İYİ Partiden Devlet Bahçeli’ye yanıt

İYİ Parti Sözcüsü ve Medya İlişkileri Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, Genel Başkan Meral Akşener’in “İttifaksız yerel seçim” çağrısına yönelik MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin verdiği yanıta dair konuştu. Zorlu, “Ellerinden gelse kooperatiflerde, apartman yönetimlerinde de ittifak diyecekler” dedi.

İYİ Partiden Devlet Bahçeli’ye yanıt
Yayınlama: 29.08.2023 17:21
A+
A-

İYİ Parti Sözcüsü ve Medya İlişkileri Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi

Büyük Taarruzun 101. yıldönümünde Afyon Kocatepe’de çok önemli bir buluşma gerçekleştirdiklerini belirten Zorlu, aynı zamanda Malazgirt Zaferi’nin de 952. yıldönümünde buluştuklarını belirterek “İki zaferi birbirinden koparmaya çalışan anlayışa karşı; Malazgirt şuuruyla ve Büyük Taarruz ruhuyla bir araya geldik” dedi.

“Kocatepe buluşması milletimizin umutlarını yeşertti”

Kocatepe Zafer Yolu’nun tarihinin en kalabalık günlerinden birini yaşadığını kaydeden Zorlu, “Binlerce vatandaşımız alanı doldururken binlercesi de alana gelmekte güçlük yaşadı. Seçimlerin hemen ardından, yaz dönemine rağmen vatandaşlarımızın ilgisi ve birliktelik ruhu görülmeye değerdi. Yaşadığımız bu zor günlerde Kocatepe buluşmamız, milletimizin umutlarını yeşertti ve siyasette yeniden güçlü bir başlangıcın fitilini ateşledi. Allah’ın izniyle bu duruş ve kararlılıkla, milletimizle elele, gönül gönüle ve yarınların güçlü Türkiye’sini inşa etmek için var gücümüzle çalışacağız.” şeklinde konuştu.

Akşener hakkındaki FETÖ soruşturmasına takipsizlik

Genel Başkan Meral Akşener hakkında 2016 yılında FETÖ üyeliği iddiasıyla başlatılan soruşturmada geçtiğimiz günlerde takipsizlik kararı verildiğini hatırlatan Zorlu, “Birileri ve kimi yayın organları gerçeği karartmak istese de bu sözde soruşturmanın, PKK’lı olduğu anlaşılan bir gizli tanığın yalan ve iftiraları ile başlatıldığı da ortaya çıktı. Öyle ki, bu kişi hakkında 6 Şubat 2016 tarihli bir terör suçu sebebiyle Cizre 2.Ağır Ceza Mahkemesince, PKK üyeliğinden terör soruşturması başlatılıyor. Yağmur kod adlı bu şahıs Genel Başkanımızla ilgili ifade verdikten 28 gün sonra bırakılıyor ve yaklaşık 7 ay sonra da beraat ediyor.” ifadelerini kullandı.

“Kumpasın ucu PKK’lı teröristin iddialarına kurulmuş”

“Evet çok bilindik kumpasları hatırlatıyor değil mi? Sahte mektuplar, iftiralar ve siyasetin gölgesinde tam bir kara propaganda.” diyen Zorlu, “Genel Başkanımız bu 7 yıl boyunca birçok kez ifade vermek istese de, buna izin verilmemiş ve kabul edilmemişti. Meğer kumpasın ucu PKK’lı bir teröristin iddiaları üzerine kurulmuş. İşte buna rağmen her fırsatta bu sözde soruşturmayı kullanarak Genel Başkanımıza ve İYİ Parti’ye olmadık iftira ve saldırıları yürütenler bahsettiğimiz bu gerçekleri gizlemeye, milletin dikkatinden kaçırmaya çalışıyorlar. Ancak elbette ustalaşmış bir yalancının ortaya koyacağı yalan ne denli geniş çaplı olursa olsun, gerçekliğin ve gerçeğin ikamesi yoktur” şeklinde konuştu.

Bakan Şimşek’in “Turizmde patlama yaşanıyor” mesajı

“Büyük transfer” dediği Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in turizmde patlama yaşandığına yönelik sosyal medya hesabından paylaştığı İngilizce mesaja değinen Zorlu, “’Tourism is booming’ diyor Sayın Şimşek. Temmuz’da ülkeye gelen turist sayısı yıllık bazda yüzde 7,2 artmış. Oysa ülkeye gelen turist sayısının yıllık değişimine yıl başından beri aylık sıklıkta bakarsanız oranın sürekli azaldığını görüyorsunuz. Mesela yıllık artış Nisan’da yüzde 29, Mayıs’t yüzde 16, Haziran’da yüzde 11 ama Temmuz’da yüzde 7.” açıklamasını yaptı.

