Yozgat – Melih Demirel Yazdı

Yozgat – Melih Demirel Yazdı
Yayınlama: 21.04.2025 16:10
A+
A-

Bundan tam iki ay evvel bir yazı kaleme almıştım: “İç Tasdike Karşı Toplum Vicdanı, Mansur Yavaş” başlıklı. O yazımda vurgulamak istediğim bir gerçek vardı: “İç Anadolu seçmeni ”… Bilhassa da, Yozgat. Bırakın demiştim diğer tüm bölgeleri, eğer ki bir değişim istiyorsanız, İç Anadolu’ya önem verin. Çünkü bu memleketin bir İç Anadolu gerçeği var. O yazımda Mansur Bey’in Cumhurbaşkanı adayı olmasının kazandıracağını falan da söyledim ama malumunuz, köprünün altından çok sular aktı. Nereden nereye geldik…

Nereye geldik?

Yozgat’a… AKP açısından; bozkırın yıkılmaz kalesi Yozgat’a…
CHP’nin Yozgat mitingini, AKP’ye; “Bak kaleni kuşattık” psikolojik mesajını vermesi açısından kıymetli buluyorum. Ancak yine doğru bildiğimden imtina etmeden, muhalif konfor alanında sahte umutları sizlere cilalayıp sunmadan, eğrisi doğrusu ile Yozgat sürecini yorumlayacağım…

MEYDANDA KİM VARDI?

Bildiğiniz üzere iktidar ve muhalefet bu konu üzerinden didişiyor. Meydandakiler gerçekten Yozgatlı mı değil mi diye. Yani iktidar kanadı Yozgat oylarına o kadar kendilerine ipotekmiş gibi muamele yapıyor ki, ayrılığı kabullenemeyen eş gibi aynı… Öte yandan muhalefet de psikolojik olarak bu durumu iyi kullanıyor diyebiliriz. Ama ortada bir gerçek de var ki, CHP Yozgat mitingi öncesi çevre illerden otobüs kaldıracağını partililere günlerce duyurdu. Nihayetinde de çevre illerden ciddi bir katılım sağlandı. Yani şimdi ben bunu diyorum diye yine belli bir zümre tarafından linç yemeye razıyım ama, ortadaki gerçeği de aman efendim deyip eğip bükmeye gerek yok; doğru bir tanedir. Üstelik CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, dün örgütünün ne kadar başarılı olduğu ile ilgili sosyal medyada paylaştığı gönderide “Ankara’dan Yozgat mitingine çok ciddi bir katılım sağladık.” dedi. Ez cümle; dışarıdan ciddi bir katılımın olduğu ortada. Ancak önemli olan da AKP’nin kalesinde o mesajı vermek diye düşünüyorum… Rehavete kapılmamalı, çok çalışılmalı diye de iliştiriyorum…

BİR TRAKTÖR MESELESİ…

Özgür Bey’i (CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı) Massey Ferguson’un direksiyonunda, sekiz köşe Ecevit kasketiyle gördük. Belirtmeliyim ki kasket hiç yakışmamış. Zaten Ecevit’ten sonra da kimseye yakışmadı o kasket, neyse. Efendim, ne diyor iktidar cenahı? Yozgat’ta bilmem şu kadar traktör var da, gelen traktör sayısı aslında çok çok az… Efendiler, üçün beşin peşinde anlayacağınız. Olayın sembol tarafına kulak tıkıyorlar alışılageldik şekilde. Traktör sayacağınıza, “Memleketin çiftçisinin derdi ne?” diye sorunlara kulak kabartmak, emin olun ki milletin lehinedir. Tabii alaka duyarsanız bu meselelere… Mesela Kırgızistan’ın borcunu silip olmayan paramızla jest yapmak, üstüne de bir kardeş kazığı yemek yerine, o borcu tahsil edip memleketin çiftçisine hibe etseniz, bugün traktör saymıyor olabilirdiniz. Netice olarak, genel akışta “traktör” mesajı güzeldi…

TURBUNAN ŞALGAMINAN MEMLEKET İDARE EDİLMEZ…

Dedi Yozgatlı çiftçi amca ve ekledi: “Devlet, hak ile hukuk ile adalet ile yönetilir. Bana bir milyon ceza yazmışlar, yüz milyon yazmazsanız namertsiniz; bu düzeni yıkacağız. Ben çiftçiyim çiftçi; halk için çalışan, millet için çalışan çiftçiyim…” Bu amca bu dakikadan sonra Yozgat’ın sembolik olarak Che Guevara’sı olmuştur; ortaya çıkarttığı turplu, şalgamlı slogan ile. Erdoğan’ın turp söylemine verilmiş en net ve tatmin edici cevaptır. “Her şey çok güzel olacak”tan hallice, bu slogan da yıllarca akıllarda kalacaktır. Eğer ki bu miting geçtiğimiz olağanüstü kurultaydan önce olsaydı, bu kıymetli amcamız da parti meclisinde yer bulabilirdi belki ama neyse artık. Bu saatten sonra en azından partili değilse bile ikna edilip saflara katılmalıdır. En azından gerçek bir sorunun temsilcisi, halkın ta kendisidir.

RE-HA-VET

Efendim, muhalefetin psikolojik üstünlük sağlayıp bol bol mesaj verdiği bir Yozgat mitingi geride kaldı. Gördüğüm kadarıyla özellikle sosyal medyada “Yozgat Tamam” gibi bir rehavete girildi bile… Yanlış. 2023’te AKP Yozgat’ta %73, CHP ise %22 oy aldı. 2024 yerel seçimlerine giderken ise yine yetkiyi verip, etkiyi eksi bakiye olarak gördüğümüz bir zaman dilimi geçirmiştik. Bu etkiyle Yozgat’ta ne oldu? Yeniden Refah Partisi %36 ile seçimleri kazandı. MHP %29, AKP %26 civarı bir oy alırken; CHP, %2’de kaldı. Buradan anlayacağımız şey şudur: Evet, değişmeyen tek şey değişimdir. Yozgatlı seçmen de son seçimde değişmiş, AKP’den Yeniden Refah’a el vermiştir. Fatih Erbakan’ın adaylığını açıkladığı, tarihi belli olmayan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise Erbakan lehine bir sonuç çıkması çok büyük bir olasılıktır. Bu da seçime hazırlanırken Yozgat gibi iller üzerinden bir ittifak paradigması ister de, o mesele ayrı bir konu… CHP’nin yapması gereken; Yozgat gibi illerde iyi bir örgütlenmeyle kapı kapı gezip, seçmeni son güne kadar ikna etmektir. Öyle ki, Yozgat’ta görevli bir partili kıyamet kopsa Yozgat’tan çıkmamalı; herhangi bir ildeki mitinge katılmak için bile şehri sandık kurulana kadar bırakmamalıdır. Sandık kurulunca da son tutanak teslim edilene dek başından ayrılmamalıdır (En mühimi). Netice olarak zordur belki ama, imkansız değildir…

Zaten en güzel şeyler de zor olan değil midir?

Son olarak, Yozgat’ın üstü altı ok ile kaplı kırmızıya boyandığı gün, Fenerbahçe de belki şampiyon olur. Bu da kıymetli Fenerbahçeli okurlarıma totem olsun.

Kalın sağlıcakla…

Siyasetçi, İktisatçı ve Köşe Yazarı