Yozgat da kaza yapılır mı? – Yusuf İpekli Yazdı

Yozgat da kaza yapılır mı?  – Yusuf İpekli Yazdı
Yayınlama: 20.04.2025 20:00
A+
A-

Tarih: 19 Nisan 2025, Pazar.

Yer: Yozgat.

Figür: Traktör.

Eylem: Miting.

Konu: “Millet iradesine sahip çıkıyor!”.

Nereden çıktı Yozgat, neden / niçin Yozgat?

Bozok Yaylası’da yaşayan duyarlı on çiftçinin traktörleriyle “yeter artık” diyerek meydana çıkması ve bu eylemin sonucunda yazılan milyonluk cezaların toplum vicdanında oluşturduğu rahatsızlık, duyarlılık.

Yozgat Sürmelisi‘nden dersini alan yiğitlerin kılcal damarlara işleyen samimi haykırışlarının meydana çıkardığı sinerji.

Çamlığın başında tüter bir tütün / Acı çekmeyenin yüreği bütün / Ziya’mın atını pazara tutun / Gelen geçen Ziya’m ölmüş desinler…” türküsünden ilham alanların kahramanlığı, cesareti…

Sahiplenme yani, Çarıklı Erkan-ı Harp Mezunlarının ayağa kalkışı.

Şimdi ben köylü çocuğuyum. Hayatım koyun, kuzu, sap, saman, tarla, harman, anız, herk, tırpan, deste, anadut, tırmık, patoz, yaba arasında geçti. Halen çiftçiyim. Tam elli iki senedir traktör kullanırım. Mazot kokusunu iyi bilirim. Pulluk, mibzer, holder… Sonra biçerdöğer, çakmak taşı gibi, keklik burnu gibi, Allah  rahmet eylesin babamın deyimiyle iraşit altınından* gıymatlı buğday…

Gelecek umudu elinden alınan gençlerden sonra  milletin efendisi olan köylü de nihayet ayağa kalktı. Çiftçinin büyük yankı uyandıran isyanı Yozgat’ta ete kemiğe büründü. Yozgat’ta meydana gelen bu isyan esasen ülkenin dört bir yanında kıskıs kıvranan çiftçinin ortak odağı haline geldi. Hem de hiç zorlama olmadan, kendiliğinden binlerce köylü anasını, bacısını, eşini aldı, miting meydanına koştu. Halk mitinge eylemin simgesi olan traktörüne binerek geldi. Hep bir ağızdan bağırdılar: “YETER! “.

Çiftçi, “Yeter! “, dedi.

Yeter dedi, çünkü çiftçinin malı, ürünü, hayvanı para etmiyor. Gübresi, tohumu, mazotu, ilacı havanın yüzünde. Tarlası hacizli. Banka borcu, tarım kredi borcu, tüccara borcu aldı başını gitti. Elektrik faturasını ödeyemiyor. Köylünün insan içine çıkacak hali kalmadı. Hatay’da olduğu gibi bir gece yarısı tek imza ile tarlasına, evine, bağına, bahçesine el konulacağı kaygısı akıllarını başlarından aldı.

Bakınız, “Yozgat, yiğidin harman olduğu yerdir!” .

Yozgat, Çankırı gibi, Kırşehir, Kırıkkale, Çorum gibi öteden beri ilgi alanım içindedir. Yozgat’ta oluşan olayları izlerim, haberleri mutlaka okurum. İlçe ilçe seçim sonuçlarını takip ederim.

Pazarören Köy Enstitüsü‘nden yetişen öğretmenlerin de etkisiyle, 1965 seçimlerinde, sosyalist bir yapıya sahip olan Türkiye İşçi Partisi‘ne (TİP) destek veren kent bu partiye milletvekili bile vermiş duyarlı bir kenttir.**

Ancak yetmişli yıllardan itibaren adı Alparslan Türkeş‘in MHP’si ile anılan Yozgat, özellikle 12 Eylül faşist askeri darbesiyle birlikte önce Turgut ÖZAL”ın ANAP‘ına, sonra Recep Tayyip Erdoğan‘ın AKP‘sine en güçlü desteği vererek tıpkı Çankırı, Nevşehir, Niğde, Çorum, Kırıkkale gibi muhafazakar bir şehir konumuna evrilmiştir.

