, milletimiz neciptir, cefakar ve fedakardır. Örnek verecek olursak : Deprem vergisi verir yıllarca gık demez ama deprem olur, birileri biz bize yeteriz Türkiye’m der IBAN paylaşır, bu zamana kadar ödediği deprem vergisini hiç sormadan yine imdada yetişir…
Tabutta Rövaşata dedim başlığa, nedenini açıklayayım…
Hatırlarsınız, 1996 yapımı bir Derviş Zaim filmi. Başrolü Ahmet Uğurlu oynuyor. Rumeli Hisarında yaşayan evsiz barksız bir adamın hüzünlü hikayesini konu ediniyor. Ülkede yaşanan genel ekonomik sıkıntılar ve süregelen zorlu yaşam koşulları ‘’ Kentli-Yoksul’’ kesimin öncüsü olarak Mahsun karakteriyle işleniyor… Sonuncusu dün olmak üzere dört kez izlemişimdir, yazımın başlığına da ilham oldu… Bu gidişle hepimiz filmdeki Mahsun’a döneceğiz…
Bu vesile ile geçen sene aramızdan ayrılan Ahmet Uğurlu’yu saygı ile yad ediyorum…
Kalın sağlıcakla…








