Acele Giden, Ecele Gider – Nafiz Şahin Yazdı

Acele Giden, Ecele Gider – Nafiz Şahin Yazdı
Yayınlama: 26.01.2026 20:49
A+
A-

Şu İspanyollar çok acelesi…

Üstelik de pinti…

Hani Barselona’nın meşhur Nou Camp Stadyumu var ya…

Onu yenilemek istemişler.

İşi iktidarımızın medarı iftiharı şirketlerden birisi almış.

Kimisi onlara ‘’beşli çete’’ der.

İşte o beşin biri…

Müteahhit 2023 yılında aldığı işi 2024’te bitirecekmiş.

Orayı Türkiye zannetmiş.

2025 sonunda ancak bir kısmı kullanıma açılabilmiş…

Açılmış ama yağmur yağınca tepeden su akıyormuş.

İspanyollar bunu problem yapmışlar!

Oh ne güzel…

Hem şoför mahalli, hem 50 kuruş…

Hem bir yılda bitecek, hem çatısı akmayacak…

O kadar gecikme kadı müteahhidinde ( pardon, kamu müteahhidi) de olur.

İşin bir kısmı da olsa bitmiş mi bitmiş…

Tepeden su akıyormuş; aksın sana ne?

Şeker misin, tuz musun eriyeceksin!

Üzerine bir yağmurluk geçirirsin konu çözülür.

Üstelik su rahmettir.

Ne güzel; tepenizden rahmet yağıyor.

Farz edelim ki ıslanarak maç izlemek güzel değil; bizim seyircimizin canı yok mu?

Sırılsıklam; it gibi titreyerek maç seyrediyorlar.

Spor fedakarlık gerektirir.

Beğenmiyorsan; futbol izleme, tiyatroya git.

Koltuklar rahat…

Öyle olunca uykun gelir.

Bizim müteahhit, sıkıcı maçlarda seyirci uyumasın diye tepeden su döküyor.

Üstelik dünya susuzluktan kırılırken, su sizin tepenizden yağıyor.

Değerini bilin.

Bunları problem yapıyorlar.

Bakın bize!

2013’te ihalesi yapılan Ankara-İzmir hızlı tren hattı 2016’da bitirilecekmiş ama 2026’’ya geldik hala tık yok.

2028’e belki…

Üstelik 4.3 Milyar liraya bitirilecekken 101 Milyara ulaşacakmış.

Ne yapsın müteahhit; cebinden mi ödesin?

Ne yapsın, ilgili bakanlık; bitmeyince bitmiyor!

Neyse ki halkım İspanyollar gibi aceleci ve pinti değil…

Halkım bu tür işlerin aceleye gelmesinin zararlarını biliyor.

Daha önce acele ettirdiler; sinyalizasyon sistemi kurulmadan açıldı.

Birçok insanın canına mal oldu.

Hayırlısıyla bitsin, biz bekleriz!

Adı ‘’hızlı’’ diye yapılışı da mı hızlı olacak!

Memleketi öyle demirağlarla örmek kolay mı?

Şarkılarda, marşlarda ‘’Demirağlarla ördük’’ demek kolay ama örmek zor.

Zaten sayın Cumhurbaşkanımız daha başbakanken bunu dile getirmişti.

“Biliyorsunuz 10. Yıl Marşı’nda geçer, demir ağlarla ördük falan… Neyi ördün, hiçbir şeyi örmüş falan değilsin; ortada duranlar belliydi. Demir ağlarla şimdi Türkiye’yi biz örüyoruz” demişti.

Atatürk zamanında yapılan demiryolu 4.075 Km; Erdoğan’ın bu sözü söylediği zamanki, iktidarın 10. yılında 1.085 Km…

Az ama öz…

Siz bilmezsiniz; AKP’den önce buharlı trene biniyorduk.

Buharlı tren raylarıyla, hızlı tren rayları bir mi?

Zaten dönemin başbakanı ‘’ördük’’ demedi ki ‘’Örüyoruz’’ dedi.

100 yıla kalmaz, örülür.

İspanyol aceleciliğine gerek yok.

Çocukluğumda hoşuma giden şeyleri yemekte sona bırakırdım.

Özellikle tatlıları yavaş yavaş yerdim.

Müteahhit işini seviyor.

Bırakın tadını ala ala yapsın.

***

Ülke ekonomisi büyüyormuş…

Ben de büyüyorum.

Enine…

Ekonominin boyu küçülmüş ama göbeği sarkmış…

Göbeği sarkana ‘’büyüdü’’ denir mi?

1957 Trabzon doğumlu. 1980 yılında AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. 1978 yılında Ankara Belediyesi Basın Yayın Müdürlüğü’nde çalışmaya başladı. Ardından Çankaya Belediyesi Eğitim ve Kültür Müdürlüğü ile Kültür Bakanlığı Protokol Müdürlüğü görevlerinden bulundu. Kültür Bakanlığı Basın Danışmanı, Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı ve Azerbaycan ile Kırgızistan Büyükelçilikleri nezdinde Kültür ve Tanıtma Müşaviri olarak çalıştı. 2013 yılında emekli olduktan sonra Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu’na danışmanlık yaptı. Yurtiçi ve yurtdışında 8 fotoğraf sergisi açtı. Ankara’nın Martıları ve Politik Hacı isimli yayınlanmış iki kitabı bulunuyor.