Hatice Topçu, Türkiye’de kurulması planlanan NATO Çok Uluslu Kolordu yapılanmasını tarihsel bir kırılma noktası olarak değerlendiriyor ve çarpıcı bir uyarıda bulunuyor. Karanlık derinleşiyor. Siyaset kurumu iç çekişmelerle halkı oyalıyor. Emperyalizmin projeleri doğrultusunda arkada planlananların görülmesi böylelikle engelleniyor. Yaşananlar bana Mustafa Kemal Paşa’nın 13 Kasım 1918 tarihinde Adana -İstanbul’a gelişinde Haydarpaşa...
“Türkiye siyasetinde muhalefetin geldiği nokta yeniden tartışılıyor. Prof. Dr. Duran Bülbül ve Melih Demirel, ‘mecbur değilsiniz’ vurgusuyla dikkat çeken bir analiz sunuyor.” Siyaset, aklın ve sorumluluğun sahasıdır. Ancak ne yazık ki son yıllarda, özellikle ana muhalefet cephesinde, bu sahadan uzaklaşıldığını; aklın yerini reflekslerin, eleştirinin yerini ise tahammülsüzlüğün aldığını üzülerek müşahede...
27.03.2026 20:03
Ahmak Islatan -Prof.Dr.Duran Bülbül & Melih Demirel Yazdı için yorumlar kapalı
0
José Saramago’nun “Kopyalanmış Adam” (Kırmızı Kedi Yayınları 2015 11. Basım Çeviren Emrah İmre) adlı romanı, insanın kendisiyle karşılaşmasının yarattığı sarsıntıyı yalnızca bireysel bir kriz olarak değil, aynı zamanda ontolojik bir kırılma olarak ele alır. İlk bakışta sıradan bir olay—bir adamın kendisine tıpatıp benzeyen birini keşfetmesi—gibi görünen bu durum, roman ilerledikçe...
Dünya, kendisine “mutlak güç” atfedenlerin büyük iddialarla çıkıp, gerçeklere çarptığında nasıl savrulduğuna şahit oluyor. ABD ve İsrail öncülüğünde İran’a karşı başlatılan bu saldırgan sürecin ilk günlerini hatırlayalım… Ekranlar dolusu kibir, manşetlere taşınan tehditler ve birkaç gün içinde “İran’ı yok ederiz” naraları… Emperyalist çetenin kendinden emin tavırları, adeta tarihin sonunu ilan...
25.03.2026 20:26
Kağıttan Kartal ve İbibik Kuşunun Vahameti – Melih Demirel Yazdı için yorumlar kapalı
0
Milli Eğitim Bakanlığı, Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın başlarında, ulusal bir güç yaratarak, savaşın kazanılmasına olanak sağlamak amacıyla 1921 yılında İstiklâl Marşı yazılması için bir yarışma düzenlemişti. Yarışmaya toplam 724 eser katılmış, Milli Eğitim Bakanlığı şiirleri incelemiş ancak içlerinde İstiklâl marşı olabilecek bir eser bulamamıştı. Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver’in (1885-1966)...
Çocukluğumda bayramların zevki de keyfi de çok anlamlıydı, değerliydi. Arefe günleri büyük bir heyecan, sıcacık bir mutluluktu. Öyle bayramlık elbise giyeceğimiz için değil. Bayram harçlığı filan da bilmezdik. Arefe günü doğup büyüdüğüm köyün eniği cücüğü cümbür cemaat mezarlığa iner aile büyüklerinin mezar toprağını karıştırır, dua eder, mezarlara su dökerdi. Bilenler...
23.03.2026 20:00
Dambaşı sofralarından sanal aleme bayramlar – Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
0
“Adana’da yol kesip bıçakla saldırdılar, 17 yaşındaki çocuk öldü, ağabeyleri yaralı…” “Antalya’da market sahibi 19 yaşındaki müşterisini öldürdü…” “İstanbul’da genç futbolcu çakarlı araçtan açılan ateşle öldürüldü…” “Hatay’da aileler kavga etti; 3 ölü 22 yaralı…” “Aksaray’da boşanma aşamasındaki eş dehşet saçtı annelerinin mezarı başında dua ederken silahla saldırıp eşini öldürdü…” “Aydın’da...
21.03.2026 17:05
Asayişsizlik Bir Kader Değil, Bir Tercihtir! – Özcan Pehlivanoğlu Yazdı için yorumlar kapalı
0
İçerde ve sınırlarımızın dibinde yaşanılanlara bakınca, Uluslararası hukuku yok sayan, kendilerini devlet yerine koyan, Bir söylediği diğerine uymayan tek adamları görünce, Nedense İlk Çağ’dan da öncesinden bugüne doğru bakmak geldi aklıma. İnsanlar bir arada yaşamaya başladıklarında devlet diye bir yapı yokmuş. Az sayıda aileden oluşan topluluğun temel ihtiyacı beslenmekmiş, Büyüğün...
Bayram …Normalde bu toprakların en güzel günleridir.Kırgınlıkların unutulduğu, sofraların birleştiği, insanların birbirine daha sıkı sarıldığı zamanlar… Ama insan bazen kendine şu soruyu sormadan edemiyor: Gerçekten bayram mı yaşıyoruz? Cumhuriyetin temel değerlerinin tartışmaya açıldığı, laikliğin, hukukun ve adaletin her gün yeniden sorgulandığı bir ülkede… Geçim derdinin milyonlarca insanın omuzlarına çöktüğü, gençlerin...
