Yaratıcılığı öldüren sistemler sadece bireyi değil, toplumun geleceğini de yok eder. Hatice Topçu, eğitimdeki çarpıcı gerçeği gözler önüne seriyor. Yaratıcılık: Keşfe dayalı yenilikçi davranışlar oluşturan, geleneksel düşüncelerin dışında, yeni fikirler ortaya çıkaran, deneyen ve geliştirilebilen beceri ve doğal yatkınlıkların birleşimidir; her insanda var olduğu kabul edilen farazi yatkınlıktır. Yaratıcılık insanın...
1 Mayıs bir bayram mı, yoksa unutulan emeğin hatırlatıldığı bir gün mü? Melih Demirel, işçinin görünmeyen gerçeğini sert bir dille ortaya koyuyor. Bazı günler vardır, takvimde yeri bellidir ama hayattaki karşılığı tartışmalıdır. 1 Mayıs da onlardan biri… Adı “bayram.” Peki gerçekten kim için? Bugün meydanlar kurulacak, sloganlar atılacak, mesajlar yayınlanacak....
Söz çok, gürültü fazla ama sonuç yok… Yusuf İpekli, “yağmazsan da gürle” deyimi üzerinden Türkiye’nin siyasi ve toplumsal reflekslerini çarpıcı örneklerle sorguluyor. Bizim oralarda, “yağmazsan da gürle” derler, severim. Deyim her ne kadar çiftçilerin gözünün bulutlarda olduğuna işaret etse de günlük hayatta “Elinden somut bir iş gelmese veya gücün yetmese...
Tanıklık sadece görmek midir, yoksa hatırlamak zorunda kalmak mı? Davut Köksoy, Erdal Direğin’in eseri üzerinden hafıza, vicdan ve insanın direncini inceliyor. Erdal Direğin’in “24. Gün: Yorgun Gözlerin Tanıklığı” adlı kitabı, çağdaş Türk edebiyatında tanıklık, hafıza ve insanın iç dünyası üzerine kurulu metinler arasında dikkat çekici bir yerde durur. Eser, yalnızca...
01.05.2026 19:11
24.Gün Yorgun Gözlerin Tanıklığı – Davut Köksoy Yazdı için yorumlar kapalı
1
Türkiye’nin gündemi hızla değişiyor, ancak değişmeyen tek şey halkın yaşadığı ekonomik gerçekler. Yusuf İpekli, tartışmaların ardındaki perdeyi aralıyor. Memleket son bir haftadır, 1) Gülistan Doku cinayeti – vali ilişkisi, 2) Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul katliamları, 3) Geçen sene hiç yok yere İzmir’de belediyenin burnundan getirdiği halde kuru bir demeçle...
29.04.2026 14:12
Emeklinin aklıyla alay etmek – Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
0
Prof. Dr. Duran Bülbül ve Melih Demirel, metaforlarla örülü bu çarpıcı yazıda; ihanet, ikbal ittifakları ve adaletin kaçınılmaz dönüşünü “çınar” hikâyesi üzerinden anlatıyor. Bir ülke düşünün… Cenderelerden geçmiş, yoklukla yoğrulmuş, bedel ödeye ödeye var olmuş bir yurt. Kolay kurulmamış, kolay korunmamış. Her karış toprağı bir hatıranın, her hatırası bir fedakârlığın...
28.04.2026 15:41
İhanet ve İttifak – Prof.Dr. Duran Bülbül & Melih Demirel Yazdı için yorumlar kapalı
1
Melih Demirel, son dönemde artan nefret dili ve hedef gösteren söylemler üzerinden Türkiye’de toplumsal ayrışmanın derinleştiğini vurgulayarak sert uyarılarda bulunuyor. Bir ülkenin dili, onun vicdanıdır. O dil kirlenirse, vicdan da kararmaya başlar. Bugün bazı ‘’sözde’’ gazeteci müsveddelerinin ağzından dökülen sözlere bakınca, meselenin sadece bir siyasi tartışma olmadığını; doğrudan bir zihniyet...
Prof. Dr. Duran Bülbül, Türkiye’de siyasi istikrar ile ekonomik performans arasındaki doğrudan ilişkiye dikkat çekerek, güvenin yeniden tesis edilmeden kalıcı toparlanmanın mümkün olmayacağını vurguluyor. Bir ülkenin politikalarında ve uygulamalarında tutarlılık ve bütünlük, kısaca siyasi istikrardır. Ekonomik performansa zarar veren, ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkan; politika yapıcıların ufkunu daraltarak optimal...
27.04.2026 14:58
İktidar Yürürken, Muhalefet Savruluyor – Prof.Dr. Duran Bülbül Yazdı için yorumlar kapalı
0
Suay Karaman, 23 Nisan’ın tarihsel anlamı üzerinden Türkiye’de ulusal egemenliğin zayıflatıldığını savunuyor ve mevcut yönetim sistemine sert eleştiriler yöneltiyor. 106 yıl önce açılan Büyük Millet Meclisi’nin kökeni, Ulusal Kurtuluş Savaşı’na dayanmaktadır. Mustafa Kemal’in önderliğinde, dünyada ilk kez emperyalist devletlere karşı zafer kazanılmıştır. Bu meclis hem ülkemizin kurtuluşuna hem de yeni...
