Mitoz Bölünme – Nafiz Şahin Yazdı

1994 İstanbul yerel seçimlerinde SHP % 20,3, DSP % 12,38, CHP % 1,4 oy aldı.
Yani sosyal demokrat görünümlü partilerin oyları % 33,45…
Şu an CHP’de bulunan İlhan Kesici de o dönem ANAP adayıydı.
O da % 22,14 oy aldı.
Ama o seçimi % 25,19 ile Refah Partisi adayı Recep Tayyip Erdoğan kazandı.
Benzeri durum Ankara’da da yaşandı.
Bölünmeler olmasaydı, muhtemelen bugün Erdoğan’ı kimse tanımayacaktı.
Melih ise bir dönem Keçiören Belediye Başkanı olduktan sonra ‘’Ben Başkankene’’ başlığıyla anılarını yazacaktı.
Sol, bölünerek çoğalan organizmalar gibidir.
Bu mitoz bölünme özelliğini bilenler, CHP’de bölünmeyi yol açabilecek hareket başlattılar.
Elden, ayaktan düşmüş; halkta karşılığı olmayan insanları paraşütsüz olarak CHP’nin başına bıraktılar.
Zaten himmete muhtaç o insanlar, irtifa değişikliğinden oluşan travmayı ve yaşadıkları şoku atlatamıyorlar.
Her gün, bir önceki günden daha çok saçmalayabiliyorlar.
‘’Yaşlı partiye, yaşlı başkan yakışır ‘’ ilkesiyle butlanzade Kemal Efendi’yi tercih ettiler.
Yaşı yaşına uygun…
Onu, CHP’nin başına getirenler, şimdilik amaca ulaşmış gibi görünüyorlar.
‘’Şimdilik’’ dedim.
Çünkü bölünmeye teşne solu bölerek aradan sıyrılacağını düşünenler, bu kez hata yaptılar.
Öncelikle, girdiği her seçimi kaybeden butlanzade Kemal’in ‘’Bu kadar da olmaz’’ dedirtecek kadar üstün yetenekleri olduğunu fark edemediler.
Tecrübesi arttığı için artık seçime girmeden bile seçim kaybedebiliyor.
Onu koltuğa atanlar, bu kadar tepki alacağını hesap edemediler.
Yanlış hesaplarıyla, altı ok görünce şeytan görmüş gibi olanların da oy verebilecekleri bir parti doğmasına yol açtılar.
Butlanzade Kemal’in üstün yetenekleri onu tercih edenlere de bulaştı; tavanı alçaltmaya çalışırken cam tavanı parçaladılar.
Yeni kurulan partinin üzerinde % 35 gibi bir tavan kalmadı.
Çok uzun yıllardır CHP, orta şeritte güvenli bir şekilde gidiyor, herkes sollayıp geçiyordu.
Özgür Özel, direksiyona geçti, sürat arttırdı.
CHP, bir asırlık parti…
Vurmak isteyene o kadar malzeme var ki…
Yalan, yanlış… Herkesin söyleyebileceği bir şey var.
1942 yılındaki savaş ortamında ekmeğin karneye bağlanmasından girip, ‘’Camilerimizi ahır yaptılar’’dan çıkabiliyorlar.
Bir de en son 70’lerin başında Ecevit tarafından güncellenen CHP’nin kendisini güncelleyememesi eklenince…
Atatürk’ün kurduğu parti olmakla övünüyorlar ama Atatürk yaşasaydı; 6 ok kalır mıydı?
Belki 5 ok, belki 7 ok olabilirdi.
Çağa ayak uydurabilecek ilkelerle güncellenebilirdi.
Yapmadılar, yapamadılar.
Ve CHP, tavana zıplayamayan güdük bir parti olarak kaldı.
% 35 düzeyindeki tavana yaklaşamadılar bile…
% 26 bulunca öpüp, başlarına koydular.
Mitoz bölünmeyi başlatanlar, işte o aşamada hatalarını anladılar.
CHP’den ayrılıp yeni parti kuranlar, ‘’Ekmeği karneye bağladılar’’ türü tarihsel yüklerden arındılar.
Yeni Parti halka güven veren bir liderle iktidara yürüyor.
Özgür Özel, tavanı kırıp 1. Parti olunca, korku dağları sardı.
CHP’ye vurabilenler, bu partiye nereden vurabileceklerini keşfedemediler.
Yapabilecekleri sınırlı kaldı. Tehditlerle engelleyebileceklerini sandılar.
Tehditler de işe yaramayınca, iktidarı kaybetme korkusuyla tehditleri uygulamaya dökebilirler.
Bugünlerde çok fazla söylendiği gibi YENİ Parti’yi kapatabilirler, Genel Başkan’ını, kurucularını bir bahaneyle tutuklayabilirler…
Ne yaparlarsa yapsınlar, ok yaydan çıktı.
Özgür Özel ve kurucular içeri atılsa bile yaydan çıkan ok hedefe ulaşır.
O durumda Özgür Özel, kimi aday gösterse o kazanır.
Bazıları, butlanzade Kemal Efendi’den sonra tekrar partiye dönüleceğini söylüyorlar.
Aman ha!
O defter kapanmalı; CHP, siyaset müzesinde nadide bir yere kaldırılmalıdır.
‘’Suça bulaşmamış terörist’’ kavramını kim bulduysa yılın mizah ödülünü almalı…
Deniz görmemiş denizci, topa dokunmamış futbolcu, araba kullanmamış taksici gibi örneklerle bu kavram daha da zenginleştirilebilir.








