Yarbay Çomora – Türker Ertürk Yazdı

Yarbay Çomora – Türker Ertürk Yazdı
Yayınlama: 16.09.2025 18:13
A+
A-

YARBAY ÇOMORA

Ertuğrul’un Japonya’ya gönderilmesinin görünürdeki birinci nedeni Padişah II. Abdülhamit’in Japon İmparatoruna gönderdiği nişanı götürmekti. İkincil neden ise o yıl Deniz Harp Okulu’ndan mezun olacak son sınıf öğrencilerine Hint Okyanusu’nda, Pasifik’te ve Japonya sularında açık deniz eğitimi yaptırmaktı.

Japonya’ya giden Ertuğrul’un Komutanı Ali Bey, Cumhuriyet döneminin ilk Milli Eğitim Bakanları’ndan Hasan Ali Yücel’in dedesi ve ünlü şair Can Yücel’in büyük dedesidir. O da şehitler arasındadır. Ertuğrul’un 610 kişilik personelinden sadece 6 subay ve 63 er kurtulmuş ve onlar da Hei ve Kongo adlı Japon kruvazörleri ile Ocak 1891’de İstanbul’a getirilmiştir.

Birinci Dünya Savaşı devam ederken 1917’de Rusya’da Bolşevik İhtilali olur. Rusya’da düzen altüst olur ve ülkede büyük bir otorite boşluğu doğar. Japonlar Nisan 1918’de Vladivostok’a çıkarma yapar, Sibirya’da ilerleyerek Baykal Gölü civarına kadar gelirler. Japonlar işgal ettikleri yerlerde esir kamplarında Türkleri bulurlar. İstanbul ile irtibata geçilir ve girişimlerden sonra Türk esirlerin deniz yolu ile İstanbul’a gönderilmesine karar verilir. Ama bu işe İngiltere muhalefet etmektedir. Çünkü savaş hala devam etmektedir.

Japonya askeri yetkilileri Türk esirleri taşımak için Heymeymoro (Parlak barış) adlı şilebi Vladivostok limanına gönderir. Heymeymoro’ya 1030 kişi biner. Bu sayının 1018’i Türk esiri, 12’si ise orada evlendikleri eşleridir. Geminin Komutanı Yarbay Çomora’dır. Türk esirler gemiye geldikten sonra konuşma yapılır. “Efendiler, Birkaç güne kadar memleketinize gideceksiniz. Bütün sevinçlerinize biz de iştirak ediyoruz. Biz de sizin gibi Asyalıyız. Dünya hakimiyeti şarktan garba geçti. Bir zaman olacak ki, yine şarka geçecektir. Bu nedenle çalışmaktan geri durmayınız…” diye başlayan uzun bir konuşma olur.

Yolculuğun İstanbul’a kadar 45 gün sürmesi planlanmıştır. Fakat Yarbay Çomora komutasındaki gemi 5 Nisan 1921’de Midilli adası önlerinden geçerken Anadolu’ya İngilizlerin desteği ile saldıran ve Batı Anadolu’nun bir kısmını işgal eden Yunanlıların harp gemilerinden birisi tarafından durdurulur.

Heymeymoro gemisi Midilli’ye getirilir. Esirlerin teslim edilmesi istenir, çok baskı yapılır, gemiye aylarca kumanya verilmez, aç bırakılır ama Yarbay Çomora Türk esirleri asla teslim etmez. “Bu bayrak Japon bayrağı, bu gemi Japon gemisi ve ben bir Japon komutanım, Türkler bana emanet, onları İstanbul’a teslim edeceğim” der ve Türkleri asla Yunanlı’ya vermez. Hikaye bayağı uzun. Tamamını Cemalettin Taşkıran’ın “Kanlı Mürekkeple Yazın Çektiklerimizi” kitabındaki “Esaretten esarete” hikayesinde okuyabilirsiniz.

Heymeymora uzun ve çileli bir mücadeleden sonra önce Pire’ye daha sonra İtalya’ya yönelir. 18 Ekim 1921’de Akdeniz’de kayalık bir ada olan Azinora’ya ulaşır. Esirlerin sayısı ölümler nedeniyle artık 620’ye düşmüştür. Yapılan girişimler sonucunda Türkiye’den Ümit vapuru Azinora’ya gelir, Türkleri Japonlardan teslim alır ve 25 Haziran 1922’de İstanbul’a getirir.

Ertuğrul Fırkateyn’i 135 yıl önce bugün Japonya’dan dönerken tayfun fırtınası sonucunda kayalıklara çarparak batmıştı. Bu kazada 526 denizcimizi şehit vermiştik. Şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyorum. Ruhları şad olsun.

10 Nisan 1957 Trabzon doğumlu Türker Ertürk, 2008-2010 yılları arasında Deniz Harp Okulu Komutanlığı yapmış emekli bir Tuğamiraldir. Türk Silahlı Kuvvetleri'nde uzun süre gemi komutanlıkları ve üst düzey karargah görevleri üstlenmiştir. 2010 yılında "TSK içinde Gülen cemaati yapılanmasına" dikkat çekerek istifa etmiştir. Siyasi çalışmalarda bulunmakta ,güncel konularda köşe yazarlığı yapmaktadır.