Nafiz Şahin, sosyal medya fenomenliği üzerinden yükselen “varoş kültürünü” sert sözlerle eleştiriyor: Eğitimli emeğin değersizleştiği bir toplumda çürümenin kaçınılmaz olduğunu vurguluyor. Hem de sosyal medya fenomeni… Neyim eksik, ben de çok güzel saçmalayabiliyorum. Bizim çocukluğumuzda ‘’Büyüyünce ne olacaksın?’’ sorusunun cevabı ya doktor, ya mühendisti… Haydi şimdi sorun bakalım, ne cevap...
Tevfik Kızgınkaya, Türkiye’de son dönemde yaşanan olaylar üzerinden eğitimden ekonomiye, yargıdan yönetim anlayışına uzanan sert bir sistem eleştirisi ortaya koyuyor. Sınırımızdaki savaşın gölgesinde kalan ülkemizin gündemi acı olaylarla sarsıldı. İki çocuğun okul arkadaşlarını ve öğretmenini öldürmesi, Bu çocuklardan birisine eski bir bürokrat, emniyet müdürü olan babasının silah eğitimi vermesi, 6...
25.04.2026 20:56
23 Nisan, Yılda 1 Gün Kutlanacak Bayram Değildir – Tevfik Kızgınkaya Yazdı için yorumlar kapalı
4
Melih Demirel, CHP içindeki tartışmalı süreçleri ve skandallara karşı gösterilen tutumu eleştirerek parti yönetimine sert sorular yöneltiyor. Siyaset bazen tiyatrodur derler… Ama bizde sahne çoktan gazinoya döndü, kulisler otel odasına, figüranlar da belediye kadrosuna karıştı. Şimdi soralım: Bir siyasi parti, kendi içindeki eleştiriye karşı refleks gösterirken hız rekoru kırıp, aynı...
24.04.2026 19:46
Devletin Pavyonu Olur mu? Oldu – Melih Demirel Yazdı için yorumlar kapalı
0
106 yıl önce milletin umudu olan Meclis, bugün gerçekten halkın iradesini mi temsil ediyor? Murat Selamoğlu, 23 Nisan üzerinden çarpıcı bir yüzleşmeye davet ediyor. Bugün 23 Nisan… Gazi Meclisimizin kapılarını açışının üzerinden koskoca 106 yıl geçti. Peki biz bugün neredeyiz? “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” cümlesi, Meclis duvarında ışıldayan tarihi bir...
23.04.2026 17:15
Bir Bayramdan Fazlası: 23 Nisan ve Kaybolan Egemenlik – Murat Selamoğlu Yazdı için yorumlar kapalı
0
Davut Köksoy, Jack London’ın “Çinago” öyküsünden yola çıkarak sömürgecilik, güç ilişkileri ve insanlık onuru üzerine sarsıcı bir analiz sunuyor. Son günlerde okuduğum ve beni çok etkileyen Jack London’ın “Çinago”(Can Yayınları Lacivert Klasikler dizisi Aralık 2020) adlı öyküsünü sizlerle paylaşmak istedim. Jack London’ın “Çinago” adlı öyküsü, yazarın yalnızca doğa-insan mücadelesini değil,...
23.04.2026 14:41
“Çinago” Öyküsü Ve Jack London – Davut Köksoy Yazdı için yorumlar kapalı
0
Oyun çocuğun gelişimi için anne sütü kadar önemlidir. Çocuk oyunla öğrenir demek galiba daha doğru. Oyuncak istekten öte ihtiyaç. Bu yüzden oyuncak sektörü pervasızca oyuncak üretmekte, kaliteli kalitesiz, sağlıklı sağlıksız, öğretici veya değil, eğitsel değeri var ya da yok, pedagojik formasyona uygun mu değil mi araştırılmadan / test edilmeden onbinlerce...
İlkay Kumtepe, okul saldırıları sonrası özel gereksinimli çocukların hedef haline getirilmesine dikkat çekerek, asıl sorunun sistemsel eksiklikler olduğunu vurguladı. Yaşadığımız okul saldırılarından sonra her tarafta sıkı önlemler alındığını görüyoruz. Herkes kendince sorun kaynağı tespit edip o noktadan önlem almaya çalışıyor. Olayın faili ile ilgili yapılan açıklamalarda, özel gereksinimli birey olduğu...
Melih Demirel, 23 Nisan’ın doğuşunu anlatırken Kahramanmaraş’ta yaşanan acıyı da hatırlattı: “Bu bayramın içinde artık bir sızı var.” 23 Nisan’dan bir gün önce… Takvim yaprakları 22 Nisan 1920’yi gösterirken, Ankara’da sıradan bir gün yaşanmıyordu. O gün, bir milletin kaderi henüz yazılmamış bir cümlenin başında bekliyordu. Ne saraylar vardı ortada, ne...
22.04.2026 15:05
Bir Asır Evvel, Bir Nisan Gecesi…-Melih Demirel Yazdı için yorumlar kapalı
0
Melih Demirel, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırıları üzerinden toplumdaki derin çürümeye dikkat çekerek, “Bu bir günde olmadı” diyerek sistemsel sorunlara işaret etti. Evet. Ben bu yazıya bir isim bulamadım; ne söylesem muhakkak bir şey eksik kalacak, birinin ötekinde hakkı kalacaktı. O yüzden takdiri siz sevgili okurlara bıraktım… Geçtiğimiz hafta...

