Kuşkusuz bunda Yozgat’ta hayat hakkı elinden alınan alevi bektaşi nüfusunun kenti terk etmesi oldukça etkili olmuş, kent hızla irtifa kaybederek adeta büyük köy olarak ikinci lige düşmüştür.

Yozgat’ta sağ siyaset, meclise Lütfullah Kayalar, Cemil Çiçek, Bekir Bozdağ gibi bakanlık, meclis başkanlığı yapan güçlü siyasi figürler göndermesine rağmen kent birinci lige bir türlü çıkamamıştır.

Her yasak kendi isyancısını doğurur.” derler ya, 19 Nisan günü Yozgat da küllerinden yeniden doğarak tarihe geçti.

Hem de, otobüsün üzerine çıkan bir çiftçinin, “Devlet turpunan, şalgamınan yönetilmez. Devlet adaletle, hukukla yönetilir.” haykırışı eşliğinde.

Hem de, traktörüne atlayan köylünün “BIHDIK! ” sözü ve kararlılığı içinde…

Yozgat, ses getirdi mi?

Eğer ses getirmeseydi, yandaş gazeteciler, sorumluluk sahibi siyasi aktörler, aktroller sosyal medyada mitingi kadük hale getirmek için elli bin katılımcıyı üç – beş bin, üç yüz elli – dört yüz traktörü otuz, binlerce katılımcıyı dalga geçer gibi yığma olarak ele alır, algı oluşmak için sabahlara kadar uykusuz kalır mıydı?

Mitingin başarılı olduğu konusunda en ufak bir tereddüt taşımıyor olmama karşın bir büyük endişeye de kapılmamış değilim…!

Bu endişem o kadar büyük ki, bir gece yarısı kararnamesi ile, “Yozgat da kaza yapılır mı?” demekten kendimi alamadım.

Kendimi alamadım, çünkü Yozgat‘ın da Kırşehir‘in uğradığı talihsizliği yaşayabileceğini düşündüm.

Zira, Kırşehir kendi öz evladı Osman Bölükbaşı‘na verdiği destek nedeniyle Menderes‘in kindarDemokrat Parti‘si tarafından kaza yapılarak 20 Temmuz 1954 yılında il yapılan Nevşehir‘e bağlanmış, sonra yeniden 1 Temmuz 1957 yılında il yapılmasına karşın Hacıbektaş gibi bir büyük değeri Nevşehir‘e

kaptırmıştır.

Hani memlekette yaşanan adaletsizliği gördükçe, yaşadıkça olmaz demiyorum, diyemiyorum…

Ne dersiniz?

Size katılıyorum, bence de kayyumu düşünmek lazım ama Yozgat,

1) Yiğidin harman olduğu yer olduğu gibi,

2) Bu örnek davranışı ile Türk milletine derman da olacaktır.

Bu böyle biline, ilanen duyurulur.

Açıklama

*İraşit Altını: (Reşat Altını)  Reşat Altını, V. Memed Reşad’ın tahta çıkışının onuncu yılı anısına bastırılmış altın paradır. Rahmetli babam (1930-31 Ağustos 2023), kıymetli şeyler için Reşat Altını yerine İraşit Altını derdi. (V. Memed Reşad’ın tahta çıkışı, 27 Nisan 1909)

**Bu milletvekili,Yusuf Ziya Bahadınlı‘dır. 1927 doğumlu olan Bahadınlı, öğretmen, yayıncı, yazar ve sosyalist bir siyasetçidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

1964 yılında Ankara Kalecik doğdu. Sınıf öğretmeni, Türkçe bölümü mezunu, halen özel eğitim öğretmeni. Edebiyatla ilgileniyor. Eserleri 1.Çığlığa çağrı (Şiir) 2.Sensiz akşamların yorgun geceleri (Şiir) 3.Gökyüzüne kafa tutan sağanak (Şiir) 4.Okulumuz Avrupa'da (Gezi Yazıları) 5.Benekli Çocuk Şiirleri) 6.Bir Garip Gönül Hikayesi (Şiir) 7.Oba (Roman)