“Cari açığı finanse etmek için nereden para bulacaklar”

Bu açıdan bakıldığında bir patlama yaşanmadığını savunan Zorlu, “Peki, bitmek üzere olan yaz turizmi sezonu sonrasında cari açığı finanse etmek için nereden para bulacaksınız? Bu sefer de ‘Türkiye’nin kışı da çok güzel’ diyen paylaşımlar mı yapacaksınız? Nitekim bugün açıklanan Temmuz ayı dış ticaret rakamlarına bakıldığında, Temmuz’da dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 14,2 artarak rekor bir seviyeye gelmiş. 12 aylık açık ise 120 milyar doları aştı.” dedi.

“Kabak vatandaşın başına patlıyor”

“Ortada patlayan bir şey varsa o da vatandaşın ay sonu hesabıdır.” diyen Zorlu,“Hükümetin son yıllarda yaptığı tüm hataların cezasını da vatandaşımız ödemektedir. Yani kabak yine vatandaşın başına patlamaktadır. Elbette ülkeye daha çok turist gelsin, ülkemizin turizm gelirleri artsın ama bunu sağlamaya çalışırken de vatandaşı unutmak olmaz.Vatandaşın kendisi tatile gidemiyor, hatta bırakın tatili falan, her ay bir önceki aya göre refah kaybı yaşamaya devam ediyor” diye ekledi.

“Talimat gerçekleşene kadar bu insanlar taş mı yesin?”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emekli maaşlarına düzenleme için talimat verdiğine yönelik haberlere değinen Zorlu, “İyi de arkadaş talimat verilene, verilen talimat gerçekleşene kadar vatandaşlar taş mı yesin? ‘Kredilerdeki yavaşlama cari açığı azaltacak’ diyorlar ama bu ülkenin nüfusunun 85 milyon olduğunu, bu nüfusun içinde krediye erişimi bırakın, yeterince tüketemeyen milyonlarca insan olduğunun farkında değiller.Belki de farkındalar ama umursamıyorlar.” ifadesini kullandı.

“Servet transferi tam gaz devam”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdiğini hatırlatan Zorlu,“’Vatandaşın çoğu kredi alamazken, ayrıcalıklı yüksek meblağlı kredileri kimler almaktadır’ diye sormuştum. Esnafımız ve vatandaşımız bunu içten içe konuşuyor. Bana gelen cevap ne biliyor musunuz; “sır niteliği olduğu için söyleyemeyiz.” Yani diyorlar ki,‘sürsün bu devran, birileri vatandaşın sırtından servet transferine devam etsin.’ Öyle de yapıyorlar zaten. Servet transferi tam gaz devam” değerlendirmesini yaptı.

“Merkez Bankası çok bağımsız (!)”

Ne vatandaşın ne de yatırımcıların önünü göremediğini savunan Zorlu, “Geçtiğimiz gün faiz artırımı konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın nasıl ikna edildiğine yönelik bir haber vardı. Anlayacağınız Merkez Bankası çok bağımsız (!) İşte zaten bu anlayış sebebiyle ülkeyi bir ekonomik uçurumun eşiğine getirdiler. Yahu sabır taşı olsa çatlar bu dayatmalara!” şeklinde konuştu.

Zorlu, “Bugünkü ekonomik yıkımın sorumluları şimdi bir başka ülkede mi yaşıyor? Ya da iktidarda bir başka parti mi vardı?” diye soran Zorlu,“Işıltılı gözlerle getirilen sözde yeni ekonomi modeli ve Nas unutuldu, ancak bu inat ve becerisizlikle vatandaşımıza yaşatılan, korkunç hayat pahalılığı ve yoksulluk ekonomisi unutulmayacak” diye ekledi.

