Geçti Bor’un Pazarı, Sür Eşeği Silivriye… – Melih Demirel Yazdı

Dün yayınlanan ve birkaç saatte okuduğum 3741 sayfalık İmamoğlu iddianamesini… Tabi şimdi diyeceksiniz ki birkaç saatte nasıl okunur? Ee kardeşim Özgür Özel birkaç saatte okuyup bu iddianame boş deyince inanıyorsunuz, bana mı inanmıyorsunuz? Tabi ben Özel ve ekibi gibi doğaüstü güçlere sahip değilim lakin, okuyabildiğim bölümleri kadarıyla ve uzun uğraşlar neticesinde yoldaş ChatGPT sayesinde bir kısa özet çıkartacak olursak…
Bu iddianame koca bir siyasi partiyi, bir dönemi ve kişisel hırsları aynı potada eritip önümüze koyuyor. “İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” başlığıyla yayımlanan 3741 sayfalık belge, ne sadece mali bir inceleme, ne sadece hukuki bir metin; adeta bir trajedi manifestosu gibi duruyor masamızda…
Beylikdüzü’nden İstanbul Büyükşehir’e uzanan süreç, ihaleler, iştirak şirketleri, bağışlar ve usulsüzlük iddialarıyla dolu…
CHP Kalkan mı, Kurban mı?
İddianameyi analiz ettkçe bir şey netleşiyor: CHP, yılların emeği ve halkın güveniyle kurulmuş koca bir parti, bir kişinin kişisel hırsına karşı kalkan olarak kullanılmak isteniyor. Ekrem İmamoğlu’nun siyasi hedefleri uğruna yaratıldığı iddia edilen bu yapı, partiye de zarar veriyor; sadece İmamoğlu değil, tüm örgütün ve partinin geleceğini tehlikeye atıyor.
Enkazın İzleri
İddianame sadece maddi çıkarlarla ilgili değil; siyasi nüfuz, kadrolaşma ve örgütlü bir yapı iddialarıyla dolu. Beylikdüzü’nden İstanbul geneline yayılan süreç, belediye iştirak şirketleri üzerinden para akışını yönlendiren, ihalelerde belirli grupları kayıran bir yapıyı işaret ediyor.
Toplantılar, gelir paylaşımının detayları, yurt dışı bağlantılar… Tüm bunlar, bir kişinin kendi hırsı uğruna partiyi enkaz altına gömme girişimini gösteriyor. Bu durumdan sorumlu olanları, tarihin asla affetmeyeceği bir tabloyu önümüze koyuyor.
Tarih Hesap Soracak
CHP’nin tarihi sadece bir parti tarihinden ibaret değildir; Cumhuriyet’in bir kökü, teminatı ve tapusudur. Ancak şimdi, bir kişinin siyasi çıkarları uğruna bu mirasın üzerinde oynandığı iddiaları ortada durmaktadır.
İmamoğlu ve şürekasının eylemleri, sadece hukuki bir mesele değil; siyasi bir enkazdır. Özgür Özel ve şürekasının da birkaç saat içerisinde kanıya varıp ‘’iftira’’ diye geçiştirmesi bu enkazı örtmeye yetmez. CHP, kendi içinde tarihsel bir testten geçiyor. Hem de çok ağır bir testten…
Kanaatim o dur ki; Tarih, şahsi hırs uğruna partiyi enkaz altına gömme girişimlerini asla affetmeyecek.
Geçti Borun Pazarı
Artık konuşmanın zamanı değil, en azından sadece; ‘’Bu iftira! Bu iddianame bomboş! ‘’ diyerek ezber kalıplarla konuşmanın zamanı değil, hesap vermenin, aklan demenin ve izahatin zamanı. CHP’nin geleceği için, partiyi enkazdan çıkarmak için, herkesin bu efsunlanmış haleden arınıp kurtulması, gözünü açması gerekiyor. Aksi mi? Geçti Bor’un pazarı sür eşeği Silivri’ye!
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:








