MEB’in kırk ambar ürünü – Yusuf İpekli Yazdı

Ağlayan sözcükler MEB’in de katkısıyla kemikleri çatır çatır kırmaya devam ediyor.
Çünkü MEB’in ürettiği ürün KIRK AMBAR. Kırk ambar içinde çavdar, yulaf, ot tohumu, arpa, biraz kunduru, biraz bedusta gibi farklı tahıl türleri bulunan karışık buğday demektir. Satarken değersizdir. Unundan kaliteli ekmek yapılamaz. Ancak hayvan yemi olarak değerlendirilir.
Nedeni kalitesiz tohum, atılmayan ilaç, iyi sürülmeyen tarla, biçerdöverin getirdiği yabani bitkilerdir.
O zaman küçük dokunuşlarla kırk ambarın kapısını açalım.
Annenin zoru
İkinci sınıf öğrencisine soruyorlar: “Okula nasıl gidiyorsun?”
Seçenekler, a) Yürüyerek b) Otobüsle c) Servisle d) Arabamızla
Çocuk hepsini çizerek cevap veriyor: “Annemin zoruyla.”
Gel de ağlayan sözcüklerin kemikleri kırılmıyor de diyebilirsen.
65 yenlik yolsuzluk
Japonya’da bir öğretmen okul koridorlarına konan bir kahve otomatına 60 Yen atmış ancak 125 Yenlik kahve almıştı.
Bir öğrenci bunu gördü ve okul müdürüne haber verdi.
Öğretmen okul müdürü ve öğrencilerin önünde yere kapanarak özür diledi.
Ancak “hırsızlığın büyüğü küçüğü olmaz” diyen Japonlar öğretmeni affetmedi.
Ve öğretmenin okuldaki görevine son verildi.
Ortada sadece 65 Yenlik bir sahtekarlık vardı.
Eğitime misyon yükleyen beyler gördünüz mü Japonlar eğitimin güldürdüğü sözcüklerle dürüstlüğün kemiklerini çatır çatır kırılmaktan nasıl kurtarmışlar.
Atana(maya)n öğretmenler
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Sokakta gördüğümüz her 100 insanın 71’i atanamayan öğretmen.” demiş.
Doğru da atanamayan bu öğretmenler ne zaman mezun olmuş? Bunları atanamayacağını bile bile üniversiteye doldurup mezun edenler kimler? Liseleri üniversiteye çevirip diplomalı işsiz yaratan hükümet hangi hükümet?
Haklısınız, muhalefette olan iktidar, iktidarda olan iktidarı suçluyor.
Çok söze gerek yok aslında biliyor musunuz? Çünkü bir yanda 65 yen’lik yolsuzluk yaptığı için görevden alınan ötekilerin öğretmeni, bakanı, bakanlığı; diğer yanda okulu çocuğa sevdiremeyen bizim öğretmen, bakan, bakanlık…
MEB’in ürettiği kırk ambar ürün üreticiyi de tüketiciyi de ağlattı, ağlatıyor.
MEB çocuğu, anneyi, okulu; ahlâkı, dürüstlüğü, sevgiyi; atanamayan öğretmeni, cumhuriyet değerlerine bağlı öğretmeni, ücretli öğretmeni, emekli öğretmeni, özel okul öğretmenini, rehabilitasyon merkezi öğretmenlerini ağlattı, ağlatıyor.
MEB, dini değerlerin içini boşalttı. Samimice inananların duygularını öldürdü. Hoşgörü, barış, iyilik gibi tertemiz sözcükleri kırk ambarın içine attı.
Şimdi soruyorum: “Kırk ambar gün gibi ortada iken ağlayan sözcüklerin kemikleri kırılmasında nöğörsün Allah aşkına…”