Kur korumalı mevduat sistemi

Kur korumalı mevduat uygulamasından çıkılmak istendiğine yönelik işaret aldıklarına dikkat çeken Zorlu, “Fakat dengeyi ve kontrolü öyle kaybettiler ki yıkılanı kaldırmaları hiç kolay olmuyor. Kur korumalı mevduat deyince 18 Ağustos itibariyle 3,4 trilyon TL mevduattan bahsediyoruz ve bankacılık sistemindeki toplam mevduatın yüzde 27’sine denk geliyor bu değer. Peki, boşa çıkacak bu para başka finansal enstrümanlara yönelecek, nereye gidecek bu?

Öyle bir güvensizlik, öyle bir belirsizlik ortamı inşa edildi ki, sadece politika faizini artırarak bu paranın TL cinsinden finansal enstrümanlara yönelmeyeceği ortada. Kur korumalı mevduattan çıkan para, yabancı para cinsinden enstrümanlara yönelirse ne yapacaksınız? Cumhurbaşkanımız çıkıp “bugüne kadar sessiz kaldım ama yüzde 25’ten fazla politika faizine müsaade etmem” derse ne olacak?” diye sordu.

30 Ağustos Zafer Bayramı’nın yarın kutlanacak olmasına değinen Zorlu, “Şüphesiz 30 Ağustos zaferlerle dolu Türk tarihinin 20.yüzyıldaki en somut neticesi. Büyük Taarruz ve Başkomutan Meydan Savaşı sonucunda kazanılan 30 Ağustos Zaferi, Türk milletinin bağımsızlığa olan özlemi, cesareti ve millet olma bilinciyle inşa edilmiştir. Büyük önder Atatürk ve silâh arkadaşları olmak üzere, tüm şehitlerimizi, gazilerimizi saygı ve minnet anıyoruz.” dedi.

Bahçeli’nin ittifaksız yerel seçim çağrısına yanıtı: “Ellerinden gelse kooperatiflerde apartman yönetimlerinde de ittifak diyecekler”

Zorlu, basın toplantısının sonunda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Genel Başkan Meral Akşener’in yerel seçimlere ayrı ayrı girilmesi noktasında yaptığı çağrıya MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin verdiği yanıt sorulan Zorlu, “Genel Başkanımızın bu çağrısı tüm siyasi partilere yapıldı. Bu konuyla ilgili Sayın Erdoğan’ın da bir açıklama yapmasını bekliyoruz. Çünkü bu çağrının temelinde Türk milletinin yaşadığı sorunları aşabilme gayesi var. Bu sistemin getirdiklerine bugüne kadar şöyle bir bakalım. Ülkemizdeki kutuplaşmaya, kıskaç siyasetine, bir tarafın sürekli kazanan bir tarafın sürekli kaybeden olduğu bir portre. İktidar ve onun yandaşları üzerinden konuşlandırılan devletin kaynakları. Bu siyasi partilerce öylesine özümsendi ki, devletimizin kaynakları hoyratça kullanıldı. Örneğin seçim döneminde birçok şeyde herkese yasak getirilirken, kendilerini yasaklardan muaf tutan bazı kararlara imza attılar. Ve Türk siyaseti yoruldu. Siyasi partiler kendi kimlikleri ile özbilinçleri ile ortaya koydukları kuruluş felsefeleri ile milletimize hizmet edemez, rekabet edemez hale geldi. İşte bu bilinç dışıcılığı, bu normal dışıcılığı ortadan kaldırmak ve milleti merkeze alan bir anlayışla genel başkanımız tüm siyasi partilere “Gelin kendi kadrolarımızla yarışalım” diyor. Çünkü unutulan bir şey var. Yerel seçimlerde hukuken ittifak diye bir şey yok. Buna ilaveten yüzde 50 artı 1 zorunluluğu da bulunmamaktadır. Hal böyleyken yerelde tüm yurttaşlarımız birbiriyle eşit hizmet alma hakkına sahipken, siz zorla sayısal çoğunluk üzerinden, insanlarımıza yerel seçimlerde “yokluk-varlık” mücadelesine götürüyorsunuz. Ya ne yapıyorsunuz. Demokrasi diye, çoğulculuk diye bir şey var. Bu ülkede kardeşlik hukuku diye bir şey var. İnsanları düşmanlaştırmaktan yorulmadınız mı? Bizim isyanımız bunadır. Bizin çağrımız bunu düzeltmeye yöneliktir. Böyle bakacak olursak bu ülke bir süre sonra nereye gidecek biliyor musunuz? Apartman yönetimlerinde, kooperatiflerde, her yerde ittifak kurmak için çağrı oluşacak.Böyle bir siyaset olamaz. Buna dur demeliyiz. En başından beri sistemin getirdiği bu dayatmanın karşısında olduk.  Bu çağrıyı yerine getirmenin gayesi içinde olacağız. Bakalım Sayın Erdoğan başta olmak üzere ne cevaplar gelecek.” dedi.