19.03.2026 21:54
Adalet Olmadan Bayram Olur mu? Gerçekten Bayram mı Yaşıyoruz? – Murat Selamoğlu Yazdı için yorumlar kapalı
0
Leyla Erbil’in ölümünden sonra yayımlanan son romanı Kalan, yalnızca bir edebiyat eseri olarak değil; aynı zamanda bir yaşamın, bir kuşağın ve bir ülkenin belleğinde biriken deneyimlerin edebî bir ifadesi olarak da okunabilecek nitelikte bir metindir. Roman, yazarın uzun yıllar boyunca biriktirdiği düşünceler, notlar ve anıların izlerini taşıyan yoğun bir anlatı...
19.03.2026 16:13
Bellek, Kayıp ve Direnişin Romanı: Kalan – Davut Köksoy Yazdı için yorumlar kapalı
1
Lapa lapa yağan kar tanelerini seyretmek ne güzeldir değil mi? Keskin olmayan bir soğu ve güzel bir kar yağışı altında yürümeyi sevmeyen yoktur herhalde. Düşen her bir kar tanesini izleyip bazen de avuçlarının içine düşmesini görmek herkese neşe verir. Tek tek mutluluk kaynağı ve sevinç olan kar taneleri birleşip de...
18.03.2026 20:00
Kar Yağar, Çoğalır Çığ Olur – İlkay Kumtepe Yazdı için yorumlar kapalı
0
Bazı sözcük ya da cümleler anahtarlar gibidir; o anahtarlar (kavramlar) olmadan kilitlerin açılamayışı gibi karşınızdakinin ne dediğini, niçin dediğini anlayamaz, derdinizi de bir türlü ifade edemezsiniz. Bu anahtar-kilit benzetmesinin amacı, İran’a karşı girişilen İsrail-A.B.D. ortak harekâtı’nın bir sonraki hedefinin Türkiye olacağı yolundaki öngörüler kilidini açabilecek “değer transferi” anahtarının da böyle...
17.03.2026 21:00
Neler oluyor, korkmalı mı yoksa paniğe gerek yok mu? (v2.0)- Tınaz Titiz Yazdı için yorumlar kapalı
0
Din, evrensel oluşu ve heterojenliği nedeniyle kapsamlı ve yeterli bir tanımın yapılmasını zorlaştırmaktadır. Fakat Parsons’un yaklaşımı bağlamında bakıldığında din; deneysel olmayan, toplumsal değerleri muhafaza eden bir inanç sistemi olarak tanımlanmaktadır. Bu perspektiften bakıldığında dinin bilim, ideolojiler ve felsefeyle açık biçimde ayrıştığı görülmektedir. Ancak din ile siyaset arasındaki ilişkiye bakıldığında bu...
17.03.2026 20:18
İstanbul Sözleşmesi ve Din – Hande Ustamahmut Yazdı için yorumlar kapalı
0
Türkiye’de uzun yıllardır adeta ezber edilmiş bir iddia var: “Toplum giderek daha dindar hale geliyor.” Özellikle 2002’den sonra iktidara gelen siyasi anlayışın da bu yönde bir dönüşümü temsil ettiği sıkça dile getirilir. Eğitimden kültürel politikalara kadar pek çok alanda yapılan düzenlemeler, dolayısıyla kamuoyunda Türkiye’nin daha da muhafazakârlaştığı ve dinî hassasiyetlerin...
16.03.2026 20:00
Sıkı Tutunun Sekülerleşiyoruz! – Melih Demirel Yazdı için yorumlar kapalı
0
Popülizmin kaynağından beslenen bazı dangalaklar İlber Ortaylı’nın ardından ‘’Elitist’’ demiş… Elitist olmak suç gibi… Ortaylı’nın yakın dostu Fatih Altaylı bu yaftaya haklı olarak kızmış… Ortaylı’nın cehaletle savaştığını; onun elitizminin hem cahil, hem bilmiş olanlara yani hem kel, hem fodullara karşı olduğunu söylemiş… Elitizmin sözlük anlamı popülizme karşıt olsa da o...
Ülkemizde bilgili olmak ile aydın olmak birbirine karıştırılmaktadır. Bilgili olan herkesin aydın olması beklenemez. Belirli bir konuda eğitim görenlere, uzmanlaşanlara, hatta profesör unvanı alanlara bilgili demek doğrudur ama hepsine aydın demek bizi yanlışa sürükleyebilir. Dil Derneği’nin Türkçe Sözlüğü’nde aydın şöyle tanımlanmaktadır: “kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli, çağın gereksinmelerini benimseyen, değerlendirme...
Cumartesi günü çok erken kalkmış ve epeyce iş yapmıştım. Eve döndüğümde öğleye yakındı. Biraz uzanıp dinleneyim diye düşündüm. Şarkı dinlemek için bilgisayardan YouTube uygulamasını açtım. İlk açılan sayfadaki müzikleri dinlemek için çalıştırıp, elimde bir kitap kanepeye uzandım. Herhangi bir tercihim yoktu, sadece ilk eseri ben seçtim. Kitap, Dr. Selim Erdoğan’ın...
Dün 14 Mart’tı, Tıp Bayramı. Başta emekli hemşire olan eşim olmak üzere sağlık çalışanlarımızın anlamlı bayramını kutlayarak başlayalım o zaman. Bundan tam 23 yıl önce aile olarak yüreğimize kor bir ateş düşmüştü. Bacanağım ve baldızım ne yazık ki otuzlu yaşlarını bitirmeden geçirdikleri bir trafik kazası sonucu hayatlarını kaybettiler. Onları yan...

















