Böylesine Etkisiz Muhalefet Derler | Şahin Mengü Yazdı

Böylesine Etkisiz Muhalefet Derler | Şahin Mengü Yazdı
Yayınlama: 19.02.2021 21:00
A+
A-

Türkiye’yi yasa boğan Kuzey Irak’da 16 canın yitirilmesinin birinci derecede sorumlusu AKP iktidarıdır, bundan zerre kadar kuşku yok.

Muhalefet sözcüleri AKP iktidarına karşı  haklı eleştiriler  yapıyorlar ve AKP iktidarına doğru sorular yöneltiyorlar.

Eleştirilerin haklı ve soruların doğru olduğu, gerçeklerin geniş kitleler tarafından anlaşılacağından korkan ve bunun altından kalkamayacağını gören partili Cumhurbaşkanı ve yürütmenin başı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın işgal ettiği mevkie yakışmayacak bir üslupla Ana muhalefet partisi Genel Başkanına saldırması bunun açık göstergesidir.

Türkiye siyasi gerginliği ilk defa yaşamıyor. Geçmişte de iktidarla, muhalefet arasında gerginlikler yaşandı, ama siyasi üslup hiçbir zaman bu kadar irtifa kaybetmedi.

Günümüzde bu üslubun yaratıcısı ve sorumlusu  maalesef partili Cumhurbaşkanıdır.

İcranın başı olan partili Cumhurbaşkanı ülkenin hiçbir sorununu çözemediğinin farkına  vardığı için rakiplerinin eleştirilerine çirkin bir üslupla cevap vermekte böylece muhalefeti susturacağını zannetmektedir.

Tabii bugün gelinen noktanın ve yaşanan olumsuzlukların yegane sorumlu iktidar değildir. O kadar vatan evladı 5-6 yıldır terör örgütünün elinde ve bundan Türk kamuoyunun haberi yoksa! Bunun sorumluluğu öncelikle muhalif siyasete ve medyaya ait. Medyanın durumu malum, ama siyaset medyanın zavallılığının arkasına sığınarak bir  mazeret yaratamaz.

Cumhuriyet Halk Partililer yıllardır TBMM’de bu konuda 7 soru önergesi verdiklerini, ancak, iktidarın bu sorulara cevap vermeye lüzum görmediğini söyleyip duruyorlar. Böylece, CHP’nin görevini yaptığını söylemiş oluyorlar. Bu mantığa göre, örneğin, 7 değil de 17 soru önergesi vermiş olsalardı  görev daha mı iyi yapılmış olacaktı?

İşte Cumhuriyet Halk Partisinin siyaset tarzının etkisiz olduğu eleştirisini yaptığımızda  tam da bunu işaret ediyoruz. Soru önergeleri yoluyla AKP’de bir duyarlılık yaratılamadığı daha ikinci önergede anlaşılmalı ve konunun kamuoyun gündemine taşınarak iktidar üzerinde baskı oluşturulmasının etkili bir yolu bulunmalıydı. Bunun için gerekirse, “sivil itaatsizlik” yapılarak, iktidarın koyduğu haber yasakları veya gösteri yasakları bu yolla etkisiz hale getirilebilinirdi.

Bu sivil itaatsizlik iktidar tarafından suçlanamazdı da, zira  şiddet içermemesi, vicdani değerleri esas alması, devletin değil insanın üstünlüğü düşüncesi egemen olduğu için vatan evlatlarının sağlıkları, yaşamları tartışma konusu yapılabilinir ve siyasi iktidar bu konuda baskı altına alınabilirdi.

O çocukların anneleri ile Genel Merkezde bir basın toplantısı yapılıp bu sosyal medya aracılığı ile kamuoyuna duyurulamazımıydı.

Özellikle günümüz teknolojisinde geniş kitlelerin artık günlük olayları yazılı ve görsel basın yerine internet üzerinden takip ettiği de düşünülürse, kaçırılan, sonradan da şehit edilen vatan evlatlarının durumuna bu yolla  kamuoyunun dikkati çekilebilinirdi. Muhalefet bu konuyu iktidara bu yolla  dikte ettirirdi.

Eli Kanlı terör örgütü üstündeki ABD etkinliği de göz önüne alınarak, o tarihteki ABD Başkanı Trump, Papazı istediği zaman Türk tarafı da rehinelerimizin serbest bıraktırılmasını kamuoyunun baskısını gerekçe gösterip Trump’tan isteyebilirdi.

Cumhuriyet Halk partisi  artık etkili muhalefetin sadece konuşarak veya  yalnızca TBMM çatısı altına sıkıştırarak yapılamayacağını  anlamalı ve buna göre yeni yöntemler geliştirmelidir.

Bu yapılmadığı sürece muhalefet etkisiz muhalefet olarak kalmaya devam edecektir.

Şahin Mengü, 4 Nisan 1948'de Kastamonu İnebolu'da doğdu. Avukat; Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Serbest avukat olarak çalıştı. Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreteri ve Türk Eğitim Derneği Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. İyi düzeyde İngilizce bilen Mengü, evli ve 2 çocuk babasıdır. 22 Temmuz 2007 Genel seçimlerinde CHP' den Manisa milletvekili seçilmiştir. Şahin Mengü (73) 20 Eylül 2021 tarihinde hayatını kaybetti.