Yüzbaşı Faruk’tan Vali Tekbıyıkoğlu’na – Melih Demirel Yazdı

Yüzbaşı Faruk’tan Vali Tekbıyıkoğlu’na – Melih Demirel Yazdı
Yayınlama: 26.05.2025 17:20
A+
A-

Yıl 1920.

Sıcak bir Temmuz günü, kapıyı çalarak toplantı salonuna giren yaver seslendi:

+Emrettiğiniz yüzbaşı geldi efendim.

-Al içeri.

Nazır Ziya Paşa subaylara bilgi verdi; “Az önce sözünü ettiğim talihsiz olayın faili.”

Yüzbaşı bekletmeden içeri girdi, kaygılı bakışlarla kendisini izleyen subayların arasından hızla ilerleyerek nazırın masası önünde durdu, selam verdi.

+Yüzbaşı Faruk, İstanbul. Beni emretmişsiniz.

Uzun boylu, kumral, yakışıklı, biraz bıçkın havalı bir subaydı. Nazır önündeki bir yazıya bakarak yumuşak bir sesle:

-Oğlum” dedi. Dün akşam Beyoğlu’nda İngiliz İnzibat Subayı Teğmen Miller’i, emre rağmen selamlamamışsın. Doğru mu?

+Evet efendim, doğru.

Nazır, dürüst subaya babacanca yol gösterdi:

-Herhalde görmediğin için selamlamadın, değil mi çocuğum?

+Hayır efendim gördüm.

Nazırın canı sıkıldı:

-Niye selamlamadın öyleyse? Selamlamanız için emir verilmişti.

+Rütbesi benden küçük olduğu için selamlamadım paşam. Askerlik töresince, önce onun beni selamlaması gerekmez miydi?

Ziya Paşa derin bir kederle ellerini açtı:

-Askerlik töresi mi kaldı a yavrum? Adamlar galibiyet haklarını kullanıyorlar. İngiliz Komutanlığı bu sabah olayı protesto etti. Mesele çıkarılacak zaman değil. Hemen şu müzevir teğmeni bul da özür dile. Olayı kapatalım.

Başıyla çıkması için izin verdi. Ama yüzbaşı yerinden kıpırdamadı.

+Paşam, bir de beni dinlemenizi rica ediyorum.

Nazır bıkkınlıkla:

-Söyle bakalım, dedi.

+Balkan Savaşı’nda teğmendim.. Çanakkale’de üsteğmen. Suriye cephesinde yüzbaşı oldum. Ben bu rütbeleri tek başıma savaşarak almadım. Her rütbemde binlerce şehidin ve gazinin hakkı var. Onların hakkını korumak namus borcumdur. Beni affedin, özür dileyemem.

Harbiye Nazırı bozuldu, “anlamadın galiba, Harbiye Nazırı olarak emrediyorum.” Yüzbaşı sükûnetle “anladım efendim”, dedi. Apoletlerini bir hamlede söküp nazırın masasına bıraktı, “artık emrinizi dinlemek zorunda değilim!” Başıyla selam vererek kapıya yürüdü. Oturan subayların, İstanbul’u tutan birkaçı dışında, hepsi saygıyla ayağa fırladı. Hepsinin rütbesi yüzbaşıdan büyüktü. Gözleri dolu, yüzbaşıya selam durdular…

 Yıl 2025, Tunceli

2024’ün Kasım ayında DEM Partili Tunceli Belediye başkanı Cevdet Konak, PKK üyeliğinden ceza almış olması ve PKK propagandası yapmak suçlamasıyla hakkındaki soruşturmanın devam etmesi nedeniyle geçici olarak görevinden alınıp, yerine Tunceli valisi Bülent Tekbıyıkoğlu Belediye başkan Vekili olarak atandı. Geçtiğimiz günlerde ete kemiğe bürünen 2.Çözüm sürecinde ise, anladığımız kadarıyla mevcut esneme şartlarını karşılamadığı için merkeze çekilerek adeta ‘’Valiye de kayyum atandı’’ dedirtti. Sebebi? 17 Mayısta iki PKK’lı terörist için yapılmak istenen anmaya Ankara’dan gelen telefona rağmen kararından dönmeyip izin vermemesi. Tekrar ediyorum, ‘’ 2 PKK’lı teröristin anma programına izin vermemesi’’… Turgut Özakman’ın gerçek olaylardan esinlenerek yarattığı karakter Yüzbaşı Faruk ile Vali Tekbıyıkoğlu’nun hikayesi farklı olay örgülerine sahip olsa da ne kadar yakın birbirine değil mi?

Bir noktaya değinerek bitirmek istiyorum. Önceki belediye başkanı neden görevden alındı? PKK üyeliği, propagandası vs. Ee, şimdi de 2 PKK’lının anma programı için Tekbıyıkoğlu merkeze çekildi. O halde görevden alınan belediye başkanı da valiye kayyum olarak atansaydı, neticede o anma programını memnuniyetle yaptırır, tüm belediye imkanlarını da seferber ederdi…

Siyasetçi, İktisatçı ve Köşe Yazarı