Nafiz Şahin, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar üzerinden Türkiye’deki algı yönetimini ve siyasi müdahale iddialarını sorguluyor.
Gün geçmiyor ki bir CHP’li belediyeye operasyon yapılmasın
Önceki gün de savcılık açıklamasına göre Etimesgut Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu yapılmış.
Belediye iştiraki şirketten bazı görevliler gözaltına alınmış.
Konu daha sonra anlaşılıyor ki yolsuzluğu Etimesgut Belediyesi müfettişleri tespit etmişler.
Başkan Erdal Beşikçioğlu, yolsuzluk yapan görevliler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmuş…
Savcılık o görevlileri gözaltına alıyor ve sanki kendileri belediyede yolsuzluk tespit etmiş gibi açıklama yapıyor.
Elbette bu pası yandaş medya gole çeviriyor.
Beşikçioğlu’nun fotoğrafıyla birlikte kullanarak ‘’Etimesgut Belediyesine Operasyon’’ diye veriyor.
‘’Beşikçioğlu, yolsuzluk yaptı’’ algısı oluşturmaya çabalıyorlar.
Beşikçioğlu, konunun aslını basın açıklaması ile duyuruyor.
Ancak kimse bu açıklamayı dinlemez!
O haberlerden sonraki bu açıklama sanki yolsuzluğu ortaya çıkmış da kendisini kurtarmaya çalışıyor gibi algılanacaktır.
Hele ki haber başlığı okuyup geçen halkım Beşikçioğlu’nu yolsuzlukla anacaktır.
Memleketimde hep olduğu gibi suçlular gevrek gevrek sırıtırken, masumdan suçlu yaratılacaktır.
Şunu da belirtmeliyim ki Beşikçioğlu’nun açıklaması biraz daha özenli olmalıydı.
Elinde bir kağıt parçası var, oradan okuyor.
Oysaki bir tiyatrocu için o kağıtta yazanları ezberlemek iki dakika…
Üstelik zaten konuyu bilirken ezbere bile gerek yok.
‘’Hop hoop! Siz kime operasyon yaptınız? Operasyonu biz yaptık. Siz sadece yasal süreci tamamladınız’’ deseydi yeterliydi.
Yeterliydi ama Etimesgut’u kaybetmenin sindirilemez acısıyla ertesi gün gerçekten Etimesgut Belediyesi’ne operasyon yapılırdı.
Sahi bu operasyonlar bağımsız yargının operasyonu mu?
İktidarın bu işte parmağı yok mu?
AKP’li belediyeler hep suçsuz, CHP’li belediyeler hep hırsız mı?
Bülent Arınç tarafından Ankara’yı parsel parsel sattığı iddia edilen kişi hakkında soruşturma açılmadıkça bunu topluma anlatmak zor.
Ve o kişinin ömrünce çalışmamış oğlunun 600 milyonluk villada oturması, televizyon kanalı sahibi olmasının mantıklı bir açıklaması olmadıkça kamuoyunu inandırmak zor.
Bakmayın bunlara kamuoyunu inandırmanın zor olduğunu söylediğime iktidar ne derse cümlenin sonunu bile beklemeden inanmaya hazır bir güruh var.
Ve onlar hiç az değil.
İktidar o güruhu çeyrek asırda ilmek ilmek dokudu.
Eğitim, öğretimin yerlerde sürünmesiyle, kapı önüne konulan makarnalarla başlayıp her ay banka önündeki kuyruklarla hesaplarına para yatırarak oluşturdu o güruhu…
O güruh ki Musa’nın asasıyla Kızıldeniz’i yardığına inanır ama görüntülere rağmen insanoğlunun aya gittiğine, dünyanın yuvarlak olduğuna inanmaz.
İnönü’nün ekmeği karneye bağladığını bilir ama nedenini bilmez.
Bu operasyonların bazıları seçimde kaybettikleri belediyelere çökme operasyonu…
Birçok belediye başkanını önce iktidardan birileri arayıp, partilerine geçmelerini istiyor.
Geçerse güzel, geçmezse ver elini operasyon…
Bazılarında meclis çoğunluğu AKP-MHP ortaklığında olunca da başkan vekilliğini alıyorlar, ardından belediye başkanlığını…
Etimesgut Belediyesi haberiyle aynı günde Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne de operasyon yapılıyor.
Bursa Belediye Meclisi’nde AKP-MHP ortaklığı açık ara sayısal üstün…
Yani Bursa Büyükşehir Belediyesi artık iktidar belediyesi diyebiliriz.
Peki, iktidara ne var yararı belediyelerin?
Neden illaki belediyeleri kapmak isterler?
Çünkü dağı, taşı satarak sağladıkları rant yetmiyor. Belediyeler tadını bilen için güzel rant kapısı…
Hani İstanbul’un siluetini değiştiren, Ankara’yı gökdelenler kenti yapan imar izinleri var ya onlar bal tutana parmak yalattırıyor.
Bu arada belirtmeliyim ki hala muhalefette kalan belediye varsa onlara da kan kusturuyorlar.
Bütçelerini, ödeneklerini keserek çöp bile toplayamaz hale getirmeye çalışıyorlar.
Ardından ‘’Bakın işte CHP belediyeleri, çöp bile toplamıyorlar’’ diyorlar ve buna da insanları inandırıyorlar.
Ve maalesef ardındaki nedeni görmeyen, görmek istemeyen, göremeyenler bu tür düşüncelerini seslendirmeye başladılar.
Halkın çoğunluğunun umudu o ki bu günler kısa süre sonra bitecek, Anayasa’dan gücünü alan adalet tekrar yaşamımıza girecek.