“Kendi adaylarımızı çıkarmanın gayreti içerisindeyiz”

Yerel seçimlerde işbirliğinin nasıl yapılacağı sorulan Zorlu, “Genel Başkanımızın konuşmasında ittifak yerine, milletimizin isteği hasıl olduğunda ve her yörenin yerel koşulları dikkate alınarak işbirliklerinin belli yerlerde olabileceğine yönelik bir ifadesi oldu. Bizim için önemli olan yerelde hizmetin nasıl gerçekleşeceği. Cumhur İttifakı’nın paydaşlarının ortaya koyduğu anlayış;  ‘Merkezde biz, yerelde biz, her yerde biz. O zaman hepimiz Türkiye’yiz” Böyle bir anlayış yok. Türkiye bu anlayış ile idare edilemez. Biz 85 milyon insanımızın çoğulculuğu, zenginliğini ortaya koyacak bir seçim atmosferi istiyoruz. Bu anlamda da kendi adaylarımızı çıkarmanın gayreti içerisindeyiz. Çalışmalarımızı başlattık” yanıtını verdi.

Zorlu, yerel seçim çalışmalar kapsamında Akşener’in Eylül ayının ortasından itibaren teşkilatlarla bir araya gelmeye başlayacağını açıkladı.

“İstanbul ve Ankara konusunu bilerek köpürtüyorlar”

Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’nun karışına aday çıkarıp çıkarılmayacağı sorulan Zorlu, “2019 seçimlerindeki başarının ortaya çıkışında İYİ Parti’nin büyük bir çabası oldu. Bu fikri zaten Genel Başkanımız bazı kanallarda söyledi. Orada bir iş birliği kurulması bizim teklifimizdi. O zaman o sorumluluktan ve milletimizin talebinden kaçmadık ve bugünkü görüntü ortaya çıktı. Ancak bazı siyasi partilerin İstanbul ve Ankara’da bazı hedefleri olduğu için bu konuyu çokça köpürtüyorlar. Ama biz çok net bir şeyi ortaya koyduk. Şuanki düşüncemiz tüm Türkiye’de kendi adaylarımızı çıkarma yönünde. Bazı olası lokal işbirlikleri dışında bunun hazırlık ve çabası içerisindeyiz. Çok kısa bir sürede bu hazırlıkları tamamladığımızda milletimizle bilgisini paylaşacağız.”dedi.

Levent Gültekin’in iddiaları

Levent Gültekin’in, Akşener’e yönelik iddiaları da sorulan Zorlu, şu yanıtı verdi:

“Bunu yalan haber girişimi olarak görüyorum. Biz siyasi bir partiyiz ve bu dedikodular üzerinden siyasi süreçlerimizi idare edemeyiz. Söz konusu yayındaki, bir mail içindeki bazı dedikoduların hoyratça dile getirilmesi üzerine Sayın Uğur Poyraz, Levent Gültekin ile bir görüşme yaptı. Orada iddia ettiği mailin kendisinde olup olmadığını sorduk. Kendisinde olmadığını ifade etti. Başka bir mail ifade ediliyor. Biz de böyle bir mail geldi mi diye araştırdığımızda; biri 25 Şubat’ta birisi de 2 Mart tarihinde kurumsal bilgi kutumuza spam mail düşmüş. Bu yüzden fark edememişiz. İşin asıl hazin yanı; o mailde iddia edilen bir başka parti genel başkanıyla ilgili. Yani bizim Genel Başkanımızla ilgili bir durum söz konusu değil. Kendisine de bu durum iletildiğinde üzgün olduğunu ve telafi edeceğini aktardığını ifade edeyim. Biraz önce kumpaslardan ve bize yönelik saldırılardan bahsettim. Başında gazeteci sıfatı olan insanlar, bu iddialarda bulunurken, bunu neden sorgulamadan – araştırmadan duyuruyorlar. İYİ Parti ve Akşener düşmanlığını bir tarafa bırakın, gazetecilik etiğine yakışmayan bir durumdur bu.”

Atatürk ve Cumhuriyetten Yana Taraf Haber Merkezi