Fırıldak – Yusuf İpekli Yazdı

Parti değiştirmeyi öteden beri yadırgarım. Hele hele sağdan sola soldan sağa uçanlardan hiç hazetmem. Bir uçtan diğer uca vıcık vıcık sözlerle gidenler yok mu, nefret ederim.
Bu hafta daha önce bu kadarını yaşamadığımızı anımsamadığım bir transfer gündeme cuk diye oturdu.
Abesle iştigal bir transfer.
Bu transfer aslında transfer edilen kadar transfer edenler için de zul olmalı. İzlerken hem transfer eden hem de transfer edilen adına yüzüm kızardı. Seksen altı yakındaki anam o adamı görünce hemen kanal değiştiyor ya içim soğuyor.
Bu tür insanları vekil yapanların ahlaki çürümedeki rolleri mi, yazmaya bile utanıyorum.
Yakında yayımlanacak olan romanımda da böyle bir karekter var malesef: “Kör hakim!”
Ne diyordu OBA‘da Kör Hakim?
“Değerli emşerilerim, bunca sene dağaddığım adaletinen size nasıl hakim olmuşsam vekil olunca da Angara’da size daha çok hakim olacağaaam.”
Neyse biz şairin Fırıldak şiirine kulak verelim…
Karnından konuşan, zavallı kulda,
Ahlak yoktur, vicdan yoktur, can yoktur.
İpliği sökülmüş minderde, çulda,
İlim yoktur, irfan yoktur, kan yoktur.
Kadından, çocuktan, halktan kaçanda,
Köpüklü ağzından nefret saçanda,
Tabiat düşmanı kara sıçanda,
Gece yoktur, gündüz yoktur, tan yoktur.
Yağmursuz, yağışsız geçen nisanda,
Fırıldak, kimliksiz, cahil insanda,
Desteksiz atanda; kesip, asanda,
Namus yoktur, şeref yoktur, şan yoktur.
Verdiği sözlerden korkup cayanda,
Ortalığa dedikodu yayanda,
Malum olsun size, bize âyan da,
Akıl yoktur, fikir yoktur, san yoktur.
Kendisi akıllı vatandaş koyun(!)
İPEKLİ soruyor bu nasıl oyun,
Üç dilden söylüyor, sofrada duyun,
Taam yoktur, ekmek yoktur, nân yoktur.
YAZARIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN








